Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesine yönelik doğrudan bir saldırı halinde sahip oldukları bütün silahların kullanılmasının gündeme geleceğini belirtti.
Uluslararası Valday Tartışma Kulübünde konuşan Putin, hiçbir ülkeyi tehdit etmediklerini ancak saldırıya uğramaları halinde karşılık vereceklerini belirtti. Ukrayna’nın petrol rafinerilerine yönelik saldırılarına ekonomik açıdan önemli tesisleri hedef alarak yanıt verdiklerini de açıkladı.
Putin, başkent Moskova’da düzenlenen Uluslararası Valday Tartışma Kulübünün yıllık toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
KALİNİNGRAD İÇİN NET MESAJ
Rusya Dışişleri Bakanlığının Kaliningrad’a ilişkin açıklamasını ve bazı ülkelere gönderdiği mektuplardaki ifadeleri desteklediğini belirten Putin, “Rusya’ya Kaliningrad dahil doğrudan saldırı söz konusu olursa, ülkemizin sahip olduğu tüm silahların kullanılması meselesi kaçınılmaz olarak ve derhal gündeme gelecektir” dedi.
“HİÇBİR ÜLKEYİ TEHDİT ETMEDİK”
Kimseyi korkutmadıklarını ve herhangi bir ülkeye saldırmayı planlamadıklarını savunan Putin, bir saldırıyla karşılaşmaları durumunda yanıt vermek zorunda kalacaklarını söyledi.
Avrupa halklarının Moskova’nın tutumuyla kendi ülkelerindeki bazı siyasi yöneticilerin söylemlerini ayırt etmesi gerektiğini ifade eden Putin, Rusya’nın elindeki silahların başka hiçbir ülkede bulunmadığını ileri sürdü.
ENERJİ TESİSLERİNE MİSİLLEME
Ukrayna’nın Rus petrol rafinerilerine saldırarak ülke ekonomisine zarar vermeyi amaçladığını belirten Putin, Kiev yönetiminin hedeflerine kısmen ulaştığını dile getirdi.
Rusya’nın da aynı şekilde karşılık verdiğini söyleyen Putin, Ukrayna ekonomisi açısından önem taşıyan tesislere saldırmaya başladıklarını kaydetti.
YAPTIRIMLARA TEPKİ GÖSTERDİ
Rus petrolü, petrol ürünleri ve sigortacılık sektörüne uygulanan yaptırımları eleştiren Putin, kısıtlamalar sürerken Moskova’dan ekonomik açıdan hassas tesislere yönelik saldırıları durdurmasının beklenmesini mantıksız bulduğunu ifade etti.
Putin, bu konuların karşılıklı çıkarlar temelinde görüşülebileceğini belirterek dünyanın bütün bölgelerinde seyrüsefer serbestliğinin ve uluslararası deniz hukuku kurallarının korunmasından yana olduklarını söyledi.