Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) yayımlanan Politis gazetesi, Türkiye'nin askeri, ekonomik ve diplomatik gücüne dikkat çekerek Rum yönetiminin politikalarını eleştirdi. Gazetede yayımlanan köşe yazısında, "80 milyonluk Türkiye'ye hiçbir çözüm dayatılamaz" ifadeleri kullanıldı.
GKRY basınında Türkiye'nin bölgesel gücüne ve Kıbrıs meselesindeki konumuna ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler yayımlandı. Politis gazetesinde Panayiotis K. Mavros imzasıyla yayımlanan "Yarım Asırlık Gerileme" başlıklı köşe yazısında, Türkiye'nin askeri kapasitesi ve uluslararası ilişkileri ele alınırken Rum yönetiminin silahlanma politikası eleştirildi.
"80 milyonluk Türkiye'ye hiçbir çözüm dayatılamaz"
Türkiye'nin askeri gücüne ilişkin bir araştırmadan etkilendiğini belirten Mavros, Rum liderliğinin Türkiye karşısında izlediği politikaların gerçekçi olmadığını savundu.
Türkiye'nin ekonomik büyüklüğüne ve uluslararası ilişkilerine de dikkat çeken Mavros, "80 milyonluk Türkiye'ye hiçbir çözüm dayatılamaz" değerlendirmesinde bulundu.
Avrupa ülkelerinin Türkiye'nin büyük pazarından pay almak istediğini belirten Rum yazar, bu ekonomik gerçekliğin Kıbrıs meselesinde göz ardı edilemeyeceğini ifade etti.
KKTC'nin Türk Devletleri Teşkilatı'ndaki statüsüne dikkat çekti
Mavros, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Türk Devletleri Teşkilatı'ndaki gözlemci statüsünü de değerlendirdi.
Bu gelişmenin KKTC'nin uluslararası tanınmasına yönelik sürecin habercisi olduğunu ileri süren Mavros, Rum yönetiminin Türkiye ile Türk devletleri arasındaki ilişkilerin önemini yeterince değerlendiremediğini savundu.
Rum yazara göre, söz konusu gelişmeler Kıbrıs meselesindeki diplomatik dengeler açısından dikkate alınması gereken unsurlar arasında yer alıyor.
Rum yönetiminin silahlanma politikası eleştirildi
GKRY lideri Nikos Hristodulidis'in Kıbrıs'ı askerileştirme yönündeki politikalarını eleştiren Mavros, Türkiye'nin askeri kapasitesi karşısında bu yaklaşımın ciddi riskler taşıdığını öne sürdü. Kıbrıs'ın askerileştirilmesinin yeni bir Dağlık Karabağ senaryosuna yol açabileceği uyarısında bulundu.
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki sondaj faaliyetlerine de değinen Mavros, Türk sondaj gemilerinin Rum yönetiminin kendi münhasır ekonomik bölgesi olarak nitelendirdiği alanlarda faaliyet gösterebildiğini, Rum tarafının ise buna karşı etkili bir politika geliştiremediğini savundu.
"İki devletli çözüm kalıcılaşabilir" uyarısı
Maraş ve Mağusa konularındaki gelişmeleri de değerlendiren Mavros, Rum liderliğinin geçmişteki çözüm fırsatlarını değerlendiremediğini ileri sürdü.
Rum tarafının 2004 yılında Annan Planı'nı reddetmesine işaret eden Mavros, mevcut siyasi yaklaşımın sürmesi halinde iki devletli çözümün kalıcılaşabileceği değerlendirmesinde bulundu.