ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamalarda İran, Hürmüz Boğazı, İsrail ve Gazze gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Trump, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda Umman’ın ABD’nin önünde engel olması halinde sert karşılık vereceklerini söyledi.
“YOLUMUZA ÇIKARSA AĞIR ŞEKİLDE BOMBARLARIZ”
Trump, bir Amerikan haber kanalına verdiği röportajda, İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı’nın denetimi ve yeniden açılması konusunda yürütülen görüşmelere değindi.
Umman yönetimine yönelik sert ifadeler kullanan Trump, “Eğer Umman yolumuza çıkarsa, onları ağır şekilde bombalarız” dedi.
Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına ilişkin gelişmelerin yakından takip edildiğini belirten Trump’ın açıklamaları, bölgedeki gerilimin sürdüğü bir dönemde dikkat çekti.
“İRAN BEYAZ BAYRAĞI ÇEKMELİ”
İran’ın mevcut durumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Trump, Tahran yönetiminin teslimiyet anlamına gelen “beyaz bayrağı” çekmesi gerektiğini söyledi.
Herhangi bir zaman baskısı altında olmadığını belirten Trump, “Bir zaman takvimim yok, acelem de yok. Ara seçimlerin benim düşüncelerimle bir ilgisi bulunmuyor” ifadelerini kullandı.
İRAN İLE ARKA KAPI DİPLOMASİSİ
Trump ayrıca İran Devrim Muhafızları Ordusu yetkilileriyle doğrudan bir arka kapı diplomasisi kanalı kurulduğunu doğruladı.
İran yönetiminin müzakere sürecindeki tutumunu değerlendiren Trump, “İyi iskambil oynuyorlar ama tükeniyorlar” dedi.
İSRAİL SEÇİMLERİNE İLİŞKİN MESAJ
İsrail’de yaklaşan seçimlere de değinen Trump, herhangi bir adayı destekleyip desteklemeyeceğine ilişkin soruya, “İsrail seçimlerinin dışında kalmamın en doğrusu olduğunu düşünüyorum ama birini destekleyebilirim de” yanıtını verdi.
GAZZE İÇİN “İSRAİL SALDIRMAMALI” MESAJI
Trump, Hamas’ın silah bırakması konusunda olumlu ilerleme kaydedildiğini de öne sürdü.
İsrail’in bu süreçte Gazze’ye saldırmaması gerektiğini savunan Trump, “Hamas ile kendi ilişkimiz var. Silahlarını bırakıyorlar” ifadelerini kullandı.
Trump’ın açıklamaları, İran-İsrail gerilimi, Hürmüz Boğazı’nın geleceği ve Gazze’deki gelişmelerin ABD yönetiminin gündemindeki ağırlığını koruduğunu ortaya koydu.