Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği konutunda, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü dolayısıyla resepsiyon düzenlendi. Türkiye’nin ABD Büyükelçisi Sedat Önal ve Washington Büyükelçiliği Askeri Ataşesi Tuğgeneral Alpaslan Güldal’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen resepsiyona yoğun katılım oldu.
Programa ABD Savunma Bakanlığı yetkililerinin yanı sıra Washington’da görev yapan çok sayıda ülkenin askeri ataşesi ile Türk ve Amerikan toplumunun önde gelen isimleri katıldı.
Resepsiyonda 30 Ağustos Zaferi’nin Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden süreçteki tarihi önemi, Türkiye’nin bölgesel ve küresel güvenlikteki rolü ile Türkiye-ABD ilişkileri ele alındı.

Önal: "Bugün sadece Türkiye için değil, dünya tarihi için de büyük önem taşıyor"
Davetlilere teşekkür ederek konuşmasına başlayan Büyükelçi Sedat Önal, 30 Ağustos Zaferi’nin Türk milletinin tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.
Önal, "Bugün sadece Türkiye için değil, bence dünya tarihi için de büyük önem taşıyor. Çünkü bu zafer sırasında sergilenen cesaret, sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına giden yolu açması açısından önemli olmakla kalmadı, aynı zamanda tüm ulusun sayısız fedakarlığını içermesi nedeniyle Türk milletinin kimliğine de işledi." dedi.
Zaferin Türk Silahlı Kuvvetleri’nin cesareti ve Türk milletinin fedakarlıklarıyla kazanıldığını ifade eden Önal, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinin de bağımsızlık mücadelesinde belirleyici olduğunu vurguladı.
Önal, Atatürk ve silah arkadaşlarını saygıyla andıklarını belirterek, 30 Ağustos Zaferi'nin Türkiye'nin kuruluş sürecindeki önemine dikkat çekti.
"Zaferin ruhu kimliğimizin ayrılmaz parçası"
30 Ağustos Zaferi’nin Türkiye için kalıcı bir ilham kaynağı olduğunu ifade eden Önal, zaferin ruhunun Türk milletinin kimliğinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini söyledi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılına girdiğini belirten Önal, "Türkiye artık ikinci yüzyılına girmiştir ve umutluyuz. Çünkü artık daha özgüvenliyiz ve bölgesel, hatta küresel barış, güvenlik ve refah konularında güç gösterme kapasitesine sahip olduğumuza inanıyoruz." ifadelerini kullandı.
Türkiye-ABD ilişkilerine vurgu
Türkiye’nin bu yaklaşımını NATO müttefiki ABD ile ilişkilerine de yansıttığını belirten Önal, iki ülke ilişkilerinin hem ikili hem de çok taraflı düzeyde olumlu bir seyir izlediğini söyledi.
Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi'ne de değinen Önal, zirvenin başarılı geçmesinde ABD Başkanı Donald Trump’ın katılımının önemli unsurlardan biri olduğunu ifade etti.
Önal, zorlu ve çalkantılı dönemlerden geçilen bölgesel ve uluslararası ortamda NATO üyeleri arasındaki birlik ve uyumun önemini vurguladı.

Önal’dan "bölgesel sahiplenme" mesajı
Türkiye’nin bölgesel sorunların çözümünde proaktif bir rol üstlendiğini belirten Önal, bölge ülkelerinin kendi sorunlarının çözümünde daha fazla sorumluluk alması gerektiğini dile getirdi.
Önal, Türkiye’nin bölgesel ortaklarıyla işbirliğini "bölgesel sahiplenme" ilkesi doğrultusunda artırdığını belirterek, bu yaklaşımın kimseye karşı olmadığını, kapsayıcı bir anlayışla bölgesel ve küresel barış, güvenlik ve refaha katkı sağlamayı amaçladığını söyledi.
"G20, ABD ile işbirliği için yeni fırsatlar sunacak"
ABD’nin G20 dönem başkanlığına da değinen Önal, önümüzdeki süreçte Türkiye ile ABD arasında üst düzey temasların artacağını kaydetti.
Önal, bakanlar düzeyinde ziyaretlerin gerçekleştirileceğini ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yıl sonunda G20 Zirvesi'ne katılacağını belirterek, iki ülke arasında işbirliği için yeni fırsatlar oluşacağını ifade etti.
Güldal: "Milletimiz bağımsızlığı kazanma kararlılığını hiçbir zaman yitirmedi"
Washington Büyükelçiliği Askeri Ataşesi Tuğgeneral Alpaslan Güldal da konuşmasında Türk Kurtuluş Savaşı'nın tarihi sürecine ve 30 Ağustos Zaferi’nin önemine değindi.
Güldal, Türk milletinin Kurtuluş Savaşı sırasında gösterdiği cesaret, kararlılık ve fedakarlığı gururla andıklarını belirtti.
19 Mayıs 1919’da başlayan mücadelenin Kuva-yı Milliye ile devam ettiğini ve Sakarya Savaşı’nın önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Güldal, 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da kazanılan Büyük Taarruz’un Türk milletinin bağımsızlığını ve egemenliğini koruma kararlılığını ortaya koyduğunu söyledi.

"Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır"
Güldal, Mustafa Kemal Atatürk’ün Sakarya Savaşı sırasında verdiği "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır." emrine de değindi.
Büyük Taarruz'un ardından Atatürk’ün "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!" emrini verdiğini hatırlatan Güldal, Türk ordusunun ilerleyerek 9 Eylül’de İzmir’e ulaştığını ve Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlandığını kaydetti.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin uluslararası görevleri
30 Ağustos’un aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri Günü olarak kutlandığını hatırlatan Güldal, Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin NATO, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği çatısı altında çeşitli görevlerde bulunduğunu belirtti.
Güldal, Türk askerlerinin Katar, Libya, Somali, Azerbaycan ve Arnavutluk’taki ikili ortaklıklar kapsamında da görev yaptığını ifade etti.
Türkiye ile ABD ordularının uzun yıllardır NATO müttefiki olarak birlikte çalıştığını belirten Güldal, iki ülkenin küresel güvenliğe önemli katkılar sunduğunu söyledi.
Güldal, konuşmasını Atatürk, silah arkadaşları, şehitler ve gazileri saygı ve minnetle anarak tamamladı.
Resepsiyon, Milli Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanan kısa videonun davetlilere gösterilmesinin ardından sona erdi.