Türkgün | Dünya | Zaman ölçümünde yeni dönem: Artık saniye uygulaması sona eriyor

Zaman ölçümünde yeni dönem: Artık saniye uygulaması sona eriyor

Dünya’nın dönüşü ile atom saatleri arasındaki farkı dengelemek için kullanılan “artık saniye” uygulamasında değişikliğe gidiliyor. Yeni düzenlemeyle iki zaman ölçümü arasındaki farkın 3 bin 600 saniyeye, yani bir saate kadar çıkmasına izin verilmesi planlanıyor.

Dünya’nın dönüşü ile atom saatleri arasındaki farkı dengelemek için kullanılan “artık saniye” uygulamasında değişikliğe gidiliyor. Yeni düzenlemeyle iki zaman ölçümü arasındaki farkın 3 bin 600 saniyeye, yani bir saate kadar çıkmasına izin verilmesi planlanıyor.

Haberlerimizi Google'da Takip Edin
Son dakika gelişmelerinden anında haberdar olun.
Google'da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
MUHABİR: Eylül Şahin

Günlük hayatta kullanılan saatler, uluslararası zaman standardı olarak kabul edilen Eşgüdümlü Evrensel Zaman’a (UTC) göre ayarlanıyor. Dünyanın farklı noktalarındaki atom saatlerinden elde edilen verilerle oluşturulan bu sistem, son derece hassas bir zaman ölçümü sağlıyor.

Ancak Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki dönüşü sabit bir hızda gerçekleşmiyor. Ay’ın kütle çekimi, gezegenin iç katmanlarındaki hareketler ile su ve buz kütlelerinde yaşanan değişimler, Dünya’nın dönüş hızını etkileyebiliyor. Bu durum, atom saatlerine dayalı zaman ile Dünya’nın dönüşünü esas alan astronomik zaman arasında fark oluşmasına neden oluyor.

Söz konusu farkı dengelemek amacıyla 1972’den itibaren ihtiyaç duyulan dönemlerde saatlere bir saniye eklenmesi uygulandı. Bugüne kadar toplam 27 artık saniye eklendi. Son düzeltme ise 31 Aralık 2016’da yapıldı.

Artık saniye teknoloji sistemlerinde sorunlara yol açabiliyor

Artık saniye uygulaması, özellikle zamanın kesintisiz ve hassas biçimde senkronize edilmesini gerektiren dijital sistemlerde teknik sorunlara neden olabiliyor. Bilgisayar sunucuları, telekomünikasyon ağları, enerji altyapısı ve finansal işlem sistemleri bu değişiklikten etkilenebilen alanlar arasında bulunuyor.

2012’de uygulanan artık saniye, Reddit ve LinkedIn gibi internet platformlarında aksamalara yol açtı. Avustralya merkezli Qantas hava yolu şirketinin rezervasyon sistemi de yaşanan teknik sorunlardan etkilendi.

2016’daki son uygulamanın ardından ise bulut bilişim şirketi Cloudflare’ın bazı müşterileri kısa süreli kesinti ve gecikmeler yaşadı.

Bu örnekler, saatlere önceden belirlenemeyen aralıklarla bir saniye eklenmesinin yazılımlarda ve bilgisayar sistemlerinde beklenmedik hatalara yol açabileceğini gösterdi. Bu nedenle teknoloji şirketleri, zaman senkronizasyonunu daha öngörülebilir hale getirecek bir sistemin uygulanmasını destekliyor.

Yeni sistemde fark bir saate kadar açılabilecek

Uluslararası Ağırlıklar ve Ölçüler Bürosu (BIPM) bünyesinde ele alınan düzenleme, atom saatleriyle Dünya’nın dönüşü arasındaki farkın daha geniş bir sınıra kadar çıkmasına olanak tanıyor.

Haberde aktarılan bilgilere göre, 15 Ekim 2026’da Fransa’da gerçekleştirilen toplantıda artık saniye yerine “artık saat” yaklaşımını öngören karar kabul edildi.

Yeni yaklaşım kapsamında, atom saatlerine dayalı zaman ile astronomik zaman arasındaki farkın 3 bin 600 saniyeye, başka bir ifadeyle bir saate ulaşmasına izin verilmesi öngörülüyor. Böylece belirli aralıklarla saatlere bir saniye eklenmesi ihtiyacının ortadan kaldırılması hedefleniyor.

Bu farkın oluşmasının binlerce yıl sürebileceği belirtilirken, değişikliğin günlük yaşamda kullanılan saatlerde insanlar tarafından doğrudan hissedilmesi beklenmiyor.

Değişiklik günlük yaşamdan çok teknolojiyi etkileyecek

Artık saniye uygulamasının sona ermesi, günlük saat kullanımında belirgin bir değişiklik yaratmayacak. Düzenlemenin asıl etkisinin, saniyenin hassas biçimde takip edilmesine ihtiyaç duyan dijital altyapılarda görülmesi bekleniyor.

Bununla birlikte bazı bilim insanları, yeni sistemin teknik uyarlamalar gerektirebileceğine dikkat çekiyor. Dünya’nın dönüşüyle zaman arasındaki ilişkinin korunmasının bilimsel açıdan önem taşıdığını savunan uzmanlar, zaman ölçümünde yapılacak değişikliklerin uzun vadeli sonuçlarının da değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...