Uluslararası Finans Enstitüsü, Küresel Borç Monitörü raporunun Avrupa'ya ilişkin sonuçlarını yayımladı. Rapora göre, Avrupa'daki 32 ülkenin toplam borcu yılın ilk altı ayında 95 trilyon doları aşarak şimdiye kadarki en yüksek seviyesine ulaştı.
Avrupa'nın toplam borcunun gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı yaklaşık yüzde 325 olarak hesaplandı. Buna karşın bu oran, Avro Bölgesi'nde borç krizinin başladığı dönemdeki seviyenin 45 puandan fazla altında kaldı.
Avrupa'nın en borçlu ülkesi Fransa
Ülkelerin toplam borç stokları incelendiğinde Fransa, 15,5 trilyon dolarla ilk sırada yer aldı. Fransa'yı 14,7 trilyon dolarla İngiltere, 13,5 trilyon dolarla Almanya ve 7,2 trilyon dolarla İtalya takip etti.
Borçların sektörlere göre dağılımında ise finansal kuruluşlar 30,4 trilyon dolarla en büyük paya sahip oldu. Finansal olmayan şirketlerin borçları 26,4 trilyon dolar, kamu borçları 22,5 trilyon dolar, hanehalklarının borçları ise 15,7 trilyon dolar olarak kaydedildi.
Fransa'da borçlanma maliyetleri yükseliyor
Raporda, Avrupa Birliği ülkeleri arasında borçlanma maliyetlerindeki artışın en belirgin olduğu ülkenin Fransa olduğu bildirildi. Ülkenin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 100 baz puanın üzerine çıkarak 2012 sonlarından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. İtalya'nın CDS primi ise yaklaşık 75 baz puan düzeyinde gerçekleşti.
Siyasi belirsizlikler borç yönetimini zorlaştırıyor
IIF raporunda, Avrupa ülkelerinin devam eden bütçe açıkları, yükselen borçlanma maliyetleri ve azalan mali hareket alanı nedeniyle borç seviyelerini istikrara kavuşturmakta daha fazla güçlük yaşadığına işaret edildi.
Bütçe açıklarının finansmanında uluslararası yatırımcılara duyulan yüksek bağımlılığın, Avrupa hükümetlerini küresel risk algısındaki değişimlere ve sermaye hareketlerindeki dalgalanmalara karşı daha kırılgan hale getirdiği vurgulandı.
Siyasi çıkmazların finansal piyasalardaki baskıyı yeniden artırabileceği uyarısının yapıldığı raporda, borç kaynaklı endişelerin giderek Avrupa'nın en büyük ekonomilerinde yoğunlaştığı ve bu durumun finansal risklerin diğer ülkelere yayılma ihtimalini yükselttiği belirtildi.