Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Genç Diplomasi Derneği (GDD) tarafından “Krizler Çağında İnsani Diplomasi” temasıyla düzenlenen Bosphorus Diplomasi Forumu 2026’nın (BDF'26) “Küresel Sistemin Kırılma Noktası: Enerji Diplomasisi” başlıklı panelinde konuştu.
Dünyada enerji talebinin hızla arttığını belirten Bayraktar, gelişmekte olan ülkelerin enerji ihtiyacının da yükseldiğini ifade etti.
Bayraktar, “Dünyada enerji talebi çok hızlı şekilde artmaya devam ediyor ve enerjisiz bir hayat mümkün değil. Ülkemiz için de öyle.” dedi.
Artan enerji talebinin dış kaynaklar yerine Türkiye’nin kendi kaynaklarıyla karşılanmasının ekonomik açıdan önemli katkı sağlayacağını vurgulayan Bayraktar, yerli kaynakların kullanımının stratejik ve jeopolitik açıdan da önem taşıdığını belirtti.
TÜRKİYE 2022’DE ENERJİ İTHALATINA 100 MİLYAR DOLAR ÖDEDİ
Türkiye’nin 2022 yılında enerji ithalatı için yaklaşık 100 milyar dolar ödediğini hatırlatan Bayraktar, bu paranın ülke içinde kalmasının ekonomiye önemli katkı sağlayacağını söyledi.
Bayraktar, enerjide kendi kendine yeten bir ülke olmanın özellikle jeopolitik açıdan önemine dikkati çekerek İran’da başlayan savaşın enerji akışları üzerindeki etkilerini anlattı.
Hürmüz Boğazı’ndan petrol ve LNG tankerlerinin geçişinin etkilenmesiyle bu güzergah üzerinden petrol tedarik eden ülkelerin ciddi zorluklarla karşılaşmaya başladığını belirten Bayraktar, Türkiye’nin ise bu dönemde petrol ihtiyacının yüzde 10’unu Hürmüz üzerinden tedarik ettiğini söyledi.
Bayraktar, bu oranın düşük olması nedeniyle Türkiye’nin şu anda herhangi bir sıkıntı yaşamadığını ancak Hürmüz üzerinden yapılan tedarikin daha yüksek oranlarda olması halinde Türkiye’nin de sorunlarla karşılaşabileceğini ifade etti.
“ENERJİDE DIŞA BAĞIMLILIĞI BİTİRMEK İSTİYORUZ”
Enerji tedarikinde sorun yaşayan ülkelerin tüketimlerini azaltmaya başladığını belirten Bayraktar, enerjinin yerli ve yenilenebilir kaynaklardan karşılanmasının ülkeler açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Bayraktar, “Kendi kaynaklarınızla enerjinizi sağlamak, yerli, yenilenebilir kaynaklarla bunları sağlamak ülkeler için hem stratejik açıdan, jeopolitik açıdan ve de ekonomik açıdan çok büyük katkıları olan bir durum.” diye konuştu.
Türkiye’nin temel hedefinin enerjide dışa bağımlılığı bitirmek olduğunu vurgulayan Bayraktar, bu hedefin gerçekleşmesi halinde Türkiye ekonomisinin ve siyasi gücünün daha da güçleneceğini belirtti.
“Bunu başardığı anda Türkiye ekonomisi çok daha güçlü ve siyasi açıdan da çok daha güçlü bir ülke haline gelecek.”
ARTAN ELEKTRİK TALEBİNE KARŞI ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR
Bayraktar, enerjide dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla birçok alanda çalışmalar yürüttüklerini ve 2035 hedefleri doğrultusunda çalışmaların hız kazandığını söyledi.
Petrol arama ve üretiminin yanı sıra enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji alanlarında da çalışmaların sürdüğünü belirten Bayraktar, elektrik üretiminin yanı sıra enerji tüketiminde de dönüşüm yaşandığını ifade etti.
Enerji bağımlılığı azaldıkça petrol ve doğal gaz kaynaklı cari açığın da azaltılabileceğini belirten Bayraktar, sonraki hedefin bu açığı sıfıra indirmek olduğunu söyledi.
YAPAY ZEKA VE ELEKTRİKLİ ARAÇLAR ENERJİ TALEBİNİ ARTIRACAK
Küresel enerji talebinin artmaya devam edeceğini belirten Bayraktar, özellikle yapay zeka, veri merkezleri, robot teknolojileri ve elektrikli ulaşımın elektrik talebini artıracağını ifade etti.
Elektrikli araçların yaygınlaşmasının yanı sıra deniz suyunun arıtılması gibi su kıtlığıyla mücadele yöntemlerinin de elektrik ihtiyacını yükselteceğini belirten Bayraktar, Türkiye’nin artan talebi çevreyle uyumlu şekilde karşılamayı hedeflediğini söyledi.
Bu kapsamda Türkiye’nin yerli ve yenilenebilir kaynaklar, nükleer enerji ve enerji verimliliği odaklı stratejiler uygulayacağını kaydetti.

GABAR, SAKARYA GAZ SAHASI VE AKKUYU “OYUN DEĞİŞTİRİCİ”
Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji alanındaki önemli projelerine de değindi.
Gabar’ın yalnızca petrol üretimi açısından değil, bölgedeki gençlerin ve ailelerin hayatına dokunması bakımından da özel bir yere sahip olduğunu belirten Bayraktar, Sakarya Gaz Sahası’nın ise Türkiye’nin kendi gemileri, mühendisleri ve jeologlarıyla yürüttüğü çalışmaların sonucu olduğunu söyledi.
Bayraktar, Gabar, Sakarya Gaz Sahası ve Akkuyu’nun Türkiye açısından “oyun değiştirici” ve ülkenin kaderine etki edecek önemli projeler olduğunu vurguladı.
KARADENİZ'DE DOĞAL GAZ ÜRETİMİ İKİ KATINA ÇIKACAK
Karadeniz’deki doğal gaz üretimine ilişkin de bilgi veren Bayraktar, üretimin yıl sonunda iki katına çıkarılacağını söyledi.
Bayraktar, Osmangazi’nin birkaç hafta içinde Karadeniz’deki lokasyonuna gideceğini belirterek, bunun üretimin iki katına çıkarılmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
Üretimdeki artışla birlikte dışarıdan alınan ve zaman zaman yüksek maliyetli olan doğal gazın fiyatının düşürülmesinin mümkün olacağını belirtti.
“ENERJİ ALTYAPISI KRİTİK ANA HEDEF HALİNE GELDİ”
Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere de değinen Bayraktar, enerji altyapısının küresel krizlerde kritik hedef haline geldiğini söyledi.
Bayraktar, LNG tankerlerinin Türkiye’ye ulaşamayabileceği veya başka boru hatlarının zarar görebileceği ihtimaline dikkati çekti.
“Şimdi Hürmüz'de bir kriz var. LNG tankerleri bize gelmeyebilir. Başka boru hatlarına bir zarar gelebilir. Şu anda dünyada gördüğümüz şey şu, enerji altyapısı kritik ana hedef haline gelmiş.”
AKKUYU’DA İLK REAKTÖRDE ELEKTRİK ÜRETİMİ BAŞLAYACAK
Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ne de değinen Bayraktar, Türkiye’nin yaklaşık 70 yıllık nükleer enerji hedefinin gerçeğe dönüştüğünü söyledi.
İlk reaktörde elektrik üretimine önümüzdeki birkaç ay içinde başlanacağını belirten Bayraktar, Türkiye’nin nükleer enerji alanında yeni bir döneme gireceğini ifade etti.
“İnşallah ilk reaktörde elektrik üretmeye önümüzdeki birkaç ay içinde başlıyoruz. 70 yıllık bir rüya. Türkiye nükleer lige çıkıyor.”
TÜRKİYE KENDİ NÜKLEER TEKNOLOJİSİNİ GELİŞTİRMEK İSTİYOR
Bayraktar, küçük modüler reaktörlerin nükleer enerjinin ikinci çağı olduğunu belirtti.
Türkiye’yi nükleer enerjinin bu yeni döneminde kendi enerji teknolojisini kullanabilen ve kendi kaynağını üretebilen bir ülke haline getirmek istediklerini söyleyen Bayraktar, Türkiye’nin mühendislik gücünün bunu gerçekleştirmeye yeteceğini düşündüğünü ifade etti.
Bu alanda çok ciddi çalışmalar yürütüldüğünü belirten Bayraktar, eylül ayında TEKNOFEST kapsamında nükleer teknoloji yarışmasının üçüncüsünün düzenleneceğini de açıkladı.