Türkgün | Ekonomi | Pandemide dünya 115 oldu, Türkiye 130! Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: 2026 dönüm noktası olacak

Pandemide dünya 115 oldu, Türkiye 130! Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: 2026 dönüm noktası olacak

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, enflasyonda düşüş eğiliminin süreceğini belirterek genel istikametin daha düşük enflasyon ve daha istikrarlı bir finansal ortam olduğunu söyledi. 2026’nın finansmana erişim açısından daha olumlu bir yıl olacağını ifade eden Yılmaz, Türkiye ekonomisinin ilk kez 1,5 trilyon doları aşacağını ve kişi başına gelirin 18 bin dolara yaklaşacağını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, enflasyonda düşüş eğiliminin süreceğini belirterek genel istikametin daha düşük enflasyon ve daha istikrarlı bir finansal ortam olduğunu söyledi. 2026’nın finansmana erişim açısından daha olumlu bir yıl olacağını ifade eden Yılmaz, Türkiye ekonomisinin ilk kez 1,5 trilyon doları aşacağını ve kişi başına gelirin 18 bin dolara yaklaşacağını dile getirdi.

KAYNAK: AA

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ATO Congresium'daki Geleneksel MÜSİAD Ankara İftarı'nda yaptığı konuşmada, pandemi ve sonrasını kapsayan 2020-2024 döneminde dünya ekonomisinin 100 iken 115’e yükseldiğini, Türkiye ekonomisinin ise aynı dönemde 100’den 130’a çıktığını belirtti.

Bu süreçte finansal istikrarsızlıklar yaşandığını ve enflasyonun yükseldiğini ifade eden Yılmaz, "Enflasyon oranını aşağıya çekmek, makro finansal istikrarımızı güçlendirmek, öngörülebilirliğimizi artırmak şu andaki politikalarımızın temel önceliğini oluşturuyor." dedi.

Mayıs 2024’te yüzde 75,5’e kadar çıkan enflasyonun o tarihten bu yana yaklaşık 45 puan düştüğünü belirten Yılmaz, şöyle konuştu:

"Önümüzdeki dönem enflasyonda düşüşün devam ettiği bir dönem olacak. Aylık bazda geçici etkilerle, mevsimsel etkilerle bazı dalgalanmalar olabilir ama genel istikamet önemlidir. Genel istikametimiz daha düşük enflasyona doğrudur, daha istikrarlı bir finansal ortama doğrudur. Özel sektörümüz için de şunu rahatlıkla ifade edebiliriz, 2026 yılı finansa erişim açısından, finansal şartlar açısından daha olumlu bir yıl olacak. Biz bir taraftan genel makro istikrarı sağlayarak bu olumluluğu desteklemeye çalışıyoruz. Enflasyon ve faizlerde düşüş seyrine girmiş durumda Türkiye. Ama bir taraftan da bunu beklemeden, bu makro iyileşmeyi beklemeden selektif dediğimiz, seçici dediğimiz politikalarla da reel sektörümüzü destekliyoruz."

Türkiye ekonomisinin ilk defa 1,5 trilyon doları aşacağını vurgulayan Yılmaz, kişi başına gelirin 18 bin dolara yakın seviyelere ulaşmasının beklendiğini söyledi.

"Bu değerlerle Türkiye ekonomisi nominal dolar bazında dünyanın 16. büyük ekonomisi, satın alma gücüne göreyse 11. büyük ekonomisi olacak. Bu yolda da uluslararası konumumuzu güçlendirerek devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Para ve maliye politikalarını eşgüdümlü ve disiplinli şekilde uyguladıklarını dile getiren Yılmaz, arz yönlü politikalarda 5 başlığa öncelik verdiklerini söyledi.

Gıda ve Sulama Yatırımları

"Birincisi gıda. Gıdayı, gıda üretimini artırmak durumundayız. Sulama yatırımlarını hem ödeneğini çok artırdık hem de odakladık. Tarla içine özellikle. Baraj bitmiş, ana kanal bitmiş, son aşamaya gelmiş projeleri önceliklendirdik ve sulamalara çok daha büyük bir kaynak aktardık. İnşallah bunun etkilerini göreceğiz. Bir taraftan da Merkez Bankamızın bu YTAK dediğimiz yatırım taahhütlü avans kredilerinde gıdayı da ilk defa bu sene ilave etmiş olduk. Nitelikli gıda projelerini de bu programa ilave ettik. Gıdada özel sektörün daha büyük ölçekli, daha profesyonel yatırımlarını önümüzdeki dönem artırmak istiyoruz."

Konut Seferberliği

"İkinci arz yönlü önceliğimiz konut. Malum vatandaşımızın en fazla sıkıntı yaşadığı mesele ev fiyatları ve konut kiraları. Burada da tarihimizin en büyük sosyal konut seferberliğini başlatmış durumdayız. 500 bin sosyal konut. Eskisi gibi büyük ölçekli de düşünmüyoruz. 2 oda 1 salon. İsraf ekonomisi değil, tasarruf ekonomisi diyoruz. Enerjiyi iyi kullanan, depremlere dayanıklı, iç tasarımı da iyi yapılmış konutlar inşa ediyoruz. Her ilimizde yapacağız bunu. Bir taraftan da yerel yönetimlerimizle de bunu destekliyoruz. Özel sektörün de artık yeni demografik gerçeklerimize uygun, daha tasarruflu konut üretimini ön plana almasının çok faydalı olacağını da buradan ifade etmek istiyorum. Konut arzını artıracağız."

Enerjide Dönüşüm

"Üçüncü önceliğimiz enerji. Enerjide yenilenebilir başta olmak üzere dışa bağımlılığı azaltmak temel politikamız. Bu hem cari açığımızı düşürüp finansal istikrarımıza katkıda bulunacak bir gelişme hem de enflasyon açısından önemli. Daha ucuza da yerli enerji üretimini desteklememiz son derece kıymetli. Bu çerçevede sanayiyi de önceliklendiriyoruz. Özellikle yenilenebilir enerjinin tahsisatında sanayiyi öncelikli olarak görüyoruz. Öz tüketimi önceliklendiriyoruz. Nükleerden rüzgara, güneşe, arama çalışmalarının artırılıp kaynakların çoğaltılmasına varıncaya kadar... Geçen yıl bu konuda yapısal reform diyebileceğimiz bir paketi Meclisimizden geçirdik. Daha önce 4 yıla kadar uzayan bürokratik süreçleri aşağı yukarı 2 yıla indiren bir düzenleme çerçevesini yaptık. Onun ikincil düzenlemeleri şimdi tamamlanıyor. Böylece çok daha hızlı bir şekilde bu enerji konusunda mesafe almak istiyoruz."

Lojistik ve İnsan Kaynağı

Dördüncü başlığın lojistik olduğunu belirten Yılmaz, demiryollarını ve organize sanayi bölgelerini limanlara bağlayan iltisak hatlarını önceliklendirdiklerini ifade etti.

Beşinci başlık olan insan kaynağında ise eğitim sistemi ile iş gücü piyasasının ihtiyaçları arasındaki uyumun artırılacağını ve yeni iş modelleri üzerinde çalışıldığını söyledi.

“Asıl Olan İzlediğiniz Programdır”

Yılmaz, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Bir taraftan sağlıklı para ve maliye politikaları, diğer taraftan arz yönlü politikalar ve yapısal dönüşümlerle yolumuza devam edeceğiz. Bazı konularda bir ay gecikmeli olur, üç ay erken olur. Elbette bunları yaşayabiliriz. Asıl olan izlediğiniz programdır. Doğru bir program izliyorsanız, elinizde olmayan, kontrol edemediğiniz faktörler sizi bir miktar geciktirebilir veya olumlu bir sürprizse hızlandırıcı etki yapabilir ama asıl etkili olan sizin kendi programınızdır. Ortaya koyduğunuz hedeftir. Onu kararlı bir şekilde uygularsanız bir ay önce, üç ay sonra hedeflerinize ulaşırsınız. Biz de bu anlayış içinde sabırla, kararlılıkla programımızı hayata geçiriyoruz. Burada da kamu, özel sektör, sivil toplum hep birlikte dünyanın bu zorlu döneminde ülkemizi Türkiye Yüzyılı dediğimiz hedeflere hep birlikte taşıyacağımıza da gönülden inanıyoruz."

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...