Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul’da düzenlenen ANKIROS 2026 Fuarı’nın açılışında yaptığı konuşmada sanayi yatırımları ve metal sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Burdur Batı ve Amasya Gümüşhacıköy’de iki yeni organize sanayi bölgesinin ilan edildiğini duyuran Kacır, toplam 156 hektarlık yeni planlı sanayi alanının ülke ekonomisine kazandırıldığını söyledi.
İki yeni organize sanayi bölgesi ilan edildi
Bakan Kacır, 118 hektarlık Burdur Batı ve 38 hektarlık Amasya Gümüşhacıköy organize sanayi bölgelerinin ilan edildiğini belirtti.
Kacır, “Ülkemize toplam 156 hektarlık yeni planlı sanayi alanı kazandırmış olduk. Böylelikle OSB'lerimizin sayısını 374'e yükselttik.” dedi.
Yeni organize sanayi bölgelerinin yatırımlara, üretime ve istihdama katkı sağlamasının hedeflendiğini belirten Kacır, çevre dostu ve maliyet etkin sanayi alanları sunan OSB’lerin nitelik ve nicelik bakımından geliştirilmeye devam edileceğini ifade etti.

ANKIROS 2026 Fuarı İstanbul’da başladı
Metalürji sektörünün uluslararası etkinlikleri arasında yer alan 17. Uluslararası Demir-Çelik, Döküm, Demir Dışı Metalürji Teknolojileri, Makina ve Ürünleri İhtisas Fuarı (ANKIROS 2026), İstanbul Fuar Merkezi’nde başladı.
Üreticileri, teknoloji sağlayıcılarını, yatırımcıları, satın alma profesyonellerini, mühendisleri ve akademisyenleri bir araya getiren fuarla eş zamanlı olarak 23. Uluslararası Metalurji ve Malzeme Kongresi de düzenleniyor.
Açılışta konuşan Kacır, 1100’ü aşkın yerli ve yabancı firmanın katıldığı fuarın üç gün boyunca metal sanayisinin önemli buluşmalarından biri olacağını belirterek yeni iş birliklerine, ticari ortaklıklara ve yatırımlara katkı sağlamasını beklediklerini söyledi.
Türkiye, Avrupa’nın en büyük çelik üreticisi
Metal sektörünün otomotivden savunma sanayisine, enerjiden inşaata, gemi sanayisinden beyaz eşyaya kadar birçok alana nitelikli girdi sağladığını belirten Kacır, sektörün Türkiye’nin kalkınmasında önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.
Türk demir-çelik sektörünün yıllık 62 milyon ton üretim kapasitesine sahip olduğunu aktaran Kacır, Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise yedinci büyük çelik üreticisi konumunda bulunduğunu söyledi.
Kacır, küresel talepteki zayıflık ve ticarette artan korumacı tedbirler nedeniyle dünya ham çelik üretiminin geçen yıl yüzde 2 daraldığını, Türkiye’nin ise değişen piyasa koşullarına uyum sağlama kabiliyeti sayesinde bu eğilimden olumlu yönde ayrıştığını kaydetti.
Döküm sanayisinin de önemli bir üretim ve ihracat kapasitesine ulaştığını belirten Kacır, sektörün geçen yıl 8 milyar avroya yakın ciro ve 6 milyar avronun üzerinde doğrudan ihracat gerçekleştirdiğini bildirdi. Kacır, Türkiye’nin döküm sanayisinde Avrupa’nın ikinci, dünyanın yedinci büyük üreticisi konumuna yükseldiğini ifade etti.

HIT-30 programıyla 30 milyar dolarlık destek hedefi
Kacır, metal sektörünün yeşil ve dijital dönüşümünü hızlandırmak, uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla teşvik ve finansman mekanizmalarının hayata geçirildiğini belirtti.
Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı ile HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı kapsamında sunulan desteklere değinen Kacır, HIT-30 programıyla 2030’a kadar 30 milyar dolarlık devlet desteğiyle yatırımların hayata geçirilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Bu yatırımların Türkiye’yi küresel inovasyon liginde üst sıralara taşıyacağını belirten Kacır, elektrikli araçlardan rüzgâr türbinlerine, endüstriyel robotlardan savunma teknolojilerine kadar birçok alanda ihtiyaç duyulan nitelikli metal ürünlerine yönelik talebin yeni nesil üretim teknolojilerine uyumu hızlandıracağını kaydetti.
Kacır, demir-çelik, döküm ve demir dışı metallerde daha yüksek katma değerli ürünlerin geliştirilmesinin ve yerli tedarik zincirlerinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Sanayinin yeşil dönüşümü için finansman sağlanacak
Çevreye duyarlı, kaynakları verimli kullanan ve sürdürülebilir bir üretim yapısı oluşturmanın öncelikleri arasında yer aldığını belirten Kacır, alüminyum, çelik, gübre ve çimento sektörleri için düşük karbonlu yol haritalarının hazırlandığını hatırlattı.
Döküm sanayisinde yeşil üretimi kalıcı hale getirecek sektörel düşük karbonlu yol haritası için de çalışmalara başlandığını bildiren Kacır, Türkiye Sanayi Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu aracılığıyla sanayinin yeşil dönüşüm yatırımlarına 2030’a kadar 5 milyar avroluk uluslararası finansman sağlamak üzere adım atıldığını söyledi.

Kacır’dan Avrupa Birliği’ne iş birliği çağrısı
Küresel ticarette korumacı politikaların yaygınlaştığını belirten Kacır, gümrük vergileri, tarife engelleri, ithalat kotaları ve teknik düzenlemelerin dünya ticaretini etkilediğini ifade etti.
Avrupa Birliği’nin çelik ithalatına yönelik kısıtlayıcı tedbirlerinin Türkiye’nin ihracatını da etkilediğini belirten Kacır, Gümrük Birliği ortağı olarak Türkiye’ye ayrıcalıklı kotalar tanınmasına rağmen AB pazarına yapılan çelik ihracatının bu süreçten etkilendiğini söyledi.
Kacır, Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi rakip değil, paydaş olarak görmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“En büyük ticaret ortağımız olan AB'nin son dönemde küresel rekabette yaşadığı güçlükler ve jeostratejik sorunlar nedeniyle almaya çalıştığı önlemlerde Türkiye'yi rakip değil, paydaş ülke görmesi ve Türkiye'nin üretim gücünden istifade etmesi kendileri için de en doğru tercih olacaktır.”
Avrupa’nın araştırma-geliştirme ve inovasyon kapasitesini artırması için Türkiye ile iş birliğini güçlendirmesi gerektiğini ifade eden Kacır, sanayicilere desteğin süreceğini, yüksek katma değerli üretimin hızlandırılacağını ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesine yönelik çalışmaların devam edeceğini kaydetti.