Esad canisi laftan anlamıyor

11.02.2020 10:00

İDLİB’den gelen şehit haberleri ile bir defa daha sarsıldık. 5 askerimiz daha vatan uğruna şehadete ulaşmıştır. Yaralılarımız var. Bu kalleşlik bir defa daha göstermiştir ki, Esad denilen katil orada durdukça bize huzur yoktur. Kahramanlarımız yine bu caninin kahpeliği yüzünden şehadete ulaşmışlardır. Milli Savunma Bakanlığının yaptığı açıklamalardan da anlıyoruz ki, gerekli karşılık verilmiştir ve bundan sonra da yaptıkları yanlarına bırakılmayacaktır.

RUSYA VE ABD AYNI ÇUKURDA

Suriye topraklarının neredeyse üçte ikisi, petrol sahalarının çok büyük bölümü PKK ve PYD tarafından işgal altındadır. ABD, bu terör örgütü üzerinden Suriye’ye yerleşmiş durumdadır. PYD’yi sahaya sürüyor, terörü körüklüyor, ama petrolü kendisi götürüyor. Rusya aynı şekilde Suriye’ye çöreklenmiştir ve her türlü rezilliği yapmakta ve Suriyelilerin hakkını sömürmektedir. Esad canisi bütün bu duruma razıdır, ama Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunan, tamamen kendi güvenliği için tedbir alan Türkiye’ye karşı her türlü alçaklığı yapmaktadır. Suriye meselesi gelip İdlib’e düğümlenmiştir. Esad kendi koltuğunu korumak derdindedir. Türkiye’yi bu konuda bir tehdit olarak görmektedir. Esad’ın varlığı üzerinden Suriye’yi işgal eden Rusya ve ABD, bu durumu fırsata çevirmişlerdir. Her zaman söylediğimiz gibi, bizim kendi göbeğimizi kendimizin kesmesinden başka bir yol ve yöntem yoktur.

REJİM KONTROLDEN ÇIKTI

Tablo gayet nettir. Rusya ve İran destekli Esad rejimi tamamıyla kontrolden çıkmış, resmen şiddet ve cinayet makinesi haline dönüşmüştür. Rusya ve İran, Astana zirvesinde alınan kararları rafa kaldırmış, Soçi Mutabakatı’nı çoktan unutmuşlardır. Bir samimiyetlerinin olmadığı defalarca ispatlanmıştır. Cenevre görüşmeleri sadece kâğıt üzerindedir ve buradan bir sonuç çıkmasının neredeyse imkânsız olduğu görülmektedir. Rusya bırakın anlaşmalara bağlı kalmayı, tam tersine Esad üzerinden işgalini daha da ileri götürmek, bölgesel ve tarihsel kirli emellerine ulaşmak için her şeyi göze almaktadır. ABD ve Rusya aynı çukurun içindedirler. Suriye’nin geleceği, Suriyelilerin can güvenliği hiç kimsenin umurunda değildir.

BİR DAHA BU KALLEŞLİĞİ YAPAMAMALI

Bu zulme, bu kalleşliklere daha fazla seyirci kalamayız. Esad için yapılan uyarıların bir karşılık bulmayacağı, bu caninin laftan anlamadığı iyice ortaya çıkmıştır. Türkiye gözlem noktalarını tahkim edip, daha güçlü ve korunaklı hale getiriyor. Bu tedbirin daha da hızlı alınması bir zarurettir. Yapılan resmi açıklamalarda rejimin saldırılarının devam etmesi durumunda, gerekli tedbirlerin alınacağı söylenmişti. Bu söylem havada kalmamalıdır. Sadece saldırılara cevap vererek, bir yere varılamayacağı ortadadır. Rejim güçlerinin bir daha bu tür kalleş saldırılar yapamayacak hale getirilmesi ve Esad’a haddinin bildirilmesi gerekiyor. Esad rejiminden ivedilikle kurtulmalıyız.

SORUN KAYNAĞINDA ÇÖZÜLMELİ

Varılan mutabakatları, imzalanan anlaşmaları bozan Türkiye değildir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin bulunduğu gözlem noktalarından asla vazgeçemeyiz. Oralar bizim en önemli dayanak noktalarımızdır. Sınırlarımıza dayanan ve sayısının birkaç yüz bini bulabileceği anlaşılan bir göç dalgasına izin veremeyeceğimiz gibi, orada yaşanan insani drama da seyirci kalamayız. Sorunu kaynağında çözmekten başka bir çare yoktur. Bütün dünya olup bitenlerin farkındadır. Askeri caydırıcılığımız olmadan, sahada etkin bir konum kazanmadan diplomatik temaslardan da bir sonuç çıkmayacağı unutulmamalıdır. Rusya’nın Esad’ı durdurmayacağı anlaşılmıştır. Diplomasi devam ederken, Türkiye’nin askeri unsurlarını devreye sokması ve bu kalleşliklere anında müdahale edip, rejim güçlerini bir daha bu cüreti gösteremeyecek hale getirmesi kaçınılmazdır.

SÖZ KONUSU OLAN BEKAMIZDIR

Böyle bir süreçte hiçbir parti, siyasi hesap yapamaz. Milli birlik ve bütünlüğümüzü sağlamak ve tek yumruk olmak zamanıdır. Şimdiye kadar bu tür meselelerde hep oyunbozanlık yapan ve sadece karşı tarafın işini kolaylaştıran CHP ve yancıları, dileriz bu defa yine aynı yanlışa düşmezler. Milliyetçi Hareket Partisi alınacak her milli tedbire ve bekamızı muhafaza edecek her karara destek vermekte kararlı olduğunu daha önce açıklamıştır. Bu durumun diğer siyasi partilere de örnek teşkil etmesini umuyor ve diliyoruz. Bir ihanetle, bir kalleşlikle, bir alçaklıkla karşı karşıyayız. Söz konusu olan bekamızdır. Sayın Devlet Bahçeli’nin daha önce belirttiği gibi, Türkiye dostluğu değerli, düşmanlığı ise tehlikeli bir ülkedir. Barış ve huzur arayan mazlumların arkasında Türk milleti vardır. İdlib’de oyun kuran, vahşet senaryosu yazan, stratejik hedefleri uğruna insan canına ve tarihsel mirasa kasteden kim varsa karşılarında Türkiye’yi bulacaklardır. Unutulmasın ki, birimiz bin olur, bir ölür bin diriliriz, çünkü biz Türk milletiyiz. İdlib’de katil Esad güçlerinin saldırısıyla şehit olan yiğitlerimize Allah’tan rahmet, yaralanan kahramanlarımıza acil şifalar, milletimize, silah arkadaşlarına sabır ve başsağlığı diliyorum.