Türkgün | Faydalı Bilgiler | Bal neden şekerlenir? Kristalleşen balı yeniden akışkan hale getirmenin doğru yöntemi

Bal neden şekerlenir? Kristalleşen balı yeniden akışkan hale getirmenin doğru yöntemi

Balın zamanla koyulaşması ve taneli bir yapıya dönüşmesi, çoğunlukla doğal kristalleşmeden kaynaklanıyor. Bu değişim tek başına bozulma veya sahtecilik göstergesi değil. Yeniden akışkan kıvam isteyenlerin ise doğrudan ateş yerine kontrollü, ılık su banyosunu tercih etmesi gerekiyor.

Balın zamanla koyulaşması ve taneli bir yapıya dönüşmesi, çoğunlukla doğal kristalleşmeden kaynaklanıyor. Bu değişim tek başına bozulma veya sahtecilik göstergesi değil. Yeniden akışkan kıvam isteyenlerin ise doğrudan ateş yerine kontrollü, ılık su banyosunu tercih etmesi gerekiyor.

Haberlerimizi Google'da Takip Edin
Son dakika gelişmelerinden anında haberdar olun.
Google'da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
KAYNAK: TÜRKGÜN

Sıvı halde alınan bal, bir süre sonra bulanıklaşabiliyor, yoğunlaşabiliyor veya kavanozun dibinden başlayarak kristalleşebiliyor. Halk arasında “şekerlenme” olarak adlandırılan bu durum, balın doğal şekerlerinin kristal oluşturmasıyla meydana geliyor.

Kristalleşmiş bal, uygun koşullarda saklanmışsa bu haliyle de tüketilebiliyor. Akışkan kıvamına döndürmek mümkün olsa da bu işlem balın tekrar kristalleşmesini tamamen engellemiyor.

DOĞAL ŞEKERLER ZAMANLA KRİSTAL OLUŞTURUYOR

Balın yapısında başlıca glikoz ve fruktoz bulunuyor. Glikozun bir bölümünün çözeltiden ayrılarak kristaller oluşturması, balın kıvamını değiştiriyor. Süreç ilerledikçe bal daha açık renkli ve taneli görünebiliyor.

Kristalleşmenin hızı; balın elde edildiği bitkilere, şeker ve su oranına, içindeki polen gibi küçük parçacıklara ve saklama sıcaklığına göre değişiyor. Bu nedenle bazı ballar kısa sürede koyulaşırken bazıları daha uzun süre sıvı kalabiliyor.

ŞEKERLENME, GERÇEK BAL TESTİ DEĞİL

Balın kristalleşmesi, içine sonradan şeker eklendiğini göstermiyor. Ancak “Şekerlendiyse kesinlikle doğaldır” sonucuna varmak da doğru değil.

Akışkanlık, renk veya evde yapılan su ve yakma denemeleri, balın gerçekliğini güvenilir biçimde kanıtlamıyor. Ürünün içeriğine ilişkin kesin değerlendirme için uygun laboratuvar analizleri gerekiyor.

ILIK SU BANYOSUYLA YAVAŞÇA ISITIN

Kristalleşen balı yeniden akışkan hale getirmek için kavanoz, ısıya dayanıklıysa ılık su bulunan bir kabın içine yerleştirilebilir. Suyun kavanozun içine girmemesi ve balın suyla temas etmemesi gerekir.

Su sıcak olmalı ancak kaynamamalı. Balı yaklaşık 35-40 derece civarındaki suyla yavaşça ısıtmak, kıvamını açmaya yardımcı olabilir. Su soğudukça yenilenebilir; bal temiz ve tamamen kuru bir kaşıkla ara sıra karıştırılabilir.

Büyük kavanozun tamamını tekrar tekrar ısıtmak yerine, tüketilecek miktarı ayrı ve uygun bir kaba almak daha kullanışlı olabilir. Plastik ambalajlar ise ısıtılmaya uygun oldukları belirtilmedikçe sıcak suya konulmamalı.

DOĞRUDAN ATEŞ VE MİKRODALGADAN KAÇININ

Balı ocakta doğrudan ısıtmak veya kaynar suya koymak, sıcaklığın kontrolünü zorlaştırıyor. Yüksek sıcaklıkta uzun süre bekletmek balın aromasını ve bazı kalite özelliklerini olumsuz etkileyebiliyor.

Mikrodalga da eşit olmayan ısınmaya yol açabildiği için kontrollü su banyosuna göre daha elverişsiz bir seçenek. Amaç balı pişirmek değil, kristallerin yavaşça çözünmesini sağlamak olmalı.

SERİN, KURU VE KAPAĞI KAPALI SAKLAYIN

Bal, doğrudan güneş almayan, kuru ve sıcaklığı çok değişmeyen bir yerde saklanmalı. Ocak yanı gibi sürekli ısınan alanlardan kaçınılmalı, kavanozun kapağı sıkıca kapatılmalı.

Buzdolabı, balı saklamak için genellikle gerekli değil ve kristalleşmeyi hızlandırabiliyor. Kavanoza ıslak kaşık sokmak veya su kaçırmak ise ürünün yapısını ve dayanıklılığını olumsuz etkileyebiliyor.

EKŞİ KOKU VE KÖPÜRMEYİ AYRI DEĞERLENDİRİN

Kristalleşme ile fermantasyon aynı durum değil. Yeni oluşan belirgin ekşi ya da alkollü koku, köpürme ve gazlanma, balın fermantasyona uğradığını düşündürebiliyor. Böyle bir ürünü yalnızca ısıtarak yeniden güvenli hale getirmeye çalışmak uygun değil.

Balın tanelenmesi tek başına endişe nedeni sayılmazken, koku ve görünümde olağan dışı değişimler varsa tüketmeden önce değerlendirilmesi gerekiyor.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...