FETÖ ihanete böyle hazırlandı

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen'in darbe talimatının ardından oluşturulan sözde "yurtta sulh konseyi", 15 Temmuz ihanetinin hazırlıkları kapsamında atılan ilk adım oldu.

FETÖ ihanete böyle hazırlandı
14.04.2019 15:45

AA muhabirinin darbe girişimine ilişkin hazırlanan iddianame, mütalaa  ve gerekçeli kararlardan derlediği bilgilere göre, FETÖ, AK Parti'nin 1 Kasım  2015 genel seçimlerinden yüzde 49 oy oranıyla yeniden iktidara gelmesinin  ardından darbe hazırlıklarına başladı.

Zira örgütün beyin takımı, 30 Ağustos 2016'da Yüksek Askeri Şura (YAŞ)  kararlarıyla örgüt mensubu askerlerin tasfiye edileceğini biliyordu.

Hükümetin bu konudaki kararlılığının yanı sıra İzmir Cumhuriyet  Başsavcılığının, aralarında generallerin de olduğu örgüt mensubu askerlere  yönelik gözaltı kararı, FETÖ için çemberi iyice daraltmıştı.

Sözde 17/25 Aralık soruşturması ve MİT tırlarının durdurulması gibi  kumpaslarla hükümete geri adım attıramayan örgüt, son çare olarak darbe  yapacaktı.

Bu kapsamda, örgütün üst düzey sivil imamları, Pensilvanya'da bir  araya geldikleri Gülen'den, darbe girişimini yönetmesi için 27 Mayıs 1960  darbesini yapan milli birlik komitesi gibi bir yapılanmaya gidilmesi talimatını  aldı.

Bu emirle Türkiye'ye dönen sivil imamlar Adil Öksüz ve Kemal Batmaz,  darbe girişimini yönetecek konsey üyeleri ile ihanetin nasıl yapılacağına ilişkin  planlar hazırlayacaktı.

İHANET KONSEYİ OLUŞTURULDU

Hazırlıklar devam ederken örgüt elebaşı Gülen, 19 Mart 2016'da haki  cübbesiyle kamera karşısına geçerek, "Antrparantez umum adına konuşuyorum. Umum  İslam toplumu adına, Kapadokya sakinleri, oradaki serkarlar adına konuşuyorum."  ifadelerinin de yer aldığı konuşmasını yaptı.

Elebaşının "Kapadokya sakinleri" dediği kitlenin "örgüt mensubu  askerler" olduğu, darbe girişiminden sonra itirafçıların beyanlarıyla ortaya  çıkacaktı.

FETÖ elebaşının çağrısından sonra Türkiye'nin dört bir tarafındaki  örgüt mensubu asker ve onlardan sorumlu mahrem imamlar, darbe toplantıları  yapmaya başladı.

Toplantılarda, darbeyi sivil imamlarla birlikte emir komuta edecek 38  kişilik sözde "yurtta sulh konseyi" üyeleri belirlendi.

Bu ihanet yapılanması için 27 Mayıs 1960 darbesini gerçekleştiren  milli birlik komitesi referans alındı. Milli birlik komitesindeki gibi "yurtta  sulh konseyi" de askeri hiyerarşiye uyulmadan hazırlandı.

Böylece ihanet konseyinde generallerin yanı sıra yarbay rütbesinden  isimler de yer alacaktı.

Darbeciler tarafından işgal edilen TRT'de okunan sözde darbe  bildirisinin altında yurtta sulh konseyi imzası vardı.

Darbecilerce yapılan sözde atama, görevden alma ile sıkıyönetim  mahkemeleri için belirlenen hakim ve savcılar listesi de ihanet konseyi  tarafından hazırlandı.

Yine 15 Temmuz akşamı darbecilerin birbirlerini tanımaları için  kullandıkları parola da "yurtta sulh"tu.

251 KİŞİNİN ŞEHİT EDİLMESİNDEN SORUMLULAR

Konsey üyelerinden bazıları 15 Temmuz gecesi darbenin komuta edildiği  Akıncı Üssü'nde sivil imamlarla ihanet emirleri verirken bir kısmı ise o gece  sokaklarda terör estirdi.

İhanet konseyinin komuta ettiği darbe girişimi sonucunda polis, asker  ve sivillerden 251 kişi şehit edildi, 2 bin 686 kişi yaralandı. Menfur  saldırılarda ayrıca milyonlarca liralık hasar oluştu.

Bütün saldırılardan sorumlu tutulan ihanet konseyi üyeleri,  yargılamasına Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesince devam edilen "Genelkurmay Çatı"  davasının sanıkları arasında yer alıyor.

"Anayasal düzeni ihlal" ve "kasten adam öldürme" suçlarından 252'şer  kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edilen konsey üyeleri  şu isimlerden oluşuyor:

"Eski orgeneral Akın Öztürk, eski korgeneral İlhan Talu, eski  tümgeneraller Osman Ünlü, Kubilay Selçuk, Mehmet Dişli, eski tuğgeneraller Mehmet  Partigöç, Erhan Caha, Ali Kalyoncu, Özkan Aydoğdu, Ünsal Coşkun, Semih Terzi,  Murat Aygün, Ahmet Bican Kırker, Ali Osman Gürcan, Gökhan Şahin Sönmezateş, Hakan  Evrim, eski tuğamiraller Ömer Faruk Harmancık, Sinan Sürer, eski kurmay albaylar  Orhan Yıkılkan, Cemil Turhan, Ramazan Gözel, Osman Kılıç, Doğan Öztürk, Osman  Kardal, Fırat Alakuş, Muzaffer Düzenli, Mustafa Barış Avıalan, Bilal Akyüz,  Mehmet Şahin, Muhsin Kutsi Barış, Ali Yazıcı, Murat Koçyiğit, Ahmet Özçetin, eski  kurmay yarbaylar Özcan Karacan, Halil Gül, Ertuğrul Terzi, Savaş Kabaklı ve  Turgay Sökmen."

Bu isimlerden darbeci tuğgeneral Semih Terzi, Özel Kuvvetler  Komutanlığı (ÖKK) karargahını işgal etmek istediği sırada kahraman Astsubay Ömer  Halisdemir tarafından öldürüldü.

Genelkurmay Başkanlığının da aralarında bulunduğu bazı kritik  noktaların zırhlı araçlarla işgal edilmesi için görevlendirilen konsey üyesi eski  Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel İşlem Daire Başkanı tuğgeneral Ali Kalyoncu  ile jandarma yarbay Turgay Sökmen ise darbe girişiminden sonra firar etti.

Terörden Arananlar Listesi'nde kırmızı katagoride yer alan 2  darbecinin başına toplamda 8 milyon lira ödül konuldu.

Darbenin başarılı olması halinde yurtta sulh konseyi, 27 Mayıs 1960  cuntası gibi yönetimi devralacak, ülkeyi bilinmeyen bir karanlığa sürükleyecekti.

Yorumlar