Manisa'nın Salihli ilçesinde bulunan ve Anadolu'nun en önemli arkeolojik alanları arasında gösterilen Sardes Antik Kenti'nin tarihi, milattan önce 1200'lü yıllara kadar uzanıyor.
Madeni paranın ilk basıldığı yer olarak bilinen antik kentte Lidya, Pers, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait çok sayıda yapı bulunuyor.
Lidya Krallığı'na başkentlik yapan Sardes'i ziyaret edenler, Artemis Tapınağı, Antik Çağ'ın kayıtlara geçen en büyük sinagogu, Yuhanna İncili'nde bahsi geçen kilise ile Roma dönemine ait anıtsal hamam ve gimnazyum kalıntılarını görme fırsatı buluyor.
2 bin 500 yıllık heykel gün yüzüne çıkarıldı
Yüzeyden derine doğru Bizans, Roma, Helenistik, Pers ve Lidya dönemlerine ait katmanların bulunduğu Sardes'te kazı çalışmaları devam ediyor.
Yaklaşık 120 yıldır sürdürülen kazılarda ortaya çıkarılan eserler, antik kentin tarihine ışık tutmayı sürdürüyor.
Kentte yürütülen kazılarda son olarak yaklaşık 2 bin 500 yıllık, 2,2 metre yüksekliğinde genç erkek heykeli gün yüzüne çıkarıldı. Roma Dönemi'nde sütunlu caddenin döşemesinde devşirme taş olarak yeniden kullanılan heykel, anıtsal boyutu, iyi korunmuş yapısı ve dikkat çekici ayrıntılarıyla dönemin heykeltıraşlık sanatının nadir örnekleri arasında gösteriliyor.
7 ayda yaklaşık 60 bin kişi ziyaret etti
Yeni keşiflerle bilim dünyasının ilgisini çekmeye devam eden Sardes Antik Kenti, yerli ve yabancı turistlerin de uğrak noktaları arasında bulunuyor.
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünden alınan verilere göre, antik kenti ocak-temmuz döneminde yaklaşık 60 bin kişi ziyaret etti.
Ziyaretçiler tarihi atmosferden etkilendi
Antik kenti gezen mimarlık bölümü öğrencisi Aysel Kuzu, Manisa'da yaşamasına rağmen Sardes'i ilk kez ziyaret ettiğini belirtti.
Kenti gördüğünde çok etkilendiğini dile getiren Kuzu, "Sütunların arasından geçtiğimiz anda büyülendik. Keşke daha önce gelseydim. Çok görkemli, korunması da kıymetli." dedi.
Kızlarıyla antik kenti gezen Abdullah Serdar Erceylan ise çocuklarının küçük yaşta tarihi ve kültürel mirası tanımalarını istediğini söyledi.
Kızlarından birine Lidya uygarlığından esinlenerek "Lidya" adını verdiklerini anlatan Erceylan, "Biri 4, diğeri 6 yaşında. Bu güzel tarihi yeri görmelerini istedim. Kızlarımdan birinin adını Lidya koyduk. İsmini, tarihimizin önemli uygarlıklarından biri olan Lidyalılardan esinlenerek verdik. Diğer kızımın adı da Leyla. İsimleri de birbirine uyumlu oldu. Buranın herkes tarafından görülmesi gerektiğini düşünüyorum. Günümüze kadar ayakta kalmayı başarmış, korunmuş nadir tarihi yerlerden biri." ifadelerini kullandı.
İlk kez Sardes'i ziyaret eden Aslı Akkuzu da tarihi atmosferden etkilendiğini ve bu kadar iyi korunmuş tarihi alanların bulunmasının sevindirici olduğunu ifade etti.