UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası’nı bu yılın ilk 9 ayında yaklaşık 400 bin kişi ziyaret etti.
Dokuz yıl süren kapsamlı restorasyonun ardından 2024’te yeniden açılan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası’na ilgi artıyor. Türkiye’nin dört bir yanından ilçeye gelen ziyaretçiler, 798 yıllık eserin mimarisi ve taş işçiliğine hayran kalıyor.
“Görmeden ölmeyin” sloganıyla tanıtılan 798 yıllık tarihi eser, ülkenin dört bir yanından ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.
ZİYARETÇİ SAYISI 400 BİNE ULAŞTI
Vakıflar Bölge Müdürlüğünün verilerine göre Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, 28 Eylül itibarıyla yaklaşık 400 bin kişiyi ağırladı.
Divriği Ulu Camii İmam Hatibi ve gönüllü mihmandarı Nail Ayan, restorasyon öncesinde mayıs ile ekim arasındaki bir sezonda ortalama 35 bin kişinin yapıyı ziyaret ettiğini söyledi.
Tarihi eseri 2024’te yeniden açılmasından sezon sonuna kadar 70 bin, 2025 yılında ise 220 bin kişinin gezdiğini belirten Ayan, bu yıl sonuna kadar ziyaretçi sayısının 500 bine ulaşmasını beklediklerini ifade etti.
RESTORASYON 9 YIL SÜRDÜ
Tarihindeki en kapsamlı restorasyondan geçen Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, 9 yıl süren çalışmaların ardından 6 Mayıs 2024’te ibadete ve ziyarete açıldı.
Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen restorasyonun tamamlanmasıyla tarihi yapıya gösterilen ilgi büyük ölçüde arttı.
“ZİYARETÇİLER HAYRANLIKLARINI GİZLEYEMİYOR”
Çocukluğundan beri tarihi eserde görev yapmayı hayal ettiğini belirten Nail Ayan, ziyaretçilere gönüllü olarak mihmandarlık yaptığını söyledi.
Ayan, “Bu eseri anlatmak bana huzur ve mutluluk veriyor. İnsanların eseri dinledikten sonra gözlerindeki mutluluğu görmek benim için çok onur verici” dedi.
Yapıyı görenlerin hayranlıklarını gizleyemediğini anlatan Ayan, ziyaretçilerin böyle bir eserin Sivas’ın Divriği ilçesinde bulunduğunu öğrendiklerinde büyük şaşkınlık yaşadıklarını aktardı.
“BAŞLI BAŞINA BİR ANSİKLOPEDİ”
Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası’nın hak ettiği değeri görmeye başladığını belirten Ayan, ziyaretçi sayısının gelecek yıllarda daha da artacağına inandığını söyledi.
Tarihi yapıyı “başlı başına bir ansiklopedi” olarak nitelendiren Ayan, eserin gelecek nesillere korunarak aktarılmasının önemine dikkati çekti.
Evinden daha fazla camide zaman geçirdiğini ifade eden Ayan, yapıyla arasındaki bağı “aşk ve gönül bağlılığı” sözleriyle anlattı.
“DİVRİĞİ’YE GELMEYE ÜŞENMEYİN”
Ankara’dan arkadaşlarıyla Divriği’ye gelen Nilüfer Söğütlü, tarihi yapıyı ders kitaplarından bildiğini ve uzun süredir görmek istediğini söyledi.
Yapının dışındaki yoğun taş işçiliği ile iç bölümündeki sadeliğin kendisini etkilediğini belirten Söğütlü, “Sivas’a mutlaka gelin ama Divriği’ye gelmeye üşenmeyin. Kesinlikle görmeye değer bir yer” ifadelerini kullandı.