Adıyaman’da yaşayan 70 yaşındaki Mehmet Ulucan, ailesinden devraldığı semercilik mesleğini 50 yılı aşkın süredir sürdürüyor. Kentte bir dönem yaygın olan ancak zamanla azalan bu zanaatın son temsilcileri arasında yer alan Ulucan, küçük yaşlarda öğrendiği mesleğini halen aynı iş yerinde devam ettiriyor.
Yük ve binek hayvanları için semer, palan (eyer), heybe ve benzeri malzemeleri tamamen el işçiliğiyle hazırlayan Ulucan, her gün dükkanını açarak kendisine miras kalan mesleği yaşatmayı sürdürüyor.
"Eskiden bu işler köylülerin eli ayağıydı"
Mesleğe çocukluk döneminde adım attığını anlatan Ulucan, bu zanaatın kuşaktan kuşağa aktarıldığını belirterek, “Biz bu işi üçüncü kuşak olarak yapıyoruz. Babamızın, dedemizin mesleği. Geçimimizi bu işten sağlıyoruz. Bizim işimiz köylüyle. Köylü gelirse işimiz oluyor, gelmezse olmaz. Eskiden bu işler köylülerin eli ayağıydı. Bununla gider, bununla gelirdi, yükünü bununla taşırdı, geçimini bununla sağlardı ama şimdi teknoloji ilerledi, makineler çıktı. Haliyle bizim işlere olan ihtiyaç azaldı.” ifadelerini kullandı.
Günümüzde özellikle çobanların bu ürünlere ihtiyaç duyduğunu dile getiren Ulucan, mesleğin tamamen ortadan kalkmadığını vurgulayarak, “Yine de tamamen bitmiş değil. Mesela traktörü olmayan, ekipmanı olmayan köylüler hala geliyor. Dağda gezen çoban, hayvanıyla birlikte dolaşırken heybesini atıyor, yiyeceğini içeceğini içine koyuyor, onunla geziyor. Biz de elimizden geldiğince bu mesleği yaşatmaya çalışıyoruz.” dedi.