UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Safranbolu’da düzenlenen Uluslararası Safran Festivali, ikinci gününde de yoğun programıyla ziyaretçilerini ağırlıyor.
Festival kapsamında gerçekleştirilen “Gastronomy Living Lab” etkinlikleri, Hıdırlık Seyir Tepesi’nde düzenlenen oturum ve söyleşilerle devam ediyor. Akademisyenler, deneyimli şefler ve alanında uzman isimlerin katıldığı programda safranın üretimden sofraya uzanan yolculuğu farklı yönleriyle değerlendiriliyor.
Farklı mutfak kültürleri Safranbolu’da buluştu
Festivalin ikinci gününde “Tarladan Sofraya: Kırmızı Altının İzinde”, “Ateşin ve Etin Ustalığı”, “Denizden Gelen Lezzetler Sofrası”, “Antep'in Ustalığı, Safranbolu'nun Altını”, “Dağlardan Denize Safranın Sofrasına” ve “Tebriz'den Safranbolu'ya: Safranın Sofrası” başlıklı sunumlar ve gastronomi atölyeleri düzenlendi.
Etkinliklerde safranın bilimsel özellikleri ve mutfaktaki kullanım alanları ele alındı. Baharatın et, balık, hamur işleri ve sebze yemeklerine kattığı lezzet uygulamalı çalışmalarla gösterilirken, İran’ın safran kültürü de katılımcılarla paylaşıldı.
Genç şefler hünerlerini sergiledi
Festival programında Türkiye Aşçılar Federasyonu milli takım seçmeleri ile “Genç Şefler Özel Yarışması-Safranın Sofrası” etkinlikleri de gerçekleştirildi.
Yarışmalara katılan şefler, hazırladıkları lezzetlerle hünerlerini sergilerken festival, gastronomi alanında farklı deneyimlerin ve mutfak kültürlerinin buluşmasına ev sahipliği yaptı.
Festival 4 Kasım’da sona erecek
Safran hasadı etkinlikleri, söyleşiler ve yemek yarışmalarının da yer aldığı Uluslararası Safran Festivali, 4 Kasım’da tamamlanacak. Festival boyunca safranın tanıtılması ve Safranbolu’nun gastronomi değerlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyor.