Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı Çiğdemli Kasabası’nda geçmişi savaş yıllarına dayandırılan “ekmek ocağı” geleneği yaşatılmaya devam ediyor. Halk arasında Molla Ali’nin eski evi olarak bilinen mekânın, 1914 yılında askere giden üç kardeşin sağ salim geri dönmesiyle özel bir anlam kazandığı anlatılıyor. Yıllar içinde gelenek hâline gelen uğurlamada, askere gidecek gençler bu evde bir lokma yemek yiyerek yola çıkıyor.
Üç kardeşin sağ salim dönmesiyle başladı
Nüfusu 2 bin 271 olan Çiğdemli Kasabası’ndaki ekmek ocağının hikâyesinin, anlatılanlara göre 1914 yılında yaşanan bir olaya dayandığı belirtiliyor.
Seferberlik döneminde bölgeden yaklaşık 80 kişinin askere gittiği, Molla Ali’nin bu evden askere gönderdiği üç oğlunun ise sağ salim geri döndüğü anlatılıyor. Diğer ailelerin kayıplar yaşadığı dönemde üç kardeşin dönmesi, evin kasaba halkı için özel bir anlam kazanmasına neden oldu.
Zamanla askere gidecek gençler de bu evde ekmek yiyerek uğurlanmaya başladı. Gelenek, kuşaktan kuşağa aktarılarak günümüze kadar ulaştı.
“Buradan her asker devresi yemek alıyor, lokma yiyor, gidiyor”
Kasaba sakinlerinden 68 yaşındaki Faruk Çelik, Molla Ali’nin eski evini göstererek geleneğin geçmişini anlattı.
Çelik, şu ifadeleri kullandı:
"Konuştuğumuz yer Molla Ali'nin eski evleri. Tarihe göre buradan Yemen'e gidenler, harbe gidenler sağ salim döndü. Dönmüş, onun şimdi bura ocak olarak kabul ediliyor. Evlatlar da, torunlar da aynı töreyi devam ettiriyor. Buradan her asker devresi yemek alıyor, lokma yiyor, gidiyor"
1984’te askere gitmeden önce o da ekmek yedi
63 yaşındaki Birol Palabıyık da 1984 yılında askere gitmeden önce ekmek ocağında yemek yediğini, doğuda görev yapmasına rağmen askerlik hizmetini tamamlayarak kasabasına döndüğünü anlattı.
Palabıyık, geleneğin bugün de sürdürüldüğünü belirterek şöyle konuştu:
"Çiğdemli Kasabası'nda doğma büyümeyim. Eski adıyla Sorgun Köyü olarak geçer. 1984 yılında askere gittim. Bu ocaktan ekmek yedim. Ve doğuda da görev yapmama rağmen sağ salim çıktım, geri kasabama geldim. Bu ocak her kim yemek yer de giderse bir inanca göre sağ salim çıkıp buraya gelmektedir. Komşular genellikle gençlerimiz askere giderken buradan bir lokma da yemek olsa yiyip gitmektelerdir. Sağ salim de gelmektelerdir."
Araştırmacı yazar geleneğin hikâyesini anlattı
Araştırmacı yazar Osman Karaca, Yozgat çevresinde yaptığı araştırmalar sırasında Çiğdemli Kasabası’ndaki ekmek ocağının hikâyesini öğrendiğini söyledi.
Bir gazinin hayatını araştırırken kasaba halkının kendisine bu gelenekten söz ettiğini belirten Karaca, hikâyenin Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yıllarına dayandırıldığını ifade etti.
Karaca, şu değerlendirmede bulundu:
"Yozgat çevrelerinde araştırma yaparken Çiğdemli Kasabası'na da gittim. Orada bir gazinin hayatını araştırırken dediler ki bana, ‘Bizim bir ekmek ocağımız var.' Ekmek ocağının hikâyesi ne, dedim. Dediler ki, 1. Dünya Savaşı'na ve Kurtuluş Savaşı'na katılan askerlerden hemen hemen her evden şehit verirken bu ocaktan şehit verilmemiş. Bunun üzerine köyden askere gidenler, ‘Bu evin askerleri sağ salim döndü. Buradan ekmek yersek biz de sağ salim döneriz.' düşüncesiyle oradan ekmek yemeden askere gitmemişler. Zaten bizde şöyle bir şey vardır. Askere gideni davet ederler. Onlar da bunu ritüel hâline getiriyorlar ve burası ekmek ocağı olarak anılıyor"
Kore’ye giden askerler için de gelenek sürdü
Karaca, sonraki yıllarda Kore’ye giden askerlerin de bu gelenekle uğurlandığını ve sağ salim döndüklerinin anlatıldığını belirtti. Kasabanın terörle mücadele döneminde de şehit vermediğine ilişkin anlatıları aktaran Karaca, sözlerini şöyle tamamladı:
"Kore'ye giden askerler var. Bunlar da sağ salim dönmüşler. Terörde de şehit vermemiş aynı şekilde Çiğdemli Kasabamız. Bu şekilde bir ritüel hâline gelmiş. İnşallah Türkiye'mizde de tek bir şehit vermeyiz bundan sonra"