Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr - 6 Şubat depremleriyle akıllara kazınan 2023 yılının bitmesine 1 aydan az zaman kaldı. Ancak yılın son ayında da Türkiye gündemi yine depremlerle meşgul. Öncelikle 4 Aralık sabahı Gemlik Körfezi’nde 5.1 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiş ve neredeyse Tüm Marmara sarsıntıyı hissetmişti. 17 Aralık gecesinin son dakikalarında ise benzer bir sarsıntı daha hissedildi. Bu kez Yalova’nın Çınarcık ilçesi açıklarında meydana gelen 4.1 büyüklüğündeki deprem, Marmara Bölgesi’nde yaşayanları İstanbul Depremi konusunda yeniden tedirgin etti. Sakarya Üniversitesi Afet Yönetim Uygulama ve Araştırma Merkezi Jeofizik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Utkucu olası İstanbul depremini ‘uykusu gelen insanları’ örnek göstererek anlattı.

AFAD internet sitesi üzerinden hazırlanan ve 17 Ağustos 2000 tarihinden bu yana Doğu Marmara Denizi altında meydana gelen büyüklüğü 4 ve üzeri büyüklüğündeki 18 adet depremin yerlerini gösteren harita.

17 AĞUSTOS’TAN SONRA 18 DEPREM

Türkiye’de en önemli deprem tehlikesine neden olan Kuzey Anadolu Fay Zonu Marmara Bölgesi’nde üç kol halinde uzanıyor. Kuzey Kol, Sapanca- Gölcük- Çınarcık Açıkları-Adalar Güneyi –Tekirdağ Açıkları-Gelibolu hattını takip ederek Adalar Denizi’ne giriyor. 17 Aralık akşamı bu kol üzerinde meydana gelen 4.1 büyüklüğündeki Yalova depremi ise bir kez daha olası İstanbul depremiyle ilgili tedirginlik yarattı. Yalova depremini Prof. Dr. Murat Utkucu şöyle yorumladı:

"Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun diriliği ve geçmiş deprem etkinliği düşünüldüğünde Yalova açıklarındaki deprem, bu fay hattının sıradan depremselliğin bir parçası olarak düşünülebilir. Kuzey Kol üzerindeki fay parçaları ortalama 250-300 yılda bir 7 ve üzeri büyüklükteki depremlerle kırılıyor. Böyle bir fay hattında 25-30 yılda bir 6’lık, 2-3 yılda bir 5’lik, birkaç ayda bir de 4 ‘lük depremlerin meydana gelmesi doğaldır. 17 Ağustos 1999 İzmit depreminin bir yıl sonrasından (yani 17 Ağustos 2000 tarihinden) bu yana Doğu Marmara Denizi altında büyüklüğü 4 ve üzeri 18 adet depremin meydana geldi. Yalova açıklarında Çınarcık Çukurluğu’nda meydana gelen 17 Aralık 2023 Yalova Açıkları depremi anlatılan bu doğal etkinliğin bir parçasıdır."

‘HEPSİ AYNI SİSTEMİN PARÇASI’

Yalova’da yaşananlar 2 hafta öncesinde Gemlik Körfezi'ni sarsan 5.1 büyüklüğündeki depremi de akıllara getirdi. Marmara Denizi içinde kısa sürede 5.1 ve 4.1 büyüklüğünde 2 deprem olmasını değerlendiren Prof. Dr. Murat Utkucu şöyle konuştu:

“Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun Orta Kolu, Geyve-Mekece-İznik Gölü güneyi-Gemlik Körfezi-Bandırma-Biga Yarımadası hattını ve Güney Kol, Geyve-Yenişehir-Bursa-Biga Yarımadası hattını takip ederek Adalar Denizi’ne giriyor.  17 Aralık 2023’te Yalova açıklarında meydan gelen 4.1 büyüklüğündeki deprem Kuzey Kol üzerinde ve 4 Aralık 2023 tarihinde Gemlik Körfezi’nde oluşan deprem Orta Kol üzerinde oluşmuştur. Söz konusu depremlerin aynı sistemin yani Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun parçaları üzerinde oluşmaları dolayısıyla büyük resme bakıldığında ilişkilidirler. Ancak, büyüklükleri ve aralarındaki uzaklık birbirleriy gerilme tetiklemesi gibi doğrudan bir ilişkiyi geçersiz kılıyor” dedi.

BÜYÜK İSTANBUL DEPREMLERİNİ ÜRETTİ

Pazar akşamı 4.1’lik sarsıntıyla yeniden gündeme gelen İstanbul Depremi, geçmişte de bu faylardaki kırılmalarla meydana gelmişti. Son 500 yıl içinde kaydedilen depremlerle ilgili çarpıcı veriler paylaşan Prof. Dr. Murat Utkucu, Çınarcık Çukurluğu civarına dikkat çekti. Prof. Dr. Utkucu, “Doğu Marmara Denizi altında Çınarcık Çukurluğu ve civarındaki faylar son 500 yıl içinde büyüklüğü 7 üzeri olan 1509, 1754, Mayıs 1766 ve 1894 İstanbul depremlerini üretmiştir. Yalova açıklarında meydana gelen son önemli deprem 18 Eylül 1963 Çınarcık (M=6.4) depremidir” diye konuştu. Prof. Dr. Utkucu sözlerini şöyle sürdürdü: “TÜBİTAK tarafından desteklenen ve Sakarya Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nde yürütülen bir projede yapılan modellemeler 17 Aralık 2023 depreminin meydana geldiği Çınarcık Fayı’nın 1999 İzmit depreminin halen de artışı devam eden bir gerilme yüküne maruz kaldığını ortaya çıkarmıştır. Bu bağlamda yeni oluşan deprem bu yüklemenin bir belirtecidir.”

17 Aralık 2023 Yalova Açıkları depreminin oluştuğu fay üzerinde, 1999 İzmit depreminin hemen ve 20 yıl sonra oluşturduğu gerilme yükü (kırmızı bölgeler). 20 yıldır gerilme yükünün artmakta olduğu hesaplanmıştır.
Peki, beklenen İstanbul depremiyle bu fayda yaşananlar ilişkilendirilebilir mi? Prof. Dr. Utkucu bu soruyu şu şekilde yanıtladı: “Yalova depreminin oluştuğu Çınarcık Fayı’nın da beklenen İstanbul Depremi ile ilişkili olacağı düşünülüyor. Bu fay Adalar’ın güneybatısında, Kuzeybatı-Güneydoğu istikametinde uzanıyor.”

‘1766’DAN BU YANA 7 VE ÜZERİ OLMADI’

Marmara Denizi’nde 17 Ağustos 2000 tarihinden bu yana dikkat çekici 18 deprem meydana gelmişti. Ancak büyük İstanbul depremi söz konusu olunca 7 ve üzeri büyüklükteki sarsıntılar son derece dikkat çekiciydi. Bu sarsıntıların sonuncusu ise 1766’da yaşanan İstanbul depremiydi. 

Prof. Dr. Utkucu uykusu gelen insanları örnek göstererek durumu tarif etti. Utkucu, "Bir insan (fayı temsil ediyor) düşünelim, uzun süredir uyumamış ve yorulmuş (fayın gerilme biriktirmesini temsil ediyor). Bu insan doğal olarak esneyebilir (fay deprem üretebilir). Ancak esniyorsa hemen kesinlikle uyuyacak (büyük depremi temsil ediyor) manasına gelmez. Hemen de uyuyabilir, çok sonra da uyuyabilir (yani büyük deprem hemen de olabilir çok sonra da olabilir).  Uykusu gelmiş her esneyenin hemen uyuyacağını söyleyerek iddialara girerseniz kaçını kazanırsınız? Bilimsel bakış açısı şöyle ifade edebiliriz. Ortalama 250-300 yılda bir M=7 üzeri depremler üreten bu fay 267 yıldır bu büyüklükte bir deprem üretmediğinden tehlike büyüktür.  Bu deprem yarın da olsa 50 yıl sonra da olsa sürpriz olmayacaktır" dedi.

Bölgede 267 yıldır bu büyüklükte başka deprem olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Utkucu, Yalova depreminin öncü niteliğinde olup olamayacağını da açıklayarak sözlerini noktaladı:

"Hatırlanacak olursa Kuzey Kol üzerinde, hem de beklenen İstanbul depremini üreteceği düşünülen sismik boşluğun batı ucunda 26 Eylül 2019 Silivri Depremi (5.8) meydana geldi. Bu deprem beklenen büyük bir depremin işareti mi, evet öyledir. Çünkü Doğu Marmara Denizi altında Mayıs 1766 İstanbul depreminden bu yana büyüklüğü 7.0 üzeri bir deprem olmamıştır. 267 yıldır büyük bir deprem üretmemiş bir ana fayın diri olduğuna ve gerilim biriktirdiğine işaret ediyor. Ancak beklenen büyük deprem geçen 4 yıl içinde oluşmadı. Beklenen büyük İstanbul depremi 2019 Silivri depreminin ertesi günü de olsaydı ya da günümüzden 40-50 yıl sonra da oluşsa sismoloji yani deprem bilim açısından bir sıra dışılık yoktur. Dün gece Yalova açıklarında meydana gelen deprem için de benzer şeyler söylenebilir. Bundan dolayı Deprem Bilim’de bir deprem ancak sonrasında büyük depremin meydana gelmesiyle öncü deprem olarak nitelendirilir. Yoksa meydana geldiği fayın sıradan bir deprem etkinliğin üyesi olarak düşünülür."

Kaynak: Milliyet

Editör: Bilge Güler