Türkgün | Gündem | 3 yıl sonra evden çıkan telefon bağımlısı Barış Özbay'dan kötü haber!

3 yıl sonra evden çıkan telefon bağımlısı Barış Özbay'dan kötü haber!

Hatay’da deprem sonrası üniversite eğitimini yarıda bırakarak kendisini eve kapatan ve zamanının büyük bölümünü telefonuyla geçiren Barış Özbay, tedaviyi reddederek yaşamını sürdürüyor.

Hatay’da deprem sonrası üniversite eğitimini yarıda bırakarak kendisini eve kapatan ve zamanının büyük bölümünü telefonuyla geçiren Barış Özbay, tedaviyi reddederek yaşamını sürdürüyor.

KAYNAK: İHA

Hatay'da depremlerin ardından evinden çıkmamaya başlayan ve zamanının büyük bölümünü telefonuyla geçirerek sostal medyaya yönelen 25 yaşındaki Barış Özbay, hayat hikayesiyle yeniden gündeme geldi. Yaklaşık üç yıl önce yaşanan depremlerde evini ve yakınlarını kaybeden Özbay, bir dönem hastanede tedavi gördü ancak sonrasında ilaçlarını kullanmayı bırakarak eski yaşamına döndü.

Antakya ilçesi Gazi Mahallesi'ndeki müstakil evlerinde annesi Semra Özbay ile yaşayan genç adam, tedavi sürecinin ardından yeniden evine döndü. Günlerinin büyük bölümünü cep telefonuyla geçiren Özbay, kendisine yöneltilen yardım tekliflerini de kabul etmiyor. Haber çekimi sırasında giydiği tişörtte yer alan Almanca "Ben artık iflah olmam" ifadesi ise dikkat çekti.

Gününü telefonla geçiriyor

Kahramanmaraş merkezli depremlerde hem evini hem de yakınlarını kaybeden Barış Özbay, yaşadığı travmanın ardından üniversite eğitimini yarıda bıraktı. Bilgisayar ve cep telefonuyla daha fazla vakit geçirmeye başlayan Özbay, zaman içerisinde sanal dünyaya bağımlı hale geldi.

Yaklaşık 3 ay hastanede tedavi gören Özbay, sonrasında evine döndü. Ancak tedavisinin ardından ilaçlarını kullanmayı bırakan genç adam, günlerini yeniden telefonuyla geçirerek yaşamını sürdürmeye başladı.

Günlük hayatını kendi tercihleri doğrultusunda sürdürmek istediğini belirten Özbay, "Hiçbir şey istemiyorum, ben mutluyum" sözleriyle hayatından memnun olduğunu ifade etti.

Özbay, günlük rutinini şöyle anlattı:

"Hiçbir şey istemiyorum, ben mutluyum. Uyanıyorum, yemek yiyorum ve ilaç saatim geliyor. Ağrı kesici içiyorum; yoksa hareket edemem, çok kötü olurum. Sonra tekrar akşam olmasını bekliyorum. Telefonla zaman geçiriyorum, telefon yoksa duvarı izlerim. Bahçede kedilerle oynarım. Bir şey yaparım, zaman geçiriyorum. Tekrar uyku saati gelene kadar böyle devam ediyor. Sonra uyuyorum. İnsanlar hep yardım etmeye çalışıyorlar ama kimse bana yardım edemez ben kabul etmediğim sürece. Ben de hiçbir yardımı kabul etmiyorum. Benim tek söylediğim şey, 'Ben bir şey istemiyorum.' Ama ona rağmen insanlar yardım ediyorlar. Para yoluyla yardım edenler de var. Kendisine teşekkür ederim. Ama onun dışında hiçbir yardımı kabul etmiyorum"

Annesi oğlunun durumunu kabullendi

Barış Özbay'ın annesi Semra Özbay ise oğlunun tedavi gördüğü dönemde durumunun düzelebileceğini düşündüğünü ancak yeniden eski alışkanlıklarına döndüğünü söyledi. Oğlunun özellikle kişisel bakım konusunda değişmediğini belirten anne Özbay, artık evde yalnız kalmak istediğini ve kendisinin evden ayrılmasını istediğini ifade etti.

Semra Özbay, oğlunun günlük yaşamını şöyle anlattı:

"Oğlumda değişiklik olarak banyo konusunda yine aynı şekilde başladı ve banyo yapmıyor. Yine aynı şekilde devam ediyor. Tek değişen huyu şu; daha önceden beni evde bırakıyordu, şimdi ise benim evden gitmemi istiyor. Tek başına kalmak istiyor. Geçen zamanda onu hastaneye yatırdık. Ben de 'Herhalde mücadele edip gitmeyecek' sandım ama baktım, benden önce davrandı ve gitti. O zaman güzel geçti, 3 ay bayağı rahatladı. Herhalde değişir diye düşündüm ama nafile değişmedi. Banyo konusunda değişmedi, yapmıyor. Daha önce mesela evde kalmamı istiyordu, şimdi beni evden gönderiyor. Evde kaldığım zaman da 'Git evden ne kalıyorsun, ben yalnız kalacağım' diyor. Oğlumla günler bazen iyi geçiyor. Bazen karşılıklı kahve de içiyoruz. Bazen de ona söylemeden sürprizler hazırlıyorum. Telefonla oynuyor. Bilgisayarı var ama şu anda bozuk olduğu için kullanamıyoruz. İlacını da saat 2'de içmesi gerekiyor. İlacını içtikten sonra uykusu geliyor, uyuyor. Sabahları da kendisi uyuyor. Sonra sesleniyorum ona ve öyle çıkıp gidiyorum. Kendisi hayatından şu anda memnun. Kendisi memnunsa ben de memnunum. Bazen yemek konusunda anlaşamıyoruz. Bir anne oğluyla konuşmak ister, dertleşmek ister. Dertleştiğim zaman da 'Of, yeter, konuşma artık. Dinlemek istemiyorum' diyor. Artık kaldığı gibi kalsın, ne yapıyorsa kendi bilir" 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...