Avrupa genelinde görülen yüksek hava sıcaklıkları iklimlendirme ürünlerine yönelik talebi artırdı. Türkiye'nin bölgeye yaptığı klima ihracatında çift haneli artışlar görüldü.

SICAK HAVA SATIŞLARI ARTIRDI
Kıta genelinde etkisini artıran aşırı sıcak hava dalgaları ve değişen iklim koşulları günlük yaşam üzerinde kalıcı etkiler bırakırken, bu durum iklimlendirme ürünlerine yönelik talebin de yeniden şekillenmesine neden oluyor. Geçmişte daha çok konfor amacıyla tercih edilen klima ve iklimlendirme sistemleri, özellikle yaz aylarında yüksek sıcaklıkların daha sık ve uzun süre görülmesiyle birlikte birçok Avrupa ülkesinde artık temel ihtiyaç ürünleri arasında değerlendiriliyor.

EN FAZLA İHRACAT ALMANYA'YA YAPILDI
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, haziranda Avrupa ülkeleri arasında en fazla ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19,9 artış kaydedeAn Almanya'ya 71,4 milyon dolarla gerçekleştirildi. Bu ülkeyi sırasıyla yüzde 35,1 artış kaydeden İtalya 30,5 milyon dolarla, yüzde 46,3 artış kaydeden Fransa 28,3 milyon dolarla, yüzde 10,3 artış kaydeden Polonya 23,7 milyon dolarla ve yüzde 29,3 artış kaydeden İspanya 23 milyon dolarla takip etti.
İklimlendirme sanayi ihracatının oransal bazda en fazla arttığı ülke ise yüzde 130,7 ile Finlandiya oldu. Bu ülkeyi yüzde 97,3 ile Hırvatistan, yüzde 96,1 ile Letonya, yüzde 83,6 ile Lüksemburg, yüzde 74 ile Malta izledi.
‘’ÖNEMLİ FIRSATLAR SUNDU''
İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Baştaş "Bu artışta özellikle Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere geleneksel pazarlarımızın yanı sıra Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya ülkelerinden gelen talebin önemli katkısı oldu." dedi. Ayrıca ihracattaki bu yükselişin arkasında birkaç temel unsur bulunduğunu vurgulayan Baştaş, "Türk üreticileri kaliteli üretim, esnek üretim kabiliyeti, hızlı teslimat ve güçlü mühendislik altyapısıyla küresel pazarlarda önemli bir avantaj sağlarken, tedarik zincirlerinde yaşanan yeniden yapılanma süreci de Türkiye'nin Avrupa'ya yakınlığı sayesinde sektörümüze önemli fırsatlar sundu." değerlendirmesinde bulundu.
Baştaş, Türk firmaların yeşil dönüşüme yaptıkları yatırımlarla önemli bir rekabet avantajı yakaladığını da ifade ederek, şunları kaydetti:
“Yeşil dönüşüm artık sektörümüz için yalnızca bir çevre politikası değil, aynı zamanda önemli bir rekabet kriteri haline geldi. Avrupa başta olmak üzere birçok pazarda enerji verimliliği yüksek, düşük karbon ayak izine sahip ve çevre dostu soğutucu akışkanlarla çalışan sistemlere yönelik talep hızla artıyor. Türk firmaları da bu dönüşüme uzun süredir yatırım yapıyor. Önümüzdeki dönemde yeşil dönüşümün ihracat üzerindeki etkisinin daha da artacağını öngörüyoruz.
'Özellikle veri merkezleri, yapay zeka uygulamalarının ve dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte çok hızlı büyüyen bir alan haline geldi. Bu tesislerde enerji verimli, hassas sıcaklık ve nem kontrolü sağlayan ileri teknoloji iklimlendirme sistemlerine yönelik talep her geçen gün artıyor. Türkiye bu dönüşümden olumlu etkilenen ülkeler arasında yer alıyor. İhracat pazarlarımızda yüksek enerji verimliliğine sahip klima sistemleri, ısı pompaları, havalandırma ekipmanları, ısı geri kazanım sistemleri, otomasyon çözümleri, endüstriyel soğutma sistemleri ve veri merkezi soğutma teknolojilerine yönelik talebin arttığını görüyoruz. Ayrıca düşük karbon salınımına sahip çevreci çözümler ve akıllı bina teknolojileri de giderek daha fazla tercih ediliyor."
Türk üreticilerinin sadece fiyat avantajıyla değil, kalite, teknoloji, AR-GE yatırımları, uluslararası standartlara uygun üretim ve sürdürülebilirlik alanındaki yetkinlikleriyle de öne çıktığını vurgulayan Baştaş, "Avrupa başta olmak üzere gelişmiş pazarlarda faaliyet gösteren birçok küresel marka Türkiye'de üretim yapıyor ya da Türk üreticilerle işbirliği gerçekleştiriyor. Bu durum sektörümüzün uluslararası güvenilirliğini de ortaya koyuyor." dedi.