Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından ‘Aile ve Nüfus On Yılı’ hedefleri kapsamında Eyüpsultan’da bulunan Tarihi Rami Kütüphanesinde Aile Festivalinin açılışı gerçekleştirildi. 9 gün boyunca devam edecek festivale Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Mustafa Demir, Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, AK Parti İstanbul Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer ve diğer davetliler katıldı.
Programın açılış konuşmalarında İstanbul Valisi Davut Gül ve AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, festival hakkındaki düşüncelerini dile getirdi.
'Bizim anılar biriktirmeye ihtiyacımız var'
Programın açılışında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ailelerin çocuklarıyla yeterli vakit geçirmelerinin önemli olduğunu söyledi.
Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, "Devlet olarak ailenin korunması ve güçlendirilmesi adına pek çok çalışmaya öncülük ediyoruz. Ancak dijitalleşmenin bu kadar arttığı bir dönemde, herkesin ekranlar üzerinden birbirleriyle sohbet ettiği bir dönemde, hepimizin teknoloji üzerinden zaman geçirdiği bir dönemde aile ve çocuklar arasında bu tür etkinliklere ihtiyaç duyduğumuzu, ekransız bir hayata, ekransız zamanlara ihtiyaç duyduğumuzu özellikle vurgulamak istiyorum. Bu kapsamda böylesine güzel bir festivalde, İstanbul gibi güzel bir şehirde, Rami Kütüphanesi'nin bu güzel bahçesinde genç yaşlı bütün aile fertlerinin birlikte güzel zaman geçireceği ve anılar biriktireceği mekânlar oluşturulmasını çok değerli buluyorum. Aslında bizim anılar biriktirmeye ihtiyacımız var. Küçükken her birimiz nenelerimizle, annelerimizle, babalarımızla geçirdiğimiz o ufacık anıları hâlâ hatırladığımızı çok net biliyoruz. Şehirler büyüdü, binalar yükseldi ancak birbirilerimizin arasında sosyalleşme, muhabbet eksildiğini üzülerek söylemek zorundayız. Bu nedenle aileyi korumak ve güçlendirmek aynı zamanda aile dostu ekosistemi de güçlendirmek demektir. Bu ortam da aile dostu ekosistemin aslında bir parçası" dedi.

'Hanelerimizin yüzde 58’inde 18 yaş altı çocuk yok'
Türkiye genelindeki hanelerin yüzde 58’inde çocuk olmadığını ve 18 yaş altı çocuk sayısının azaldığını söyleyen Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, sözlerine şöyle devam etti:
“Aileler büyük küçük burada birlikte hem zaman geçirebilecek hem de ayrı ayrı etkinlik alanlarında anneleriyle babalarıyla birlikte hem söyleşi dinleyecekler, şarkılar söyleyecekler, resim çizecekler, bir şeyleri inşa edecekler, oyun oynayacaklar ve dolayısıyla bu anıları biriktirmek ve çocuklarımıza bu anıları bırakmak çok çok değerli. Ben böylesi anlamlı bir festival öncülük eden herkese yürekten teşekkür etmek istiyorum. Zira dijitalleşiyoruz. Bunu da çok net söylemek zorundayız. Hanelerimizin yüzde 58’inde 18 yaş altı çocuk yok. Çocuk seslerinin yükseldiği, çocukların cıvıl cıvıl gülüşünün, seslerinin neşesinin donattığı ortamlara da ihtiyacımız var. İşte burası öyle bir ortam, öyle bir mekân. İnşallah bundan sonraki süreçlerde de hem sivil toplum kuruluşlarımız hem kamu kurumlarımız hem de bütün Türkiye olarak çocukların neşesini duyurmaya, daha da yükseltmeye ve onlara Türkiye Yüzyılını daha güçlü çocuklarla birlikte bırakmaya ihtiyacımız var”
'Bir zihniyet dönüşümüne ihtiyacımız var'
Programda konuşan Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan, "Bir demografik çöküşü yaşıyoruz. Bütün dünyanın yaşadığı gibi biz de yaşıyoruz. Biz biraz daha hızlı yaşadık yaşıyoruz maalesef. Mesele tabii sadece demografik çöküşümüz değil. Bu demografik çöküş bir şeyin sonucu. O da ailedeki bağların zayıflamış olması, aile kurumunun zayıflamış olması. Dolayısıyla ailenin güçlendirilmesi için yapılması gereken çok şeyler var. Bir zihniyet dönüşümüne ihtiyacımız var. Bu zihniyet dönüşümü de yeniden bireyi, aileyi ve toplumu merkezde alan bir düşünce sistematiğini gerektiriyor. Yani banane canım, kime ne, ona ne değil. Ben başka insanların dertleriyle dertlenirim. Ben bir topluluğun parçasıyım. Ben bir ailenin parçasıyım. Ben bir aile olarak bizliyim. Bizimi yeniden güçlendirmemiz ihtiyacımız var. Gençler üzerinde yaptığımız araştırmalardan şunu görüyoruz: hâlâ gençlerimiz aileye çok önem ve değer veriyorlar. Hâlâ gençlerimiz ailenin onlar için çok önemli bir dayanak olduğunun farkındalar. Onların en son güvencesi limanı olduğunu söylüyorlar" ifadelerini kullandı.