Türkgün | Gündem | Bakan Göktaş'tan dijital çağ uyarısı: Algoritmalar çocuklarımızı bizden iyi tanıyor

Bakan Göktaş'tan dijital çağ uyarısı: Algoritmalar çocuklarımızı bizden iyi tanıyor

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, dijitalleşmenin aile ve çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çekerek çocukların dijital güvenliği için İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde ortak bir mekanizma kurulmasını önerdi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, dijitalleşmenin aile ve çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çekerek çocukların dijital güvenliği için İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde ortak bir mekanizma kurulmasını önerdi.

Haberlerimizi Google'da Takip Edin
Son dakika gelişmelerinden anında haberdar olun.
Google'da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
KAYNAK: DHA

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul'da düzenlenen 42'nci İSEDAK Bakanlar Toplantısı kapsamında gerçekleştirilen panelde dijitalleşme, ekran bağımlılığı, algoritmalar ve aile kurumunun önemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Dijital içeriklerin yalnızca tüketicisi değil, üreticisi de olabileceklerini belirten Göktaş, algoritmaların çocukların, ailelerin ve kadınların lehine yönlendirilebileceğini söyledi.

"ÇOCUĞUN DÜNYASI EKRANLARLA ŞEKİLLENİYOR"

42'nci İSEDAK Bakanlar Toplantısı'nın son gününde "Dijital Çağda Değer Odaklı Politikalarla Aile Kurumunun Güçlendirilmesi" konulu Üst Düzey Panel düzenlendi. Panelin açılışında konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, dijitalleşmenin aile hayatı, çocuklar ve mahremiyet üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

Dijital çağın çocukların dünyasını doğrudan etkilediğini belirten Göktaş, şu ifadeleri kullandı:

"Her büyük dönüşüm insanlığın hayatını yeniden şekillendirdi. Matbaa bilgiyi çoğalttı, sanayi üretimi büyüttü, dijital çağ ise dönüşümü evlerimizin içine, çocuklarımızın dünyasına kadar taşıdı. Bir çocuğun dünyası artık ekranlarla şekilleniyor. Eskiden çocuklarımızı sokağın tehlikelerinden, yabancılara karşı uyarırdık. Artık o sokak, o yabancı çocuğun cebinde, yastığının altında bir ekranla odaların içine kadar uzanıyor. Artık tehlike ytabancı sokaklarda değil doğrudan evlerimizin içinde. Algoritmalar çocuklarımızı bizlerden iyi tanıyor ama onları bizim gibi sevmiyor. Bugün teknoloji şirketleri insanların dikkatini çekmek ve onları ekran başında daha uzun süre tutmak için gerçekten çok yoğun çaba sarf ediyor, adeta yarışıyor. Çocuklarımız da bu yarışmanın hedefinde. Dijitalleşme aile hayatını ve mahremiyetimizi doğrudan etkiliyor. Aynı sofrada otursak da artık ekranlardan dolayı birbirimizle muhabbet etmiyoruz. Çocuklar annelerine, babalarına soru sormaktan ziyade ellerindeki tabletlere, ekranlara, yapay zekaya doğrudan soru soruyor ve ekranlarda maalesef kusursuz hayatlarla gençlerimiz kendi hayatlarını doğrudan kıyaslıyor."

"HANELERİMİZ KÜÇÜLÜRKEN AZALAN ÇOCUK SESLERİMİZ VAR"

Aile yapısındaki değişime ve dijital çağın değerlerine değinen Göktaş, çocukların korunmasında emanet, hikmet ve sorumluluk değerlerinin önem taşıdığını belirtti.

Göktaş, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu:

"Her geçen yıl hanelerimiz küçülürken evlerde giderek azalan çocuk seslerimiz var maalesef. Bunlar birbirinden kopuk tablolar değil, aynı değişimin aslında farklı yüzleridir. Bu çağın değerlerini başkaları mı yazacak yoksa bizler mi. Bu soruya bizim medeniyetimizin söyleyecek sözü vardır. Bugün dijital hayatımıza yön veren algoritma kelimesi İslam medeniyetinin büyük alimlerinden Harezmi'nin adından geliyor. Algoritmaya adını veren medeniyetimiz değerleriyle geleceğimize de yön verebilir; çünkü bizim geleneğimiz bilgiyi ahlaktan, aklı vicdandan ayırmaz aslında. Bu anlayışı dijital çağa taşıyan üç temel değerimiz var. Emanet, hikmet ve sorumluluk. Emanet; çocuklarımız bize emanettir. Onları korumak, haklarını gözetmek ve gelişimlerini desteklemek hepimizin ortak sorumluluğudur. Hikmet; hızla değişen dünyada çocuklarımıza doğru yolu göstermek, onları bu hıza yetişmeni yetişmesini sağlamaktan da geçer. Üçüncüsü sorumluluk, teknolojiyi geliştirenler ürettikleri ürünleri çocukların hayatını nasıl etkilediğinden de sorumludur. Bakanlık olarak aileyi güçlendirmek sosyal politikalarımızın her zaman merkezinde yer almıştır. Aile bireylerinin dijital araçları doğru ve bilinçli kullanmalarına yönelik çalışmalar yürütüyoruz; çünkü dijital çağda en etkili güvenlik duvarı teknoloji değil, bilinçli birey, güçlü aile ve sorumluluk sahibi toplumdur"

ÇOCUKLARIN DİJİTAL GÜVENLİĞİ KÜRESEL GÜNDEME TAŞINDI

Türkiye'nin çocukların dijital güvenliğine yönelik uluslararası çalışmaları hakkında bilgi veren Göktaş, tecrübelerin paylaşılmasının önemine dikkat çekti.

Göktaş, Türkiye'nin bu alanda attığı adımları anlatarak şöyle konuştu:

"Bir zamanlar Bağdat'tan, Semerkant'tan, Kurtuba'dan yükselen bilgi dünyaya yol gösterirdi. Bugün aynı birikim dijital çağa da yön verebilir. Bunun yolu tecrübelerimizi paylaşmaktan geçiyor; çünkü Ankara'da geliştirilen bir uygulama aynı zamanda Cakarta'da da bir çocuğu koruyabilir. İyi uygulamalarımızı buluşturduğumuzda bir ülkenin kazanımı hepimizin ortak kazanımı olur aslında. Türkiye olarak bu yolda biz ilk adımları attık. Nisan ayında bir düzenleme hayata geçirdik, aynı zamanda uluslararası bir toplantıya ev sahipliği yaptık. Yine Birleşmiş Milletler'de (BM) Eylül ayında çocukların dijital güvenliğini küresel gündeme taşıdık. Bu yıl Cidde'de 48’inci İslam Komisyonu'nda gençlerin dijital oyunlarda ve sosyal medyada korunmasına yönelik karar tasarımız kabul edildi. Bundan da büyük memnuniyet duyuyoruz, destek veren bütün ülkelere, herkese gönülden teşekkür etmek istiyorum"

"BU ALGORİTMALARA YÖN VEREBİLİRİZ"

Ülkemizin girişimiyle İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde aile ve nüfus 10 yılı ilan edildiğini belirten Göktaş, çocukların dijital güvenliğinin sağlanması amacıyla ortak bir mekanizma kurulmasını önerdiklerini söyledi.

İslam dünyasının genç ve dinamik nüfusuyla dijital dünyada etkili olabilecek potansiyele sahip olduğunu ifade eden Göktaş, şu açıklamayı yaptı:

"Ülkemizin girişimiyle İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde ayrıca aile ve nüfus 10 yılı ilan edildi. Şimdi çocuklarımız için İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde ortak bir dijital güvenlik mekanizması kurulmasını öneriyoruz. Yaklaşık 2 milyarlık nüfusuyla, genç ve dinamik nüfus yapısıyla İslam dünyası aslında bu dünyanın kurucularından biri olacak güce de sahip. Bu potansiyelimizin farkına varmak durumundayız. Dolayısıyla dijital içerikleri sadece tüketen değil, doğrudan içerik üretebilecek bir nesne ve potansiyele de sahibiz. Algoritmaları şekillendirenler var. Biz de çocuklarımızın, ailelerimizin lehine, kadınların lehine bu algoritmalara tekrar yön verebiliriz. Bu alanda da aslında tek bir ülke çabasıyla değil, İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesindeki her bir ülkemiz aslında bu ortak sorumlulukla hareket ettiği müddetçe gerçekten hem yapay zekaya hem dijital mecralarda sadece tüketen olarak değil, doğrudan aktörü olarak yön verebileceğimize ben yürekten inanıyorum"

"GENÇ VE DİNAMİK NÜFUS YAPIMIZ VAR"

Konuşmasının son bölümünde gençlerin dijital alandaki potansiyeline dikkat çeken Bakan Göktaş, aileyi merkeze alan ve çocukların güvenliğini esas alan bir anlayışla dijital yapılara yön verilebileceğini ifade etti.

Göktaş, sözlerini şöyle tamamladı:

"Genç ve dinamik nüfus yapımız var ve gerçekten bu potansiyele sahip olan gençlerimiz var. Artık bu alanlara da öncelik vermemizin zamanının çoktan geldiğini özellikle ifade etmek istiyorum. Bir yöne giden bu dijital yapılara aileyi merkeze alan, çocuklarımızın güvenliğini esas alan bir vizyonla yön verebiliriz. Algoritmaları şekillendirenler nihayetinde yine de insanlar. Dolayısıyla bizler de bu konularda öncü olmak zorundayız"

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...