Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla Millî Savunma Bakanlığında düzenlenen törende gerçekleştirdi.

DESTAN YAZILDI
Bazı tarihlerin takvimlerde yalnızca bir günü ifade etmediğini, milletlerin hafızasına kazınarak gelecek nesillere aktarılması gereken tarihî bir emanete dönüştüğünü belirten Bakan Güler, "İşte 15 Temmuz 2016 da böylesine tarihî bir dönüm noktasıdır. 15 Temmuz gecesi asil milletimiz zorlu bir imtihandan geçmiş, devletine, demokrasisine ve bağımsızlığına sahip çıkarak tarihimizin en anlamlı destanlarından birini yazmıştır" ifadelerini kullandı. 15 Temmuz gecesi hedef alınanın yalnızca devletin anayasal düzeni olmadığını vurgulayan Güler, şöyle konuştu:
"O gece hedef alınan yalnızca devletimizin anayasal düzeni değildi. Millî irademizdi. Demokrasimizdi. Bağımsızlığımızdı. Binlerce yıllık devlet geleneğimizdi. En önemlisi de milletimizin ortak geleceğiydi. O gece tarih bir kez daha gösterdi ki milletinin desteğini arkasına alan hiçbir devlet yıkılmaz, devletine güven duyan hiçbir millet de esaret altına alınamaz."

15 Temmuz bir diriliş destanıdır
15 Temmuz'un yalnızca başarısızlığa uğratılmış bir ihanetin tarihi olmadığını ifade eden Güler, "Aynı zamanda 15 Temmuz devlet ve millet arasındaki sarsılmaz güven bağının tarihe mühür vurduğu gündür. 15 Temmuz hürriyetinden asla vazgeçmeyen bir milletin iradesidir. Sonuç olarak 15 Temmuz şehitlerimizin fedakârlığı, gazilerimizin cesareti ve asil milletimizin ortak vicdanıyla yazılmış bir diriliş destanıdır" diye konuştu.

'Türkiye Cumhuriyeti'ni yolundan döndüremeyecektir"
Milletleri güçlü kılanın yalnızca sahip oldukları imkânlar olmadığını, asıl gücün ortak hedeflerde birleşebilmek, zor zamanlarda kenetlenebilmek ve aynı istikbale birlikte yürüyebilmek olduğunu kaydeden Güler, 15 Temmuz'un bıraktığı en büyük dersin de bu olduğunu söyledi. Güler, şunları kaydetti:
“Aradan geçen bir asra rağmen bu tespit bugün de bütün yönleriyle geçerliliğini korumaktadır. Zira iç cephe milletimizin ortak vicdanıdır. Ortak tarih şuurudur. Birbirimize duyduğumuz güvendir. Aynı bayrağın gölgesinde aynı geleceğe inanabilme iradesidir. İç cephe sağlam olduğu müddetçe hiçbir tehdit, hiçbir ihanet odağı ve hiçbir karanlık yapı Türkiye Cumhuriyeti'ni yolundan döndüremeyecektir.”
"Bu anlayışla ortaya konulan Terörsüz Türkiye hedefi, yalnızca bir güvenlik politikası olarak değerlendirilmemelidir. Bu hedef evlatlarımızın geleceğe umutla baktığı, anaların gözyaşının dindiği, kardeşliğin güçlendiği, huzurun kökleştiği ve aydınlık yarınlara duyulan güvenin daha da pekiştiği güçlü bir Türkiye idealidir. Çok iyi biliyoruz ki terörün olmadığı yerde güven vardır. Güvenin olduğu yerde ise üretim, yatırım, bilim, teknoloji ve kalkınma, en önemlisi de huzur vardır."
Terörün gölgesinden tamamen arınmış bir Türkiye'nin şehitlere duyulacak vefanın en güçlü ifadesi, gazilerin fedakârlıklarına verilecek en anlamlı karşılık olacağını belirten Güler, Türkiye'nin güçlü devlet geleneği, kahraman ordusu, güvenlik güçleri, yerli ve millî savunma sanayisinde ulaştığı seviye ve her şart altında devletinin yanında duran milletiyle bölgesinde güven veren ve istikrar üreten bir ülke olduğunu söyledi.

FETÖ VURGUSU
Türkiye'nin sahip olduğu gücün temel kaynağının milletin birlik ruhu, dayanışma azmi, ortak hedefleri ve geleceğe duyduğu sarsılmaz inanç olduğunu ifade eden Güler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bağrından çıktığı milletin güvenine layık olmayı daima en büyük şeref saydığını ve tarihinin her döneminde vatanın bekası için fedakârca görev yaptığını belirtti. Türk ordusunun Malazgirt'ten Çanakkale'ye, Sakarya'dan Kıbrıs'a, terörle mücadeleden sınır ötesi harekâtlara kadar her safhada aynı ruhla mücadele ettiğini kaydeden Güler, şunları söyledi:
"Kahraman ordumuz bugün de karada, denizde, havada, uzay çalışmalarında ve siber alanda üstlendiği görevleri üstün bir başarıyla yerine getirmektedir. FETÖ başta olmak üzere devletimizin varlığına kasteden tüm yapılanmalarla mücadelemiz, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde aynı kararlılıkla sürdürülmektedir."
Güler, "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, hainlerden arındırıldıktan sonra çok daha güçlü ve daha yüksek bir operasyonel kabiliyete ulaşmış, caydırıcılığı yüksek bir güç hâline gelmiştir" ifadelerini kullandı.
‘’terörün değil huzurun yüzyılı olacaktır''
Cumhuriyetin ikinci yüzyılında hedeflerinin huzurun kalıcı olduğu, terörün tamamen gündemden çıktığı, bilim ve teknolojinin üretime yön verdiği, savunma sanayisinde öncü, ekonomide güçlü, demokrasisi kökleşmiş ve kardeşliği pekişmiş bir Türkiye olduğunu belirten Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İnanıyorum ki Türkiye Yüzyılı; ayrışmanın değil dayanışmanın, korkunun değil güvenin, umutsuzluğun değil umudun, terörün değil huzurun yüzyılı olacaktır. Bizlere düşen görev, bugün yalnızca 15 Temmuz'u anmak değildir. Asıl görevimiz o gece bizlere emanet edilen ruhu yaşatmak ve gelecek nesillere eksiksiz aktarmaktır."
Güler, konuşmasının sonunda Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere devletin bekası ve milletin istiklali uğruna mücadele eden kahramanları saygı ve minnetle andı.