Adalet Bakanı Akın Gürlek, fon soruşturmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, soruşturma kapsamında kapsamlı ve organize bir piyasa dolandırıcılığı ile suç yapılanmasının tespit edildiğini bildirdi. Soruşturmanın üst düzey finans bürokrasisine kadar uzandığını belirten Gürlek, toplam 433 şüphelinin bulunduğunu, 112 kişinin tutuklu olduğunu ve 186 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandığını söyledi. Gürlek ayrıca, yaklaşık 30 milyar lira değerindeki para, taşınmaz ve hisse senedinin vatandaşlara iade edildiğini açıkladı.
"KAPSAMLI ORGANİZE BİR SUÇ YAPILANMASI TESPİT EDİLDİ"
Adalet Bakanı Akın Gürlek, bakanlıkta düzenlediği basın açıklamasında fon soruşturmalarına ilişkin son gelişmeleri değerlendirdi.
Soruşturmaların ilk andan itibaren şeffaf şekilde yürütüldüğünü belirten Gürlek, şu ifadeleri kullandı:
"Malumunuz, son günlerde ekonomik ve finans sistemimizde tespit ettiğimiz suç yapılanmasıyla ilgili yoğun bir mücadele içerisindeyiz. Bu süreci kısaca fon soruşturmaları olarak biliyorsunuz. İlk andan itibaren şeffaf bir şekilde gündeme aldığımız bu süreçle ilgili tüm veriler toplanıyor ve gerekli işlemler yapılıyor. Milletimizin de çok yakından takip ettiği ve bildiği gibi, bu adli ve hukuki soruşturmanın hiçbir karanlık noktası kalmayacaktır. Konu milletimiz olunca bizim için akan sular durur. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu konudaki tavrımızı açıkça ortaya koymuştur; ‘Biz millete yanlış yapana, milletin malına el uzatana sahip çıkmayız.’ Fon soruşturmalarının gündeme geldiği ilk andan itibaren devletin bütün kurumları teyakkuza geçmiştir. Adli ve mali eylem planları hazırlanmış ve uygulamaya konulmuştur."
"ORGANİZE YAPININ BAĞLANTILARI ARAŞTIRILIYOR"
Soruşturmanın kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Gürlek, piyasa aktörleri üzerinden başlayan incelemelerin üst düzey finans bürokrasisine kadar uzandığını belirtti.
Gürlek, tespit edilen yapılanmanın basit bir borsa manipülasyonu ya da borsa vurgunuyla sınırlı olmadığını ifade ederek şöyle konuştu:
"Geldiğimiz noktada da aziz milletimize şunu açıklıkla ifade etmek isterim ki bu soruşturmada kapsamlı organize bir piyasa dolandırıcılığı ve suç yapısı tespit edilmiştir. Soruşturma her ne kadar piyasa aktörleri üzerinden başlamış olsa da geldiği noktada üst düzey finans bürokrasisini de kapsayan bir suç yapılanmasına şahit oluyoruz. Üst düzey denetim mekanizmalarımıza sızan şebekenin varlığı bugün itibarıyla oldukça belirgin hâle gelmiş ve sorumlular hukuk önüne bir bir çıkarılmaya başlanmıştır. Verilen ifadeler yeni şüphelileri ortaya çıkarıyor, soruşturma derinleştirilerek devam ediyor. Karşımızdaki yapının basit bir borsa manipülasyonu ya da borsa vurgunu ile sınırlı olmadığı, kapsamlı bir suç yapılanması olduğu tespit edilmiştir."
Yapılanmanın içindeki isimler arasında hiyerarşik ve sistemli iş birliğine ilişkin delillere ulaşıldığını belirten Gürlek, borsa bürokrasisi, manipülasyonları gerçekleştiren kişiler ve medya arasında kapsamlı bir iş birliği bulunduğunu gördüklerini söyledi.
Gürlek, söz konusu yapılanmanın işleyişine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu örgütsel yapının içindeki isimler arasında hiyerarşik ve sistemli bir iş birliğinin delillerine ulaştık. Borsa bürokrasisi, manipülasyonları yapanlar ve medya arasında kapsamlı bir iş birliği yapıldığını görüyoruz. Parayı kontrol eden mekanizmanın içindeki isimler, rüşvet çarkını kurarak üzerlerindeki denetim mekanizmalarını etkisiz hale getirmişlerdir. Bu şebekenin amacı, bazı hisseler üzerinde oynayarak piyasadaki likiditeyi toplamak ve piyasayı ele geçirmektir. Bu şekilde kartelleşerek ekonomimize zarar vermişlerdir. Bu örgütsel yapı içerisinde söz konusu eylemlere katılarak servet elde edenlerin tümü hakkında yasal işlem yapılmıştır. Yürütülen soruşturmalar, yalnızca finansal piyasalardaki usulsüzlüklerle sınırlı değildir. Finansal sistemin altyapısına ve bürokrasinin üst kademelerine kadar uzandığı tespit edilen organize bir yapının bütün bağlantıları araştırılmaktadır."
433 ŞÜPHELİ BULUNUYOR: 112 KİŞİ TUTUKLU
Soruşturmanın elde edilen deliller doğrultusunda titizlikle sürdürüldüğünü vurgulayan Gürlek, sürece ilişkin güncel rakamları da paylaştı.
Fon piyasasındaki suç yapılanmasıyla bağlantılı olduğu değerlendirilen bürokratik isimler, gerçek ve tüzel kişiler ile siyasi profiller hakkında yasal işlemlerin yapıldığını ve işlemlerin sürdüğünü belirten Gürlek, ilgili kurumların denetimlerini, cumhuriyet başsavcılıklarının ise adli soruşturmalarını bağımsız şekilde yürüttüğünü kaydetti.
Bakan Gürlek, soruşturmadaki şüpheli ve adli kontrol sayılarına ilişkin şu bilgileri verdi:
"Milletimiz her fırsatta açık ve şeffaf şekilde bilgilendirilecektir. Bu süreçte geldiğimiz nokta itibarıyla fon piyasamızda suç yapılanmasına iltisak etmiş en üst düzeyden en alt düzeye kadar bürokratik isimler, gerçek ve tüzel kişiler, siyasi profiller hakkında yasal işlemler yapılmış ve yapılmaktadır. İlgili kurumlarımız denetimlerini titizlikle sürdürüyor. Cumhuriyet başsavcılıklarımız da adli soruşturmaları bağımsız biçimde yürütüyor. Soruşturmanın geldiği noktada 433 şüpheli şahıs bulunmaktadır. 112 kişi tutuklu olup 186 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmaktadır. 38 şahıs ise firaridir. 359 gerçek kişi ve 111 tüzel kişinin mal varlıklarına ve banka hesaplarına bloke ve tedbir işlemleri uygulanmıştır."
30 MİLYAR LİRALIK PARA, TAŞINMAZ VE HİSSE İADE EDİLDİ
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki Fon Koordinasyon Kurulu toplantısının 8'inci kez gerçekleştirildiğini belirten Gürlek, kurulun meselenin ekonomik ve idari boyutunu takip ettiğini ifade etti.
Mal varlıklarının korunması, para hareketlerinin ortaya çıkarılması ve mali bağlantıların tespiti için tedbirlerin sürdüğünü aktaran Gürlek, iade süreçlerinin de adli makamlar tarafından takip edildiğini söyledi.

Vatandaşların birikimlerine yeniden kavuşmasının sürecin en önemli boyutlarından biri olduğunu vurgulayan Gürlek, yaklaşık 30 milyar lira değerinde para, taşınmaz ve hisse senedinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu bünyesinde kurulan gönüllü iade hesabı kapsamında iade edildiğini açıkladı.
Gürlek, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında çalışmaları yürütülen Fon Koordinasyon Kurulu ve ilgili kurumlarımızın ortak çalışmaları ışığında tüm karanlık noktalar aydınlatılacaktır. Bu kapsamda mal varlıklarının korunması, para hareketlerinin ortaya çıkarılması ve mali bağlantıların tespiti için tedbirler alınmaya devam ediliyor, iade süreçleri de adli makamlarımız tarafından takip ediliyor. Yani çözümler sırasıyla hızlıca gündeme alınmıştır. Bizim için bu sürecin en önemli boyutlarından biri, vatandaşlarımızın birikimlerine yeniden kavuşmasıdır. Bu doğrultuda, soruşturmalarla birlikte fonların tasfiyesine ve vatandaşlarımıza yapılacak ödemelere ilişkin çalışmalar da sürdürülmektedir. Yaklaşık 30 milyar Türk lirası değerinde para, taşınmaz ve hisse senedi, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu bünyesinde kurulan gönüllü iade hesabı kapsamında iade edilmiştir. Bu suç yapılanmasının yurt dışına çıkardığı paralar mutlaka milli ekonomimize kazandırılacaktır. Tasfiye işlemleri hızla sürdürülmektedir. Süreci tamamlanan fonlarda vatandaşlarımıza ödemeleri yapılmış olup diğer fonlarda da işlemler ilerledikçe ödemelere devam edilecektir."
"MİLLETİN PARASINI KORURKEN HUKUKUNU DA KORUYACAĞIZ"
Finans piyasalarının güvenliğinin korunmasına önem verdiklerini belirten Bakan Gürlek, hukuka uygun çalışan şirketlerle suç şüphesi altındaki işlemlerin birbirine karıştırılmaması gerektiğini vurguladı.
Vatandaşların ticari itibarının mesnetsiz iddialarla hedef alınamayacağını ifade eden Gürlek, masumiyet karinesinin gözetileceğini belirterek şöyle konuştu:
"Burada bir hususun da altını çizmek istiyorum. Aziz vatandaşlarımız şunu bilmelidir; ekonomimizin gözbebeği finans piyasalarımızın bu süreçten olumsuz etkilenmemesi için yoğun bir çaba harcıyoruz. Hukuka uygun çalışan şirketlerle suç şüphesi altındaki işlemler birbirine karıştırılamaz. Vatandaşımızın ticari itibarı, mesnetsiz iddialarla hedef alınamaz. Türkiye Yüzyılı’nın lokomotifi ekonomik sistemimizin güvenli ortamını korumak, dedikodular ve manipülasyonlarla finans yapımıza zarar verilmemesini sağlamak önceliğimizdir. Milletin parasını korurken milletin hukukunu da koruyacağız. Suç işlediği kesinleşen kişi hesabını verecek; hakkında hüküm bulunmayan insanın masumiyet karinesi de gözetilecek. Hukuk devletinin ölçüsü budur."
Eleştirilere kulak verdiklerini ve vatandaşların sorularından rahatsız olmadıklarını kaydeden Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu konudaki yaklaşımına da değindi.
Gürlek, açıklamasının devamında muhalefete yönelik değerlendirmelerde bulunarak şunları söyledi:
"Eleştiriye elbette kulak veririz. Vatandaşımızın sorusundan rahatsız olmayız. Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi, soran, sorgulayan, yanlışa yanlış diyen vatandaşlarımızın sözünü önemseriz. Bir kısım muhalefetin bu adli vakayı politik çıkarlara çevirmek için şark kurnazlığıyla ele alması da ayrı bir garabet yansımasıdır. Yakın coğrafyamızda huzur ve güvenin adası olan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Terörsüz Türkiye yolunda açtığı çağın ve bölgesel savunma gücünün etkinliğinden rahatsız olan yapıların, onların aparatlarının kara propagandalarının da farkındayız. Milletimiz müsterih olsun, devletimiz ve kurumlarımız güçlüdür ve bu sorunu da halledip Türkiye düşmanlarının ellerini boşa çıkaracağız"
"UCU NEREYE GİDERSE GİTSİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ"
Fon soruşturmalarının kararlılıkla sürdürüleceğini vurgulayan Adalet Bakanı Akın Gürlek, sorumluluğu bulunan herkesin yargı önünde hesap vermesini sağlayacaklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sözlerine de atıfta bulunan Gürlek, soruşturmanın hiçbir baskı ve manipülasyondan etkilenmeden devam edeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Aziz milletimiz şundan emin olsun ki Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde suç ve suçluyla mücadele kararlılığımı, fon soruşturmaları konusunda da sonuna kadar hesap sorma ciddiyetimi hiçbir güç, hiçbir manipülasyon ve hiçbir muhalif yapının karalama politikaları karşısında test ettirmeyeceğim. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Allah’ın izniyle ne bu camianın ne de bu milletin başını öne eğdirmedik, bundan sonra da asla eğdirmeyeceğiz’ şeklinde ifade ettiği sözü bizim sarsılmaz irademizdir. Her zaman ifade ettiğim gibi, ucu nereye kadar giderse gitsin biz bunun peşini bırakmayacağız. Aynı zamanda sürece cerrah titizliğiyle vaziyet edecek, milletimizin çıkarını her türlü hesabın üzerinde tutmaya devam edeceğiz. Yargının yolunu kanun belirler, kararını delil şekillendirir. Bu süreçte ölçümüzü kaybetmeyecek, sorumluluğumuzdan da geri durmayacağız. Milletimizin hesabını millet düşmanlarından soracağız. Aziz milletimiz müsterih olsun. Bu soruşturma bizim için faili meçhul bir mesele değildir. Suça konu eylemler ve bu eylemlerle bağlantılı şüpheliler somut delillerle ortaya konulmuştur. Sorumluluğu bulunan herkesin yargı önünde hesap vermesini sağlayacağız. Vatandaşlarımız bizi takip etsin ve gelişmeleri anbean devletin kurumlarından almaya devam etsin”