Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı. Tekin, mesajında 30 Ağustos 1922 sabahını hatırlatarak, Anadolu’nun dört bir yanından aynı istikamete yürüyen gençlere, evlatlarını cepheye uğurlayan annelere ve aynı vatanın sorumluluğunu omuzlayan insanlara vurgu yaptı.
Dumlupınar’da kazanılan büyük zaferin üzerinden 104 yıl geçtiğini belirten Tekin, Milli Mücadele’nin yalnızca askeri bir başarı olmadığını, aynı zamanda millet olmanın köklü bir hakikatini ortaya koyduğunu ifade etti.
“Bir milletin kuvveti birbirine benzemesinden doğmaz”
Tekin, milletin gücünün mensuplarının birbirine benzemesinden değil, birbirlerinin kaderini kendi kaderlerinden ayrı görmemesinden kaynaklandığını belirtti.
Bakan Tekin, mesajında şu ifadeleri kullandı:
“30 Ağustos 1922 sabahını düşündüğümüzde gözümüzün önüne Anadolu’nun dört bir yanındaki şehirlerden, köylerden, hanelerden çıkıp aynı istikamete yürüyen gençler gelir. Evladını cepheye uğurlarken duasını da evladının ardına katan anneler gelir. Birbirini hiç tanımayan fakat aynı vatanın mesuliyetini omuzlarında taşıyan insanlar gelir.”
Dumlupınar’da kazanılan büyük zaferin üzerinden 104 yıl geçtiğini anımsatan Tekin, şöyle devam etti:
“Bugünden o günlere baktığımızda askeri bir muvaffakiyetin yanında millet olmanın çok köklü bir hakikatini de görüyoruz: Bir milletin kuvveti, mensuplarının birbirine benzemesinden doğmaz, birbirinin kaderini kendi kaderinden ayrı görmemesinden doğar. Milli Mücadele’yi zafere ulaştıran müşterek ruhun mayasında bu anlayış vardır.”
“Vatanın insanları arasındaki bağı korumak büyük bir mesuliyettir”
Vatanı korumak kadar vatanın insanları arasındaki bağı korumanın da önemli bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Tekin, Türkiye’nin uzun yıllar terörün açtığı yaralarla sınandığını belirtti.
Şehitler verildiğini, annelerin gözyaşı döktüğünü ve ocaklara ateş düştüğünü ifade eden Tekin, terörü ülkenin bütünlüğüne ve milletin birlikteliğine yönelik karanlık zihniyetin tezahürlerinden biri olarak değerlendirdi.
Tekin, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Milletimiz uzun yıllar boyunca terörün açtığı yaralarla sınandı. Evlatlarımızı şehit verdik, annelerimiz gözyaşı döktü, ocaklarımıza ateş düştü. Dün Dumlupınar’da vatan toprağımızı hedef alan işgal zihniyeti, bugün karşımıza başka biçimlerde çıkıyor. Terör de ülkemizin bütünlüğüne göz diken, milletimizin arasına sınırlar ve mesafeler koymayı amaçlayan bu karanlık zihniyetin tezahürlerinden biridir. Milletimizin feraseti, devletimizin kararlılığı ve asırlardır bizi bir arada tutan kardeşlik hukuku bu hesabı boşa çıkarmıştır.”

“Geçmişimizin hiçbir acısını unutmayacağız”
Bugün milli dayanışmayı ve toplumsal bütünlüğü güçlendirmek adına önemli bir imkan bulunduğunu belirten Tekin, yıllar boyunca yaşanan acıların unutulmaması gerektiğini vurguladı.
Tekin, devletin ortaya koyduğu iradenin, çocuklara bırakılacak Türkiye üzerine yeniden ve daha güçlü biçimde düşünmeyi gerektirdiğini belirterek, şehitlerin hatırasının daima yaşatılacağını söyledi.
“Geçmişimizin hiçbir acısını unutmayacağız. Aziz şehitlerimizin hatırasını daima başımızın üzerinde taşıyacağız. Milletimizin terörle mücadelede ödediği bedelleri evlatlarımıza aktaracağız.” diyen Tekin, hafızayı korurken kardeşliği büyütmenin önemine dikkat çekti.
Tekin, yaşanan acılardan yeni ayrılıklar üretmek yerine müşterek geleceğin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, vatan sevgisinin yalnızca toprağa duyulan sevgiden ibaret olmadığını ifade etti.
“Zira vatanı sevmek, o vatanın toprağına duyulan muhabbet kadar üzerinde birlikte yaşadığımız insanların hukukunu kendi hukukumuz kadar aziz bilmeyi de gerektirir.” ifadelerini kullandı.
Çocuklara 30 Ağustos’un ruhu anlatılacak
Bakan Tekin, çocuklara 30 Ağustos’u anlatırken yalnızca zaferin tarihinin değil, bu zaferi mümkün kılan insanlık halinin de aktarılması gerektiğini belirtti.
Milletin en zor zamanında nasıl birbirine yaslandığının, ortak bir emanet karşısında nasıl kenetlendiğinin ve vatanın herhangi bir evladının derdini nasıl kendi derdi bildiğinin çocuklara öğretilmesi gerektiğini vurguladı.
“Maarif anlayışımız mesuliyet şuurundan besleniyor”
Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında eğitimi, insanın kendisine, ailesine, milletine ve bütün insanlığa karşı taşıdığı sorumluluğun farkına vardığı bir terbiye süreci olarak ele aldıklarını bildirdi.
Maarif anlayışının merkezindeki insan tasavvurunun da bu sorumluluk bilincinden beslendiğini belirten Tekin, çocukların kendi tarihini bilen, vatanını seven, milletine aidiyet hisseden ve birlikte yaşadığı insanların haysiyetini, hakkını ve hukukunu gözeten şahsiyetler olarak yetişmesini istediklerini ifade etti.
Tekin, şöyle devam etti:
“Bizim için milli şuur, insanı kendi toplumuna karşı daha mesul kılan bir ahlakın adıdır. Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miraslardan biri, birbirinden kopmayan, birbirinden vazgeçmeyen ve hiçbir ferdini müşterek geleceğinin dışında bırakmayan bir Türkiye’dir.”
“Emanet bugün bizim ellerimizdedir”
Dumlupınar’da 104 yıl önce omuz omuza verilen mücadelenin bugün yeni nesillere emanet olduğunu belirten Tekin, bu mirasın birlik, kardeşlik ve huzur içerisinde geleceğe taşınması gerektiğini vurguladı.
Bakan Tekin, mesajının sonunda şu ifadeleri kullandı:
“104 yıl önce Dumlupınar’da omuz omuza verilen mücadelenin emaneti bugün bizim ellerimizdedir. Bize düşen, bu emaneti birbirimizin hukukunu koruyarak, kardeşliğimizi tahkim ederek ve çocuklarımızın geleceğini huzur içinde kurarak taşımaktır.”
Tekin, başta Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Milli Mücadele’nin bütün kahramanlarını, vatan uğruna hayatını feda eden aziz şehitleri ve kahraman gazileri rahmet, minnet ve şükranla yad ederek 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutladı.