Türkgün | Gündem | Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Savaş bölgemize yayılmamalı, bir an önce çözülmeli"

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Savaş bölgemize yayılmamalı, bir an önce çözülmeli"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı'nda konuştu. Erdoğan "Ülkemize gelen balistik unsurlar etkisiz hale getirildi. Gerekli uyarılar İran tarafına çok net şekilde iletildi. Tansiyonun düşmesi için, diplomasiyi önceleyen tavrımızı koruyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı'nda konuştu. Erdoğan "Ülkemize gelen balistik unsurlar etkisiz hale getirildi. Gerekli uyarılar İran tarafına çok net şekilde iletildi. Tansiyonun düşmesi için, diplomasiyi önceleyen tavrımızı koruyoruz" dedi.

MUHABİR: Eylül Şahin

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı'nda açıklamalarda bulundu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçen hafta ve bugün ülkemize gelen balistik unsurlar vakitlice etkisiz hale getirildi. Gerekli uyarılar İran'a iletilmiştir. Tansiyonun düşürülmesi, akan kanın durdurulması ve diyalog kapısının açılması için yoğun gayret gösterdik ve bu tutumumuzu halen koruyoruz" ifadelerine yer verdi.

Erdoğan, "Bölgesel istikrarı tehdit eden, geleceğimizi tehdit eden her soruna onurlu bir çözüm yolunun bulunabileceğine inanıyoruz. Yeni müzakere süreci mümkündür. Nerede olursa olsun adil bir barışın kaybedeninin olmayacağına inanıyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması şu şekilde:

Bu rahmet mevsiminde bizleri bir araya getiren AK Parti Dış İlişkiler Başbakanlığımızı tebrik ediyorum. Bu mübarek günlerin Filistinli kardeşlerimiz başta olmak üzere huzura hasret tüm coğrafyalarda barışa vesile olmasını ve çölleşmiş gönülleri rahmet bulutları ile yeşertmesini temenni ediyorum. Ramazan'ın derin mesajlarına daha çok ihtiyaç duyduğumuz, barış ve dayanışma çağrılarına daha çok kulak vermemiz gereken bir dönemdeyiz.

"İSRAİL, 2 DEVLETLİ ÇÖZÜM YOLUNU DİNAMİTLİYOR"

Bu dostluk ve kardeşlik sofrasında iftarımızı ederken, bölgemizde ve dünyada son derece vahim hadiseler vuku buluyor. Gazze'de 12 Ekimde imzalana mutabakata rağmen insani trajedi devam ediyor. İnsani yardım girişlerinde sıkıntılar yaşanırken, İsrail saldırıları ile Gazze halkını terörize ediyor. Son 5 ayda 640'ın üzerinde Gazzeli, İsrail saldırılarında şehit oldu, 2000'e yakın insan yaralandı. İsrail hükümetinin işgal ve istila politikasından Batı Şeria da payını alıyor. 7 Ekim 2013'ten bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te bin 120'den fazla Filistinli katledildi, 12 bine yakın Filisitinli yaralandı. Batı Şeria'da infazlar, işgaller ve zorla yerinden edilmeler artıyor. İsrail, uluslararası toplumun Gazze'den başka bir tarafa kaymasını fırsat bilerek 2 devletli çözüm yolunu dinamitliyor. 10 Ekimde imzalanan deklarasyondan bu yana hukuk dışı ve yayılmacı politikalarla barıştan yana olmadığını bir kez daha gösterdi. Türkiye dün olduğu gibi bugün de kardeş Filistin halkının yanındadır. Maddi manevi desteğini vermeye devam edecektir. 

Tüm bunlara 28 Şubat itibarıyla İran'a yönelik saldırılar eklendi. Bu saldırılarda 300'ü aşkın çocuğun da olduğu 1500'e yakın İranlı hayatını kaybetti. İran kaynaklı füze ve dron saldırılarına paralel olarak gerilim tırmandı. Kısa sürede tüm bölgenin istikrarını tehdit eder boyuta ulaştı.

“Adil bir barışın kaybedeninin olmayacağına inanıyoruz”

Türkiye olarak biz bölgemizin aynı acıların tekrar yaşanmasını istemiyoruz. Orta Doğu coğrafyasının yeniden ameliyata alınmasını kabul etmiyoruz. Türkiye'nin dış politikası salt çıkar odaklı değil aynı zamanda değer odaklıdır. Adil bir barışın kaybedeninin olmayacağına inanıyoruz. 5. yılına giren Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesini savunduk. Bugün de aynı şekilde tavrımızı ortaya koyduk. Hava saldırılarının İran'ın egemenliğini tehdit ettiğini açıkça söyledik. İran'ın kardeş ülkeleri hedef alan saldırıları desteklemediğimizi, bunun işe yaramayacağını açık açık dile getirdik.

Ülkemize gelen balistik unsurlar etkisiz hale getirildi. Gerekli uyarılar İran tarafına çok net şekilde iletildi. Tansiyonun düşmesi için, diplomasiyi önceleyen tavrımızı koruyoruz. Geleceğimizi tehdit eden her soruna onurlu bir çözüm bulunabileceğine inanıyoruz. Yeni bir çözüm yolu mümkündür ve olmalıdır. Savaşın daha fazla yayılmadan bir an önce soa ermesinin altını çiziyorum. Bizler bu coğrafyada barış ve refah iklimini yeniden tesis etmekte kararlıyız. Elbette bu mücadelede başta bölge ülkeleri olmak üzere herkesin yapıcı rolüne ihtiyaç var. 

Altyapımıza yaptığımız dev yatırımlar sayesinde Avrupa ile Asya arasında çok modlu koridorlar inşa ettik. Havalimanları ve köprüler gibi mega projeler hayata geçirdik. Stratejik önemi bugünlerde daha iyi anlaşılan Kalkınma Yolu projesi bu girişimlerin tamamlayıcısıdır. Kalkınma Yolu sayesinde daha geniş coğrafyayı birbirine bağlama imkanı bulacağız.

Geriden bıraktığımız çeyrek asırda nice badireleri atlattık. Çok zorluklar çektik ama hedeflerimizden hiçbir zaman kopmadık. Şüphesiz bizden desteğini esirgemeyen aziz milletimizin yıkılmaz iradesi belirleyici oldu. Milletimizden aldığımızdan güçle yola devam ediyoruz. Bugün Türkiye konumunu her geçen gün sağlamlaştırıyor.

Savunma sanayiindeki geldiğimiz nokta birçok ülkenin güvenliğini teminat altına alan sarsılmaz bir sütun işlevi görüyor. 2026 senesi diplomaside ev sahibi olacağımız bir yıldır. TDT Zirvesini ülkemizde gerçekleştireceğiz. COP 31 zirvesini Türkiye'de düzenleyeceğiz. Sıfır Atık hareketi benimsenen bir dönüşüme ilham veriyor.

KÜRESEL GIDA GÜVENLİĞİ

Gıda ve Tarım Örgütü başta olmak üzere BM kuruluşlarıyla yakın eş güdüm içinde bu sorunun çözümü için aktif politika yürütüyoruz. Küresel gıda güvenliğine yönelik güçlü taahhüdümüzün neticesi olarak Mehdi Eker'i Gıda ve Tarım Teşkilatı Genel Direktörlüğü için aday gösterme kararı aldık.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...