Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yeni bir operasyon gerçekleştirildi. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla 12 Eylül 2026 tarihinde 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Operasyonda 11 şüpheli gözaltına alındı. İfade işlemleri tamamlanan şüphelilerden Gökcan Mert, Ahmet Badatlı, Osman Nuri Gürbüz ve Hüseyin Üzüm hakkında Sulh Ceza Hakimliğince tutuklama kararı verildi. Şüpheli Berfin Kur hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi. Diğer şüphelilerin işlemlerinin devam ettiği bildirildi.
Gülistan Doku soruşturmasında operasyonun ayrıntıları
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca Gülistan Doku hakkında yürütülen soruşturma kapsamında, dönemin Tunceli AFAD İl Müdürü Cem Erdoğan'ın olay yerindeki yönlendirmeleri, Gülistan Doku'ya ait olduğu değerlendirilen telefonun teslim süreci, olay tarihindeki personel görevlendirmeleri ve şüpheli veya ilgili kişiler arasındaki HTS irtibatlarına ilişkin tespitler elde edildi.
Bu kapsamda Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının değerlendirmeleri sonucunda AFAD Müdürü, 10 emniyet personeli ve 1 diş hekimi asistanı hakkında 12 Eylül 2026 tarihinde 6 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.
Cem Erdoğan hakkında soruşturma dosyasındaki tespitler
Dönemin Tunceli AFAD İl Müdürü Cem Erdoğan hakkında yapılan incelemede, şüpheliler Necmi Acar, Gürkan Gürdal ve Vahit İlgör'ün beyanları dikkate alındı.
Necmi Acar'ın 30 Temmuz 2026 tarihinde alınan savcılık ifadesinde özetle, Gülistan Doku'nun kaybolduğu tarihte dönemin Tunceli AFAD Müdürü olan Cem isimli kişinin grup amir vekili olması nedeniyle kendisine ulaştığı ve bir boğulma vakası olduğunu söylediği belirtildi.
Acar, resmi talebin kendilerine iletilmesinin ardından Tunceli'ye vardıklarını, Sarısaltuk Viyadüğü civarına geldiklerini ve ilk olarak arama faaliyetine başladıkları yerin AFAD Müdürünün kendilerine köprü üstünden taş atarak gösterdiği yer olduğunu ifade etti. Acar, ilk hedefin burası olması nedeniyle aramaya bu noktadan başladıklarını ancak sistemli bir arama yapmadıklarını beyan etti.
Gürkan Gürdal'ın 29 Ağustos 2026 tarihinde alınan kolluk ifadesinde ise olay yerine geldiklerinde arama faaliyeti için hazırlık yaptıkları sırada, AFAD Müdürü Cem olarak bildiği kişinin ekibe talimat verdiği aktarıldı.
Gürdal, Vali Bey'in aramanın yapılacağı yer olarak köprü üzerinden eliyle işaret ettiği bölgenin aranması talimatının verildiğini, telefon sinyalinin tam bu bölgede kesildiğinin söylendiğini belirtti. Gürdal ayrıca dalışın ardından sudan çıktığında AFAD İl Müdürüne, "Şahıs burada olsa biz bunu bulurduk" diyerek Gülistan Doku'nun burada olmadığı kanaatini belirttiğini ifade etti.
Vahit İlgör de 29 Ağustos 2026 tarihinde alınan kolluk ifadesinde, kendisini yapacakları dalışla ilgili yönlendiren kişinin grup amiri Necmi Acar olduğunu söyledi. İlgör, Necmi Acar'a da bölgeyi gösteren kişinin AFAD İl Müdürü Cem olarak bildiği kişi ve emniyetten ismini bilmediği görevliler olduğunu belirtti.
İlgör, kendilerine özellikle yer gösteren kişinin Cem Müdür olduğunu, Sarısaltuk Viyadüğü üzerinde taş atılarak bölgenin gösterildiğini ancak taşı kimin attığını bilmediğini ve ekip olarak Sarısaltuk Viyadüğü'nde arama yapmaları için dönemin AFAD Müdürü Cem'in kendilerini yönlendirdiğini beyan etti.
Cem Erdoğan'ın HTS kayıtları incelendi
Cem Erdoğan'ın kullanmakta olduğu değerlendirilen GSM hatları ile soruşturma dosyasında temin edilen kişilerin HTS kayıtları da incelendi.
İncelemelerde Erdoğan'ın Tuncay Sonel özel kalem ile 7, Necmi Acar ile 14, Cemal Akdoğan ile 713, Şükrü Eroğlu ile 133, Cem Tekinoğlu ile 51, Tuncay Sonel ile 28, Özgür Kılıç ile 9 ve Çağdaş Özdemir ile 40 kez iletişim kurduğu tespit edildi. Erdoğan'ın ayrıca Ferhat Atılgan, Ferhat Güven ve Şara Gülbahar ile de irtibatının bulunduğu belirlendi.
10 emniyet personeli hakkında inceleme
Soruşturma kapsamında olay tarihinde Tunceli Emniyet Müdürlüğünde görev yapan emniyet personeli hakkında da inceleme gerçekleştirildi.
Ertuğrul Tahir Ay: Olay tarihinde Tunceli Emniyet Müdürlüğü Özel Harekât Şube Müdürlüğü Operasyon Birlik Amirliğinde görevli, halen emekli polis memuru Ertuğrul Tahir Ay'ın, Zeinal Abakarov'un 27 Şubat 2020 tarihli telefon teslim tutanağında telefonu teslim eden kişi olarak imzasının bulunduğu tespit edildi.
Ay'ın, Tunceli kadrosundan Antalya'ya dış görevlendirmeyle giden personelin değişimini sağlayarak 29 Şubat 2020-2 Mart 2020 tarihleri arasında görev yaptığı belirlendi.
Ay'ın kullandığı değerlendirilen GSM hatları ile soruşturma dosyasında temin edilen kişilerin HTS kayıtlarının incelenmesinde Engin Yücer ile 16, Cemal Akdoğan ile 8, Şükrü Eroğlu ile 41, Ertuğrul Arslan ile 51, Süleyman Önal ile 6, Rıdvan Kayan ile 4, Abdullah Şükrü Erol ile 22, Osman Küçükoğlu'na ait dört farklı telefon numarasıyla 272 ve Okan Yarıcı ile 1 kez irtibat kurduğu belirlendi.
Gökcan Mert: Olay tarihinde Tunceli Emniyet Müdürlüğü Özel Harekât Şube Müdürlüğü Operasyon Birlik Amirliğinde görevli polis memuru Gökcan Mert'in, Tunceli kadrosundan Antalya'ya dış görevlendirmeyle giden personelin değişimini sağlayarak 29 Şubat 2020-2 Mart 2020 tarihleri arasında görev yaptığı tespit edildi.
Gökcan Mert ismiyle beyan edilen GSM hatları ile soruşturma kapsamında temin edilen kişilerin HTS kayıtlarının incelenmesinde Cemal Akdoğan isimli şahısla aralarında arama kaydı bulunduğu belirlendi.
Hüseyin Üzüm: Olay tarihinde Tunceli Emniyet Müdürlüğü Özel Harekât Şube Müdürlüğü Operasyon Birlik Amirliğinde görevli polis memuru Hüseyin Üzüm'ün, Tunceli kadrosundan Antalya'ya dış görevlendirmeyle giden personelin değişimini sağlayarak 29 Şubat 2020-2 Mart 2020 tarihleri arasında görev yaptığı tespit edildi.
Üzüm'ün bildirdiği GSM hattı ile soruşturma dosyasında temin edilen kişilerin HTS kayıtlarının incelenmesinde Engin Yücer, Şükrü Eroğlu, Süleyman Önal, Ferhat Atılgan ve Evrim Büyükeren ile irtibatının bulunduğu belirlendi.
Ahmet Badatlı: Olay tarihinde Tunceli Emniyet Müdürlüğü Özel Harekât Şube Müdürlüğü Operasyon Birlik Amirliğinde görevli polis memuru Ahmet Badatlı'nın, Tunceli kadrosundan Antalya'ya dış görevlendirmeyle giden personelin değişimini sağlayarak 29 Şubat 2020-13 Mart 2020 tarihleri arasında görev yaptığı tespit edildi.
Badatlı'nın alınan HTS kayıtlarında Engin Yücer ile sık görüşme kaydının bulunduğu belirlendi.
Osman Nuri Gürbüz: Olay tarihinde Tunceli Emniyet Müdürlüğü Özel Harekât Şube Müdürlüğü Operasyon Birlik Amirliğinde görevli polis memuru Osman Nuri Gürbüz'ün, Tunceli kadrosundan Antalya'ya dış görevlendirmeyle giden personelin değişimini sağlayarak 29 Şubat 2020-13 Mart 2020 tarihleri arasında görev yaptığı tespit edildi.
Gürbüz'ün alınan HTS kayıtlarında Süleyman Önal ile görüşme kaydının bulunduğu belirlendi.
Ahmet Bozdemir: Olay tarihinde Tunceli Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memuru Ahmet Bozdemir'in, Zeinal Abakarov'un telefonu hakkında düzenlenen 27 Şubat 2020 tarihli teslim tutanağında imzasının bulunduğu tespit edildi.
Bozdemir'in T.C. kimlik numarası bilgisiyle beyan edilen tüm GSM hatları ile soruşturma dosyası kapsamında temin edilen kişilerin HTS kayıtlarının incelenmesinde Engin Yücer ile irtibatının bulunduğu belirlendi.
Okan Koçtepe: Olay tarihinde Tunceli Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memuru Okan Koçtepe'nin, Zeinal Abakarov'un telefonu hakkında düzenlenen 27 Şubat 2020 tarihli teslim tutanağında imzasının bulunduğu tespit edildi.
Koçtepe'nin T.C. kimlik numarası bilgisiyle beyan edilen tüm GSM hatları ile soruşturma dosyası kapsamında temin edilen kişilerin HTS kayıtlarının incelenmesinde herhangi bir irtibat kaydına rastlanılmadı.
Hakan Yıldız: Olay tarihinde Tunceli Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memuru Hakan Yıldız'ın, Zeinal Abakarov'un telefonu hakkında düzenlenen 27 Şubat 2020 tarihli teslim tutanağında imzasının bulunduğu tespit edildi.
Yıldız'ın T.C. kimlik numarası bilgisiyle beyan edilen tüm GSM hatları ile soruşturma dosyası kapsamında temin edilen kişilerin HTS kayıtlarının incelenmesinde herhangi bir irtibat kaydına rastlanılmadı.
Başkomiser Hakan Hacırüstemoğlu: Olay tarihinde Tunceli Emniyet Müdürlüğünde görevli Başkomiser Hakan Hacırüstemoğlu'nun, Zeinal Abakarov'un telefonu hakkında düzenlenen 27 Şubat 2020 tarihli teslim tutanağında imzasının bulunduğu tespit edildi.
Hacırüstemoğlu'nun T.C. kimlik numarası bilgisiyle beyan edilen tüm GSM hatları ile soruşturma dosyası kapsamında temin edilen kişilerin HTS kayıtlarının incelenmesinde Engin Yücer ile irtibat kaydının bulunduğu belirlendi.
Başkomiser Emre Bahçe: Olay tarihinde Tunceli Emniyet Müdürlüğünde görevli Başkomiser Emre Bahçe'nin, Zeinal Abakarov'un telefonu hakkında düzenlenen 27 Şubat 2020 tarihli teslim tutanağında imzasının bulunduğu tespit edildi.
Bahçe'nin T.C. kimlik numarası bilgisiyle beyan edilen tüm GSM hatları ile soruşturma dosyası kapsamında temin edilen kişilerin HTS kayıtlarının incelenmesinde herhangi bir irtibat kaydının bulunmadığı belirlendi.
Diş hekimi asistanı Berfin Kur hakkında inceleme
Olay tarihinde diş hekimi asistanı olarak görev yapan Berfin Kur hakkında yapılan incelemede ise 5 Ocak 2020 tarihinde Şara Gülbahar, Perihan Benzer, Mesut Zafer Kılınç ve Fatih Özmen isimli kişilerle irtibatının bulunduğu tespit edildi.
Soruşturma dosyasında Şara Gülbahar'ın Umut Altaş'ın sevgilisi, Perihan Benzer ile Fatih Özmen'in ise tutuklu şüpheli olduğu belirtildi.
Berfin Kur'un ayrıca Mesut Zafer Kılınç isimli şahısla birlikte otel kayıtlarının bulunduğu tespit edildi.
11 şüpheli gözaltına alındı
Yapılan incelemelerin ardından, olay tarihinde Tunceli Emniyet Müdürlüğü Özel Harekât Şube Müdürlüğü Operasyon Birlik Amirliğinde görevli olan halen emekli polis memuru Ertuğrul Tahir Ay, polis memurları Gökcan Mert, Hüseyin Üzüm, Ahmet Badatlı, Osman Nuri Gürbüz, Tunceli Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memurları Ahmet Bozdemir, Okan Koçtepe ve Hakan Yıldız ile Başkomiserler Hakan Hacırüstemoğlu ve Emre Bahçe ile diş hekimi asistanı Berfin Kur hakkında operasyon düzenlendi.
Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla 12 Eylül 2026 tarihinde 7 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda 11 şüpheli gözaltına alındı.
Gözaltına alınan şüpheliler şöyle sıralandı:
- Ertuğrul Tahir Ay - Emekli Polis Memuru
- Gökcan Mert - Polis Memuru
- Hüseyin Üzüm - Polis Memuru
- Ahmet Badatlı - Polis Memuru
- Osman Nuri Gürbüz - Polis Memuru
- Ahmet Bozdemir - Polis Memuru
- Okan Koçtepe - Polis Memuru
- Hakan Yıldız - Polis Memuru
- Hakan Hacırüstemoğlu - Başkomiser
- Emre Bahçe - Başkomiser
- Berfin Kur - Diş Hekimi Asistanı
İfade işlemleri tamamlanan şüphelilerden Gökcan Mert, Hüseyin Üzüm, Ahmet Badatlı ve Osman Nuri Gürbüz hakkında Sulh Ceza Hakimliğince tutuklama kararı verildi.
Berfin Kur hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi. Diğer şüphelilerin ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından sevk işlemlerinin gerçekleştirileceği bildirildi.
Operasyonda 4 şüpheli tutuklandı
12 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen planlı operasyon kapsamında gözaltına alınan 11 şüpheli hakkındaki işlemlerden tamamlananların adli durumları şöyle oldu:
Tutuklanan 4 şüpheli:
- Gökcan Mert - Polis Memuru
- Hüseyin Üzüm - Polis Memuru
- Ahmet Badatlı - Polis Memuru
- Osman Nuri Gürbüz - Polis Memuru
Adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılan 1 şüpheli:
Berfin Kur - Diş Hekimi Asistanı
Diğer şüphelilerin işlemlerinin devam ettiği belirtildi.
Şüphelilerin ifadeleri dosyaya girdi
Soruşturma kapsamında işlemleri tamamlanan şüphelilerin kolluk ve savcılık ifadelerinde de olayın farklı yönlerine ilişkin beyanlar yer aldı.
Gökcan Mert'in ifadesi
Şüpheli Gökcan Mert, kolluk ve savcılık ifadelerinde özetle 2017-2020 yılları arasında Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü Özel Harekât Şube Müdürlüğü emrinde çalıştığını söyledi.
Gülistan Doku'nun kaybolmasından sonra yapılan arama faaliyetlerini özetlemek üzere İl Emniyet Müdürünün Dinar Köprüsü'ne gitmesi üzerine olayı duyduğunu belirten Mert, öncesinde Gülistan Doku'yu tanımadığını ifade etti.
Mert, Gülistan Doku'nun sevgilisi Zeinal Abakarov'un Antalya'ya gideceğinin ve kendisinin onu almakla görevli olduğunun söylendiğini, Ertuğrul Tahir Ay ve Ertuğrul Arslan ile birlikte görev yaptığını anlattı.
Aile hakkında herhangi bir koruma kararı olup olmadığını bilmediğini söyleyen Mert, kendilerine aileyi korumaları konusunda görev verildiğini ve bu görevi yerine getirdiklerini beyan etti.
Zeinal'ı havalimanından aldıktan sonra Sueno adlı otele geçtiklerini belirten Mert, otelde yaklaşık 1,5 ay kaldıklarını söyledi.
Kendilerinden isim, soyisim ve T.C. kimlik numaralarının istendiğini, otele kayıt yaptırılıp yaptırılmadığını bilmediğini, görevli olarak oraya gittikleri için otelde herhangi bir ödeme yapmadığını ifade etti.
Mert, otelde kaldıkları süre boyunca aile ile ekip şefi Ertuğrul Tahir Ay'ın muhatap olduğunu ve aileyi zorla otelde tutmadıklarını söyledi.
27 Şubat 2020 tarihinde telefona el koyma talimatı geldikten sonra Ertuğrul Tahir Ay ile Antalya TEM Şube Müdürlüğünde görevli ve kendileriyle birlikte otelde bekleyen Ahmet Bozdemir'in, Zeinal Abakarov'un telefonunu alarak Antalya Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne teslim etmek üzere götürdüğünü anlattı.
Mert, telefona el konulduktan sonraki gün Ertuğrul Tahir Ay, Zeinal Abakarov, Hüseyin Üzüm ve Ahmet Bozdemir ile birlikte Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne telefonu teslim almak için gittiklerini belirtti.
Telefonu teslim almaya Zeinal'ın neden gitmediğini bilmediğini söyleyen Mert, bu süreçte garipsediği tek olayın Ertuğrul Arslan'ın arabada kendisine gelen telefon üzerine, tahminince aileyi kastederek, "Bunlar vazgeçecek sanırım" demesi olduğunu anlattı.
Mert, Arslan'ın daha sonra arabadan indiğini, telefon görüşmesi yapıp geri geldiğini ve kendisine tekrar bir telefon geldiğinde "O zaman tamam ikna ettim, bir problem yok" şeklinde bir şey söylediğini ifade etti.
Bunun dışında dikkatini çeken herhangi bir olay yaşanmadığını beyan etti.
Hüseyin Üzüm'ün ifadesi
Şüpheli Hüseyin Üzüm, kolluk ve savcılık ifadelerinde 2018 Ağustos-2022 Ağustos tarihleri arasında Tunceli'de Polis Özel Harekât personeli olarak görev yaptığını belirtti.
Tunceli'de görev yaptığı dönemde ilk 3-4 ay kadar timde görev yaptığını ve ilçelere göreve gittiğini, sonraki süreçte İl Emniyet Müdürünün koruma ekibinde görev aldığını anlatan Üzüm, 2022 Ağustos ayında eş tayini nedeniyle Adana'ya atandığını ve halen Adana Özel Harekât Bölge Müdürlüğünde görev yaptığını söyledi.
Gülistan Doku'nun ismini kaybolma vakası gerçekleşince öğrendiğini, öncesinde bu kişiyi tanımadığını belirten Üzüm, Tunceli İl Emniyet Müdürünün koruma ekibinde görev yaptığı için İl Emniyet Müdürünün Gülistan Doku'nun bulunması amacıyla yapılan arama çalışmalarını yerinde kontrol ettiğini ifade etti.
Üzüm, kendisinin ve koruma ekibindeki arkadaşlarının İl Emniyet Müdürünün çevre güvenliğini sağladığını, bizzat Gülistan Doku'nun arama kurtarma faaliyetlerine katılmadığını söyledi.
İl Emniyet Müdürünün yakın koruması olan Ertuğrul Tahir Ay'ın kendisine bir görevlendirmeden bahsettiğini belirten Üzüm, görevlendirmenin içeriği hakkında bilgi verilmediğini, görevin gizli olduğunun ve gittiklerinde öğreneceklerinin söylendiğini aktardı.
Göreve Gökcan Mert ile birlikte gideceğinin kendisine söylendiğini belirten Üzüm, Tunceli Merkez'e döndüğünü, çantalarını hazırlayarak yola çıktıklarını anlattı.
Yola çıkmadan önce kendisine, şefi Ertuğrul Tahir Ay'a ve ekip arkadaşı Gökcan Mert'e valilik oluru alındığını, bu olurda görev tanımı olarak Gülistan Doku'nun kaybolması olayının yazdığını söyledi.
Araç olarak da Emniyet Müdürünün makam araçlarından Nissan marka Xtrail aracın tahsis edildiğini belirten Üzüm, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü yerleşkesine gittiklerini ifade etti.
Burada bir süre bekledikten sonra Emniyet Müdürlüğünün girişine daha sonra isimlerini öğrendiği Engin Yücer ve Cemile Yücer'in geldiğini belirten Üzüm, birlikte kendi araçlarıyla Antalya Havalimanı'na gittiklerini söyledi.
İki araç dışında Antalya TEM Şube Müdürlüğünün bir ekibinin kendilerine mihmandarlık ettiğini belirten Üzüm, havalimanına vardıklarında bir süre beklediklerini, VIP çıkışından Zeinal Abakarov'un geldiğini anlattı.
Zeinal Abakarov geldiğinde aracın başında beklediğini, diğerlerinin Zeinal'a kadar eşlik ettiğini belirten Üzüm, Zeinal'ın ailesinin havalimanına geldiği araca bindiğini söyledi.
Zeinal'ı gördükten sonra kendisini korumak amacıyla görevlendirildiklerini anladığını belirten Üzüm, o dönemde Zeinal ve ailesinin terör tehdidi altında olduğunun söylendiğini aktardı.
Havalimanından Belek'teki Sueno Hotels Deluxe Belek isimli otele gittiklerini ifade eden Üzüm, burada ekip şefi Ertuğrul Tahir Ay'ın kendilerine Zeinal Abakarov ve ailesini korumakla görevli olduklarını, otelde bir süre konaklayacaklarını ve özellikle Zeinal Abakarov'un güvenliğini sağlayacaklarını söylediğini anlattı.
Zeinal'ın otel dışına 3-4 kez çıktığını hatırladığını belirten Üzüm, bunlardan ikisinin mahkeme için olduğunu ve Gülistan Doku soruşturmasıyla ilgili SEGBİS üzerinden uzaktan ifade verdiğini söyledi.
Birinde Zeinal'a berbere tıraş olmaya giderken kendisi ve Gökcan Mert'in güvenlik amacıyla eşlik ettiğini belirten Üzüm, telefona el konulacağı bilgisi üzerine Ertuğrul Tahir Ay ve Ahmet Bozdemir'in telefonu Antalya İl Emniyet Müdürlüğüne götürdüğünü hatırladığını ifade etti.
Zeinal'ın telefonu Ertuğrul'a teslim ettiğini görmediğini belirten Üzüm, telefonu teslim almak için Antalya İl Emniyet Müdürlüğünden gelen kimse olmadığını söyledi.
Zeinal'ın telefonunun neden Ertuğrul Tahir Ay ve Ahmet Bozdemir tarafından teslim edildiğini bilmediğini belirten Üzüm, ertesi gün telefonu yalnızca Zeinal'a teslim edileceği bilgisi üzerine kendisinin, Ertuğrul Tahir Ay, Gökcan Mert, Ahmet Bozdemir ve Zeinal ile birlikte Antalya İl Emniyet Müdürlüğüne gittiklerini anlattı.
Kendisi ve Gökcan'ın emniyetin karşısında araç içerisinde beklediğini, Zeinal, Ahmet ve Ertuğrul'un telefonun teslim alınması için binaya girdiğini belirten Üzüm, Zeinal'ın telefonu teslim alıp almadığını görmediğini söyledi.
Telefon teslim edilirken Zeinal'ın neden emniyete götürülmediği konusunda bilgisi olmadığını ifade eden Üzüm, bu konuyla ilgili garipsediği tek hususun barajda defalarca aranıp bulunamamasına rağmen halen orada arama faaliyetlerine devam edilmesi olduğunu belirtti.
Üzüm, bir süre sonra "Gülistan örgüte katılmak için dağa mı çıktı" gibi söylentilerin dolaşmaya başladığını, bunun dışında olayların başlangıcından itibaren, oteldeki görevi de dahil olmak üzere dikkatini çeken veya kuşkulandığı herhangi bir olay gerçekleşmediğini beyan etti.
Resmi görevli olarak Antalya'ya gittiğini, kendisine verilen görevi sorgulama şansı olmadığını, koruma görevini gerçekleştirerek Tunceli'ye döndüğünü belirten Üzüm, atılı suçlamayı kabul etmediğini söyledi.
Ahmet Badatlı'nın ifadesi
Şüpheli Ahmet Badatlı, kolluk ve savcılık ifadelerinde 2018-2022 yılları arasında Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü Özel Harekât Şube Müdürlüğü emrinde çalıştığını belirtti.
Gülistan Doku'yu kaybolmasından sonra yapılan arama faaliyetleri sırasında duyduğunu ve öncesinde tanımadığını söyleyen Badatlı, 29 Şubat 2020 tarihinde Gülistan Doku'nun sevgilisi Zeinal Abakarov'un can güvenliğini sağlamak üzere Antalya'da görevlendirildiğini anlattı.
Sueno adlı otelde yaklaşık 11 gün kaldığını belirten Badatlı, Zeinal'ın annesi ve babasının kendilerinden haberli veya habersiz otel dışına çıktıklarını söyledi.
Zeinal Abakarov'un can güvenliğini sağlamak amacıyla gittikleri için aileye herhangi bir şekilde baskı veya telkinde bulunmadıklarını belirten Badatlı, Zeinal'ın görevli olduğu 11 gün boyunca otel dışına hiç çıkmadığını ifade etti.
Cemile Yücer'in kendisine otelden ayrılmak istediğini söylediğini aktaran Badatlı, kendisinin de otelden ayrılabileceğini ve kendilerini otelde zorla tutmadıklarını, Zeinal'ın can güvenliği için orada olduklarını söylediğini anlattı.
Badatlı, 1-2 gün sonra Cemile Yücer'in tekrar gelerek otelden ayrılmak istediğini, aksi takdirde konsolosluğa şikayet edeceğini söylediğini belirtti.
Kendisinin de tekrar otelden ayrılabileceğini söylediğini aktaran Badatlı, daha sonra bu durumu İl Emniyet Müdürüne iletmesi için ekip şefi Ertuğrul Tahir Ay'a bildirdiğini ifade etti.
25 Şubat 2020 tarihli Pülümür ilçesine görevlendirme yazısı hakkında herhangi bir bilgisinin olmadığını belirten Badatlı, Pülümür ilçesine görevlendirilip görevlendirilmediğini veya neden görevlendirildiğini hatırlamadığını beyan etti.
Osman Nuri Gürbüz'ün ifadesi
Şüpheli Osman Nuri Gürbüz, kolluk ve savcılık ifadelerinde Tunceli Özel Harekât Şube Müdürlüğünde 2018 yılında polis memuru rütbesinde göreve başladığını ve burada 4 yıl görev yaptığını söyledi.
2020 yılında Gülistan Doku'yu arama faaliyetleri sırasında İl Emniyet Müdürünün arama faaliyetlerini gözetlemek amacıyla Dinar Köprüsü'ne gittiğinde orada bulunduğunu belirten Gürbüz, arama faaliyetlerinin önce intihar düşüncesiyle yürütüldüğünü, son olarak sevgilisinin evinde görülmesi üzerine sevgilisi üzerinde yoğunlaşıldığını anlattı.
Gürbüz, Gülistan Doku ile ilgili herhangi bir bilgisinin bulunmadığını söyledi.
Antalya'ya, önceki ekibin 40 gündür orada görevli olması nedeniyle görev değişimi yapmak ve ailenin örgütler tarafından tehdit altında olması nedeniyle can güvenliklerini sağlamak amacıyla görevlendirildiklerini belirtti.
Antalya'ya gittiklerinde konunun hassas olduğu ve gerekli dikkat ile özenin gösterilmesi gerektiği yönünde talimatlar verildiğini ifade eden Gürbüz, aileyi otel içerisinde uzaktan takip ettiklerini ve aileyle iletişim kurmadıklarını söyledi.
Gürbüz, aileyi hem otel içerisinden hem de dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korumak amacıyla 24 saat çalışma esasına dayalı olarak Ahmet Badatlı ile dönüşümlü şekilde lobide beklediklerini belirtti.
Antalya'da 11 gün kaldıklarını söyleyen Gürbüz, otele gitmeden önce isimlerinin iletildiğini, kendilerinin yalnızca T.C. kimlik numaralarını verdiklerini ve kayıt yapılıp yapılmadığını bilmediğini ifade etti.
Otelde ücret ödemediklerini belirten Gürbüz, yaklaşık 1 hafta sonra Cemile Yücer'in otelden ayrılmak istediğini Ahmet Badatlı'ya bildirdiğini söyledi.
Bu durumun İl Emniyet Müdürüne iletilmesi için ekip şefi Ertuğrul Tahir Ay'a bildirildiğini belirten Gürbüz, ailenin otelden ayrılmasının ardından görevlendirmelerinin sona erdiğini ve Tunceli'ye döndüklerini anlattı.
Hatırladığı kadarıyla hemen hemen her gün Ertuğrul Tahir Ay'a otelde herhangi bir problem olmadığı konusunda rapor verdiklerini belirten Gürbüz, aileye otelden çıkmamaları konusunda baskı yapmadıklarını ifade etti.
Ailenin otelden çıkmak istemesi durumunda kendilerine verilen talimatın can güvenliklerini sağlamak amacıyla eşlik etmek olduğunu söyleyen Gürbüz, Antalya görevlendirmesiyle ilgili herhangi bir tasarrufu, talebi veya yetkisi olmadığını belirtti.
Tunceli'den Antalya'ya yapılan görevlendirmeyi garipsediğini ancak görevi yerine getirmek zorunda olduğu için sorgulama şansı olmadığını belirten Gürbüz, duyduğu kadarıyla Vali'nin İl Emniyet Müdürüne, "Güvendiğin 3 kişiyi bu ailenin yanında gönder" şeklinde talimat verdiğini ve görevlendirmenin bu nedenle yapıldığını düşündüğünü söyledi.
Gürbüz, Gülistan Doku olayıyla ilgili köprüde yapılan aramalarda sonuç alınamamasına rağmen ısrarla arama yapılmasının kendisine garip geldiğini belirtti.
Bunun dışında dikkatini çeken veya tanık olduğu herhangi bir husus olmadığını ifade eden Gürbüz, atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etti.
Berfin Kur'un ifadesi
Şüpheli Berfin Kur, kolluk ve savcılık ifadelerinde 2000 yılında Tunceli'de doğduğunu ve diş hekimi asistanı olarak görev yaptığını belirtti.
Kur, 2019 Kasım veya Aralık ayından itibaren Berceste Kafe isimli iş yerinde sigortasız şekilde garsonluk yapmaya başladığını, daha sonra buradan ayrılarak hemen yanında bulunan Babello Kafe'de Mesut Zafer Kılınç'ın yanında garson olarak çalışmaya başladığını anlattı.
Mesut ile tanışmasını Derya Kır'ın sağladığını belirten Kur, 2020 yılı itibarıyla Mesut Zafer Kılınç ile aralarında duygusal yakınlaşma olduğunu ve daha sonra sevgili olduklarını söyledi.
Kur, Mesut tarafından tehdit ve baskıya maruz kalması nedeniyle ayrılamadığını ifade etti.
Korucu Fatih Özmen'in Mesut'un en yakın arkadaşı olduğunu ve bu nedenle kendisini tanıdığını belirten Kur, Mesut ile iletişim kuramadığı dönemlerde Fatih Özmen'i aradığını söyledi.
Hakkı Han ve Perihan Bezer'in de Babello Kafe çalışanları olduğunu ve bu nedenle onları tanıdığını belirten Kur, 5 Ocak 2020 tarihinde Mesut Kılınç'a ulaşamaması nedeniyle Fatih Özmen ile görüşmüş olabileceğini söyledi.
Mesut Zafer veya Fatih Özmen'in üzeri başı kanlı şekilde geldiğine şahit olmadığını belirten Kur, Gülistan Doku'nun kaybolmasından sonra doğrudan şüphe uyandıracak bir davranış görmediğini ifade etti.
Gülistan isimli kişiyi tanımadığını ve hiç görmediğini belirten Kur, Mesut Zafer'e ait aracın 4 Ocak 2020 ile 7 Ocak 2020 tarihleri arasında park halinde bırakıldığını yeni öğrendiğini söyledi.
Derya Kır ile Gülistan Doku'nun aynı kafede çalışıp çalışmadığını bilmediğini belirten Kur, Yahya Çakmak isimli kişinin de Babello Kafe'nin ortaklarından biri olduğunu ifade etti.
Kur, Munzur Çayı'na düşen bir jandarma personelinin arama çalışmalarına Mesut Zafer Kılınç, Fatih Özmen ve Mehmet Said Demirol'un katıldığını belirtti.
Mesut'un kendisine dalgıç kıyafetli fotoğraflar gösterdiğini aktaran Kur, aynı zamanda Mesut'un kendisine Vali Tuncay Sonel'in arayarak arama çalışmalarına katılması gerektiğini söylemesi üzerine çalışmalara gittiğini belirtti.
Perihan Bezer'in Gülistan'ın Instagram hesabına girip girmediğini bilmediğini ifade eden Kur, kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini beyan etti.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmanın diğer şüpheliler yönünden işlemlerinin devam ettiği bildirildi.