SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, Avrupa’nın en büyük sanayi kümelenmesi olarak nitelendirdiği SAHA İstanbul’un 49 ilde yaklaşık 1400 üye firma ve 35 üniversiteyle geniş bir ekosistemi temsil ettiğini belirtti.
Bir ülkenin havacılık ve uzay sanayisini yalnızca birkaç büyük şirketle kuramayacağını ifade eden Bayraktar, Türkiye Uzay Ajansının kamu tarafını, Uluslararası Uzay Federasyonunun küresel uzay topluluğunu, SAHA İstanbul’un ise üretim sahasını ve sanayiyi temsil ettiğini söyledi.
Türkiye’nin yaklaşık 20 yıl önce havacılık ve uzay teknolojilerinde alıcı konumunda olduğunu hatırlatan Bayraktar, bugün ise üretici ve ihracatçı ülke haline gelindiğini belirtti.
Bayraktar, 2002'de savunma ve havacılıkta yerlilik oranının yüzde 20, yıllık ihracatın ise 250 milyon dolar olduğunu aktararak, bugün yerlilik oranının yüzde 80'in üzerine çıktığını ve ihracatın 11 milyar doları aştığını söyledi.
“2002'de bir yılda yaptığımız ihracatı, bugün sadece bir haftada gerçekleştiriyoruz.”
“Türkiye’yi dünya lideri bir aktör haline getirdi”
Bayraktar, yaklaşık 20 yıl önce bir grup genç mühendisin küçük bir atölyede insansız hava araçları geliştirmeye başladığını belirtti.
Bu süreçte hazır bir pazar veya kurulu bir tedarik zincirinin bulunmadığını ifade eden Bayraktar, söz konusu çalışma kültürünü “hızlı tasarla, erken uçur, her hatada öğrenmeye devam et ve kritik bileşenleri kendin üret” sözleriyle anlattı.
Bayraktar, bu yaklaşımın Türkiye’yi küresel SİHA ihracat pazarının yüzde 65’ini üstlenen ve 40’tan fazla ülkeye teknoloji ihraç eden bir aktör haline getirdiğini ifade etti.
Uzayda bağımsızlık hedefi
Son 10 yılda aynı çalışma kültürünü yörüngeye de taşıdıklarını belirten Bayraktar, bunun tek bir şirketle değil, geniş bir sanayi ekosistemiyle gerçekleştirildiğini söyledi.
100 kilometreyi aşan sondaj roketlerinden yerli hibrit itkili yörünge transfer araçlarına kadar yeni kabiliyetler geliştirdiklerini belirten Bayraktar, Türkiye’nin uzay altyapısına ilişkin hedeflerini şöyle açıkladı:
“Haberleşme uydularımızdan 100'ü aşkın uydudan oluşacak Türk konumlama takımyıldızına kadar güçlü bir uzay altyapısı inşa ediyoruz. Haberleşmede, gözlemde, seyrüseferde ve yörüngeye erişimde tam bağımsızlık. Bağımsız navigasyon sistemimizi kurmaya ve uzayda tam bağımsızlığa ulaşmaya kararlıyız.”
“Uydularımızı yapan mühendislerin birçoğu TEKNOFEST yarışmacısı olarak başladı”
Kongrenin “The World Needs More Space” temasına da değinen Bayraktar, bu ifadenin daha fazla ülke ve şirketin daha düşük maliyetle yörüngeye ulaşması ve uzay alanında daha fazla kişiye fırsat tanınması anlamına geldiğini söyledi.
Türkiye’nin bu alanı TEKNOFEST ile açtığını belirten Bayraktar, Şanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’e 1,5 milyon vatandaşın katıldığını, bu yıl yarışmalara 1,6 milyon gencin başvurduğunu aktardı.
2018'de ilk kez düzenlenen roket yarışmasından bu yana 50 bini aşkın gencin bu yarışmalarda yer aldığını belirten Bayraktar, gençlerin çalışmalarının IAC kapsamındaki “Future Space” sergisinde görülebileceğini ifade etti.
Bayraktar, “Bugün uydularımızı yapan mühendislerin birçoğu TEKNOFEST yarışmacısı olarak başladı. İşte ‘daha fazla uzay’ sahada ancak böyle görünür.” dedi.