İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, İmamoğlu’nun liderliğini yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin yürüttüğü kapsamlı İBB soruşturmasında dikkat çeken gelişmeler yaşandı. Soruşturma kapsamında “etkin pişmanlık” hükümlerinden faydalanan iş insanı Sarp Yalçınkaya’nın, güvenlik endişeleri nedeniyle ismini açıklamaktan kaçındığı ve “Bu isim ortaya çıkarsa ailem maddi ve manevi olarak yıkılır” sözleriyle tarif ettiği gizemli muhalefet liderinin, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu olduğu öne sürüldü.
Yargı kulislerine dayandırılan çarpıcı iddiaya göre Dervişoğlu’nun, Ekrem İmamoğlu’nun yakın çevresiyle, kara para trafiğinin odağında bulunduğu iddia edilen Murat Gülibrahimoğlu’nu Beylikdüzü’ndeki bir restoranda buluşturduğu, burada milyarlarca liralık döküm ihaleleri için aracılık yaptığı ve sonrasında komisyon pazarlığı yürüttüğü ileri sürüldü.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) içerisindeki rüşvet, yolsuzluk ve kara para aklama iddialarını içeriden anlattığı öne sürülen tutuklu iş insanı Sarp Yalçınkaya’nın savcılıkta verdiği ifadenin etkileri sürüyor. Yalçınkaya’nın ifadelerinde yer alan detaylar siyaset kulislerinde geniş yankı uyandırırken, adli tutanakların 5. sayfasındaki son bölümde kimliğini açıklamaktan çekindiğini belirttiği “üst düzey muhalefet partisi liderinin” Müsavat Dervişoğlu olduğu iddia edildi.
Başsavcılık kaynaklarından sızdığı öne sürülen kulis bilgilerine göre, söz konusu detayların soruşturmanın yönünü değiştirebilecek önemde olduğu değerlendiriliyor.

”CAN GÜVENLİĞİM İÇİN İSİM VEREMEM" DEMİŞTİ
Şüpheli Sarp Yalçınkaya, etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadenin o sarsıcı bölümünde, adını gizlediği siyasetçinin sistemdeki kurucu rolünü şu sözlerle itiraf etmişti:
"Murat Gülibrahimoğlu’na referans olup Ekrem İmamoğlu çevresi ile tanışmasını sağlayan kişi can güvenliğim açısından ismini veremeyeceğim bir muhalefet partisinde üst düzey siyaset yapan bir siyasetçidir."
Ancak adli kaynaklar, Yalçınkaya'nın "korktuğu için" tutanağa yazdırmadığı bu ismin Müsavat Dervişoğlu olduğunu ve bu referans ilişkisinin tüm ihale ağını başlatan anahtar olduğunu aktardı.
BEYLİKDÜZÜ YAŞAM VADİSİ'NDE "RANT" YEMEĞİ
İfadede yer alan bilgilere göre, iddia edilen kumpas ve rüşvet ağı Beylikdüzü’ndeki Yaşam Vadisi Defne Restaurant’ta gerçekleştirilen gizli bir yemek organizasyonuyla başladı. İddiaların merkezindeki üst düzey siyasetçinin, Ekrem İmamoğlu’nun “kara kutusu” olarak anılan Hakan Karanis ile kara para trafiğini yönettiği öne sürülen Murat Gülibrahimoğlu’nu aynı masada bir araya getirdiği ileri sürüldü.
Yalçınkaya, o yemekte dönen milyarlık rüşvet pazarlığını savcıya aynen şöyle anlatmıştı:
"Söz konusu siyasetçi bu yemekte Murat Gülibrahimoğlu’nu, Hakan Karanis ile tanıştırıp, ‘İBB’nin döküm, hafriyat izinlerini Bakanlıktan Murat çözecek, siz de bunun karşılığında İBB’nin tüm döküm, hafriyat işlerini Murat’a vereceksiniz’ diyor. Murat Bakanlıktan gerekli izinleri aldıktan sonra, döküm hafriyat işleri Murat’a veriliyor."
"İŞ ÇÖZÜLDÜ, SİYASETÇİ GELİP KOMİSYONUNU İSTEDİ!”
Milyarlık döküm ve hafriyat rantının kurgulanan bu planla Murat Gülibrahimoğlu’na teslim edilmesinin ardından, aracı olan üst düzey siyasetçinin payını almak için hemen harekete geçtiği ifadelere yansıdı. Yalçınkaya’nın itiraflarına göre, iş bağlandıktan sonra söz konusu lider Gülibrahimoğlu’nun kapısına dayanarak komisyonunu talep etti. Ancak Gülibrahimoğlu’nun, "Ben bu işler için çok para harcadım, tüm masraflarımı çıkarmadan kimseye bir kuruş para vermem" diyerek bu talebi geri çevirdiği ve taraflar arasında kriz çıktığı öğrenildi.

"AÇIKLANIRSA AİLEM VE ŞAHSIM MAHVOLUR”
Sarp Yalçınkaya, bu devasa çarkı anlatırken masadaki ismin ağırlığı karşısında duyduğu korkuyu savcılık tutanağında gizlemeyerek, "Bu siyasetçi önemli bir kişi olduğundan şimdiye kadar bu olayı söylemek istemedim. Bu olayın da kamuya açıklanmasını istemiyorum. Açıklanması halinde ailemin ve şahsımın maddi ve manevi olarak ciddi sıkıntılar yaşayacağını düşünüyorum" ifadelerini kullanmıştı.
Adli kaynaklar tarafından bu ismin Müsavat Dervişoğlu olarak işaret edilmesi, İBB dosyasının sadece bir belediye yolsuzluğu olmadığını, muhalefet bloku içerisindeki liderler düzeyinde bir "rant ve komisyon" ortaklığına uzandığını ortaya çıkardı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, sızan bu şok bilgi ve deşifre olan kimliğin ardından soruşturmanın Gülibrahimoğlu ayağını Ankara siyasetine sıçratıp sıçratmayacağı merak konusu oldu.