İklim değişikliği, tarım sektöründeki risklerin yapısını değiştirirken sigortacılık alanında da yeni çözümleri gündeme getiriyor. IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO'su Murat Çiftçi, üreticilerin aynı sezon içerisinde don, kuraklık ve aşırı sıcaklık gibi farklı risklerle karşı karşıya kalabildiğine dikkat çekerek, tarımsal risk yönetiminde daha dinamik ve bütüncül bir yaklaşım gerektiğini ifade etti.
Tarımda Risk Haritası Değişiyor
Çiftçi, iklim değişikliğinin yalnızca hasar miktarını artırmadığını, risklerin ortaya çıkış biçimini de değiştirdiğini belirtti. Bir bölgede kuraklık temel tehdit olurken başka bir bölgede ani yağış, dolu veya beklenmeyen sıcaklık değişimlerinin üretimi olumsuz etkileyebildiğini kaydeden Çiftçi, aynı hava olayının farklı ürünlerde farklı sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.
Tek Bir Hasar, Zincirleme Kayıplara Yol Açabiliyor
Doğal afetlerin üretici açısından yalnızca ürün kaybı anlamına gelmediğini belirten Çiftçi, gelir kaybı, işletme sermayesinin zayıflaması, yeni üretim dönemi için finansman ihtiyacı ve tedarik zincirindeki aksaklıkların da ortaya çıkabileceğini ifade etti.
Çiftçi, tarım sigortalarının bu nedenle üreticilerin hasar sonrasında faaliyetlerini sürdürebilecek finansal dayanıklılığa ulaşmasına katkı sağlaması gerektiğini söyledi.
Parametrik Sigortalar Öne Çıkabilir
İklim değişikliğiyle birlikte yeni nesil sigorta çözümlerinin önem kazanabileceğini belirten Çiftçi, parametrik sigortaların bu alandaki seçeneklerden biri olduğunu ifade etti.
Parametrik sigortaların, fiziksel hasarın tek tek tespit edilmesinden ziyade önceden belirlenen yağış, sıcaklık veya benzeri ölçülebilir göstergelerin belirli eşikleri aşması ya da altında kalmasına göre çalıştığını aktaran Çiftçi, geleneksel sigortalarla parametrik çözümlerin birlikte değerlendirilebileceğini belirtti.
“Risk Doğru Tanımlanmadan Sigorta Başlamaz”
İşletmelerin öncelikle kendi risk profillerini ortaya koyması gerektiğini belirten Çiftçi; bölgenin iklim verileri, ürünün hassasiyeti, sulama imkanları, üretim dönemleri, depolama ve lojistik süreçlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Çiftçi, “Doğru tarımsal risk yönetimi, poliçeden önce riskin doğru tanımlanmasıyla başlar” diyerek, hangi risklerin önleyici tedbirlerle azaltılabileceğinin ve hangilerinin sigorta ya da farklı finansal araçlarla transfer edilebileceğinin belirlenmesi gerektiğini vurguladı.
“Geleceğin Tarım Sigortası Yalnızca Ürünü Korumamalı”
Çiftçi, gelecekte tarım sigortacılığının yalnızca gerçekleşen hasarın ardından ödeme yapan bir sistem olmaktan çıkması gerektiğini belirterek, “Geleceğin tarım sigortası yalnızca ürünü değil, üretimin devamlılığını ve işletmenin dayanıklılığını koruyan daha bütüncül bir risk yönetimi yaklaşımının parçası olmak zorunda” değerlendirmesinde bulundu.