İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, 1 Ocak-17 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda, vatandaşların farklı yöntemlerle dolandırılmaya çalışıldığı 1065 olayı aydınlığa kavuşturup, buna ilişkin toplam 667 şüpheliyi gözaltına aldıklarını bildirdi.

TUTUKLU SAYISI ARTTI
Ekipler, 1 Ocak-17 Ağustos 2025 döneminde kent genelindeki dolandırıcılık olaylarına ilişkin çalışmalarda 1017 olayı aydınlattı, 607 şüpheliyi yakaladı. Şüphelilerden 235'i tutuklanırken 131 zanlı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ekiplerin bu yılın aynı döneminde ise aydınlattığı olay sayısı 1065'e, yakalanan şüpheli sayısı 667'ye yükseldi. Bunlardan 314'ü tutuklanırken, 103 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bu yılki söz konusu dönemde aydınlatılan olay sayısında yüzde 4,7, yakalanan şüpheli sayısında yüzde 9,9, tutuklu sayısında ise yüzde 33,6 artış sağlandığı tespit edildi.

Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan kişi sayısında düşüş
Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, 2025 yılında kent genelinde meydana gelen ve polise ihbar edilen dolandırıcılık olaylarına yönelik çalışmalar kapsamında 1180 olayı aydınlattı, 840 şüphelinin yakalanmasını sağladı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 318’i tutuklandı, 184’ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Böylece ekiplerin 2025 yılı boyunca yürüttüğü çalışmaların yanı sıra bu yılın ilk 8 ayındaki performansı da karşılaştırmalı olarak ortaya konuldu.
En fazla dosya nitelikli dolandırıcılık oldu
Dolandırıcılık Büro Amirliği ekiplerinin bu yıl 1 Ocak ile 17 Ağustos'u kapsayan dönemde yürüttüğü çalışmalar sonucunda aydınlatılan olaylar suç türlerine göre de incelendi. "Nitelikli dolandırıcılık" kapsamında intikal ettirilen 752 olayda ise toplam 326 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 220’si tutuklandı, 78’i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, 28’i ise emniyetteki işlemlerinin ardından serbest kaldı. Çalışmalar sonucu "kontör ve para dolandırıcılığı" kapsamında 21 farklı olayda 43 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 39’u tutuklanırken 3 zanlı adli kontrol şartıyla, 1'i ise emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.
“Güveni kötüye kullanma" suçuna ilişkin 19 olayda 64 şüpheli yakalanırken 40 zanlı tutuklandı. Şüphelilerden 19’u adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, 5’i ise emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.
"Dolandırıcılık" suçuna ilişkin 6 farklı dosyada ise 18 şüpheli yakalandı. Bu olayların şüphelilerinden 15’i tutuklandı, 3’ü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ayrıca savcılık kararıyla ikmalen işlem yapılan 267 olayda yakalanan 216 kişi ifadelerinin ardından serbest kaldı.
telefon dolandırıcılığı EN SIK KARŞILAŞILAN
Dolandırıcılık Büro Amirliği Ekip Şefi Kenan Tetik, dolandırıcılığın bir kişinin içinde bulunduğu durumun fırsata çevrilerek iradesinin sakatlanması ve bu yolla menfaat elde edilmesi olduğunu söyledi. Tetik, cumhuriyet başsavcılıklarınca şubeye gönderilen dolandırıcılık vakalarının önce incelendiğini, ardından büro içerisinde gruplara ayrılarak ekiplerce değerlendirildiğini belirterek, "Genellikle baktığımız konular 'telefon dolandırıcılığı', 'nakliye dolandırıcılığı', 'güveni kötüye kullanma' yani Türk Ceza Kanunu’nun 155. maddesinde belirtilen hususlar, Türk Ceza Kanunu’nun yine 157 ve 158, 'nitelikli dolandırıcılık' kapsamında belirtilen suçlar ile mücadele etmekteyiz." diye konuştu.
Dolandırıcılık Büro Amirliği olarak operasyonel çalışmaların yanı sıra projeli çalışmaları da yürüttüklerini dile getiren Tetik, telefon dolandırıcılığının en sık karşılaşılan yöntemlerden biri olduğunu anlattı.
yaşlılar hedef alınıyor
Telefon dolandırıcılığında özellikle yaşlı vatandaşların hedef alındığına dikkati çeken Tetik, şüphelilerin mağdurlar üzerinde baskı kurarak onları ikna etmeye çalıştığını vurguladı. Tetik, şüphelilerin kendilerini polis, asker veya savcı olarak tanıttığının altını çizerek, "Yaşlı vatandaşlarımızı telefondan arayarak kendilerini kamu görevlisi gibi tanıtıp polis, asker, savcı gibi gösteriyorlar. Yine gündemde olan bir konu ile ilgili, yani terör örgütleri bünyesinde faaliyet gösterildiğine dair veya terör örgütleriyle irtibatlı bir bağ olduğuna dair anlatımlarda bulunup, baskı altında tutmaya çalışanlar oluyor." dedi.
Şüphelilerin bazı olaylarda ise hırsızlıktan elde edilen veya kaybolan eşyaların kendilerinde olduğunu vatandaşlara söylediklerini, bu kişilerin altın, ziynet eşyası ve paraların üzerinde parmak izi çalışması yapılması gerektiğini öne sürdüğünü aktaran Tetik, şüphelilerin vatandaşları, söz konusu para ve ziynet eşyalarının soruşturma sonunda kendilerine iade edileceği vaadiyle ikna ettiğini kaydetti.
Tetik, "Bu şekilde ikna ederek soruşturma sonucunda kendisine iade edileceğini belirtip, birlikte hareket ettiği kişiler vasıtasıyla bunları vatandaşlarımızdan alarak, mağdur edip dolandırarak, kendilerince menfaat sağlayan kişilere karşı da çalışmalarımız devam etmektedir." diye konuştu.
"Polis hiçbir zaman vatandaştan para talep etmez"
Vatandaşların özellikle telefonda kendisini kamu görevlisi olarak tanıtan kişilere karşı dikkatli olması gerektiğine işaret eden Tetik, polisin hiçbir soruşturma kapsamında vatandaşlardan para veya ücret talep etmeyeceğini dile getirdi. Dolandırıcılık soruşturmalarının yürütülme sürecini de aktaran Tetik, "Soruşturmayla ilgili cumhuriyet savcılığı talimat verir. Bu talimat doğrultusunda gerekli olan bilgiyi, belgeyi, gerekli olan emareyi toplarız. Buna istinaden suça iştirak etmiş kişilerin tespitini yaparız. Durumu cumhuriyet savcısına bildiririz." bilgisini verdi.
Tetik, şüphelilerin tespitinin ardından adli sürecin işletildiğini, savcılığın talebi üzerine sulh ceza hakimliğinden arama kararı alındığını, ekiplerin bu doğrultuda operasyon gerçekleştirdiğini anlattı. Şüphelilerin yakalanmasının ardından sorgularının yapıldığını ve işlemlerinin tamamlanması için yeniden cumhuriyet savcılığına sevk edildiğini kaydeden Tetik, vatandaşların telefonda kendilerinden para, altın veya herhangi bir bilgi ve belge talep eden kişilere karşı temkinli olması gerektiğini belirtti.
Tetik, "Hiçbir şekilde polis vatandaştan, herhangi bir suç aydınlatılması için ya da herhangi bir suça karıştığına dair telefonla arayarak bir şey talep etmez." dedi.