Yıllardır aynı işyerinde çalışan işçi, “annem hasta” diyerek izin aldı. Ancak izin gününde kız arkadaşıyla buluştuğu ortaya çıkınca işinden oldu. İşveren tarafından tazminatsız şekilde işten çıkarılan işçinin açtığı davada mahkeme süreci tamamlandı. Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), işverenin güven ilişkisini zedeleyen çalışanla çalışmaya devam etmeye zorlanamayacağına hükmederek feshi haklı buldu.

“Annem hasta” diyerek izin aldı
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e maddesi kapsamında, doğruluk ve bağlılık kurallarına aykırı davranışlar işverene iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshetme hakkı tanıyor. Bu kapsamda işçiye kıdem ve ihbar tazminatı ödenmiyor.
Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin önüne gelen olayda, perakende satış elemanı olarak çalışan İ.B., 8 Kasım 2023 tarihinde yöneticisinden annesinin hasta olduğunu söyleyerek izin aldı. Ancak işçinin izin aldığı gün kız arkadaşı M.E. ile buluştuğu belirlendi. Durumun ortaya çıkmasının ardından işveren, çalışanın savunmasını aldı. İşçinin savunmasında da izin alma gerekçesiyle ilgili gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun anlaşılması üzerine iş sözleşmesi tazminatsız olarak feshedildi.
İşveren, fesih bildiriminde şu ifadelere yer verdi:
“Davacının 08.11.2023 tarihinde ‘annem hasta’ diyerek izin aldığı, daha sonra tekrar yöneticisini arayarak yalan beyanda bulunduğunu, M.E. isimli sevgilisiyle buluştuğunu beyan etmiştir. Davacının savunmalarında yalan söylediği, işverenin güvenini kötüye kullanması sebebi ile iş akdinin haklı olarak fesih edildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır’’
İşçi işe iade talebiyle dava açtı
İ.B., iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini öne sürerek İş Mahkemesi'ne başvurdu. İşine iadesini isteyen işçi, feshin kötü niyetli ve sendikal nedenlerle gerçekleştirildiğini iddia ederek en az 1 yıl 3 aylık brüt ücret tutarında sendikal tazminat talebinde bulundu.
İşveren ise davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak reddedilmesini istedi. Şirket, çalışanın işyeri kurallarına ve çalışma disiplinine aykırı davrandığını belirtti.
İş Mahkemesi, davacının işverene yalan beyanda bulunarak izin aldığını kabul ettiğine ve izin aldığı gün işyeri dışında kız arkadaşıyla buluştuğunu itiraf ettiğine dikkat çekti. Mahkeme, bu davranışın işveren ile çalışan arasındaki güven ilişkisini zedelediğini belirterek davayı reddetti. Kararın ardından taraflar istinaf yoluna başvurdu.
BAM'dan emsal nitelikte karar
Dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin önemli bir değerlendirmede bulundu. BAM, işçinin eyleminin yalnızca geçerli fesih nedeni olarak değil, haklı nedenle derhal fesih kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.
Kararda şu ifadelere yer verildi:
‘Dinlenen tanıklar, feshe konu iddiayı doğrulamış olup davacının istinaf itirazları yerinde değildir. Davalının itirazına gelince; davacının eylemi, 4857 sayılı Yasanın 25/II-a,d,e fıkraları uyarınca bir bütün olarak değerlendirildiğinde haklı nedenle derhal fesih sebebi olmasına rağmen ilk derece mahkemesince bu hususlar tartışılmadan feshin geçerli nedene dayandığının kabulü hatalıdır. Fesih haklı nedene dayandığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı ise de söz konusu yanlışlığın, Dairemizce, yeniden yargılama yapılmadan ve duruşma açılmadan giderilmesi yasa uyarınca düzeltilmesi mümkün olmakla hüküm kurmak gerekmiştir. Davacının iş sözleşmesi haklı sebeple feshedilmiştir’
Böylece BAM, işverenin güvenini sarsacak şekilde gerçeğe aykırı beyanda bulunan işçinin iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilebileceğine hükmederek ilk derece mahkemesinin kararını bu yönden düzeltti.