Türkgün | Gündem | 'Kutuplarda Sıfır Atık' kitabı tanıtıldı: Kutuplardaki değişimler dünyayı nasıl etkiliyor?

'Kutuplarda Sıfır Atık' kitabı tanıtıldı: Kutuplardaki değişimler dünyayı nasıl etkiliyor?

Sıfır Atık Vakfı ile TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü iş birliğinde hazırlanan “Kutuplarda Sıfır Atık” kitabının lansmanı gerçekleştirildi. Arktik ve Antarktika bölgelerinde iklim değişikliği, çevre kirliliği ve sıfır atık yaklaşımını bilimsel veriler ışığında ele alan eser, bilim dünyasına kapsamlı bir başvuru kaynağı olarak sunuldu.

Sıfır Atık Vakfı ile TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü iş birliğinde hazırlanan “Kutuplarda Sıfır Atık” kitabının lansmanı gerçekleştirildi. Arktik ve Antarktika bölgelerinde iklim değişikliği, çevre kirliliği ve sıfır atık yaklaşımını bilimsel veriler ışığında ele alan eser, bilim dünyasına kapsamlı bir başvuru kaynağı olarak sunuldu.

KAYNAK: DHA

Sıfır Atık Vakfı ile TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü iş birliğinde hazırlanan Kutuplarda Sıfır Atıkkitabının lansmanı gerçekleştirildi.

Lansmana Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ile TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Burcu Özsoy katıldı.

Eser, Arktik ve Antarktika bölgelerinde iklim değişikliği, çevre kirliliği ve sıfır atık yaklaşımını bilimsel veriler ışığında ele alan kapsamlı bir başvuru kaynağı olarak bilim dünyasına sunuldu.

“SIFIR ATIK VE YEŞİL ÜRETİM MESELESİ BİZİM İÇİN ÇOK ÖNCELİKLİ”

Lansmanda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Kutuplarda Sıfır Atık” kitabının iki önemli ulusal inisiyatifin yollarının kesiştiği bir proje olduğunu belirtti.

Kacır, 2017 yılında Emine Erdoğan’ın sıfır atık inisiyatifini başlattığını, bu girişimin önce ulusal, ardından küresel düzeye taşındığını ifade etti. Aynı yıl Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde Türk bilim insanlarının Türkiye’nin kendi ulusal kapasitesiyle Antarktika ve Arktik’e, yani Güney ve Kuzey Kutup coğrafyalarına bilim seferleri düzenlemeye başladığını hatırlattı.

Kacır, söz konusu iki projenin “Kutuplarda Sıfır Atık” kitabı vesilesiyle bir araya geldiğini belirterek şöyle konuştu:

“2017 yılı hem saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin sıfır atık inisiyatifini başlattığı ve adım adım önce ulusal, sonra küresel düzeye taşınan bu inisiyatifin gerçekten bizim bize yakışan bir değer teklifini, medeniyet değerleri teklifini dünyayla buluşturduğumuz sıfır atık inisiyatifini, yine 2017 yılında başlayan Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde Türk bilim insanlarının Türkiye’nin kendi ulusal kapasitesiyle yeryüzünün en istisna coğrafyalarına, Antarktika’ya ve Arktik’e, Güney ve Kuzey Kutup coğrafyalarına bilim seferleri düzenlemesiyle Türkiye’nin bu küresel yarışta güçlü şekilde var olmasını sağlayan bir diğer projeyle yolları bu kitap vesilesiyle kesişmiş oldu.”

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak her iki alanı da önceliklendirdiklerini vurgulayan Kacır, iki konuda da ileri düzeyde sorumlulukları bulunduğunu belirterek, “Sıfır atık ve yeşil üretim meselesi bizim için çok öncelikli bir mesele.” dedi.

“KUTUPLAR GELECEKTEN DE HABER FISILDAYAN COĞRAFYALAR”

Kacır, iki hafta önce Arktik’te bilim insanlarıyla birlikte bulunma fırsatı yakaladığını belirterek, kutupların taşıdığı bilimsel öneme dikkati çekti.

Kacır, kutupların yalnızca geçmişe ilişkin değil, geleceğe ilişkin de önemli bilgiler sunduğunu ifade ederek şöyle konuştu:

“Gerçekten orada bizzat müşahede ettim ki kutuplar yeryüzünün başka hiçbir coğrafyasında erişemeyeceğiniz bilgi hazineleri ve aynı zamanda sadece geçmişten, binlerce yıl öncesinden değil, gelecekten de haber fısıldayan coğrafyalar.”

Kutup araştırmalarının çoğunlukla iklim değişikliği odaklı olduğunu belirten Kacır, bu çalışmaların gerekli tedbirlerin alınmaması halinde iklim değişikliğinin önümüzdeki on yıllarda dünyanın farklı coğrafyalarında oluşturabileceği etkileri öngörmeye ve insanlığa adeta alarm vermeye yönelik olduğunu söyledi.

Kuzey Kutbu’ndaki değişime de dikkati çeken Kacır, geçmişte deniz buzullarının toplam alanının 17 milyon kilometrekare olduğunu, bugün ise yaklaşık 13 milyon kilometrekarelik bir deniz buzulundan söz edildiğini belirtti.

Kacır, bu durumu şöyle ifade etti:

“Yani kabaca söyleyecek olursak 5 Türkiye büyüklüğünde deniz buzulu hâlihazırda erimiş durumda. Ve bunlar geri gelmiyor.”

“SIFIR ATIK VAKFIMIZA TEŞEKKÜR EDİYORUM”

Çevre yaklaşımının bütün bu çalışmalarda kritik bir yere sahip olduğunu belirten Kacır, “Kutuplarda Sıfır Atık” kitabının hazırlanmasına öncülük eden Sıfır Atık Vakfı’na teşekkür etti.

Kacır, kitabın kutuplarda çevre dostu yaklaşım açısından önemli bir yayın olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Ben o anlamda Sıfır Atık Vakfı’mızı duyarlılığı için, kutuplarda çevre dostu yaklaşım için önemli bir yayın niteliğinde olan bu güzel kitabın hayata geçmesine öncülük ettikleri için huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum. Ümit ediyorum ki peşi sıra başkaca nitelikli çalışmalarda bu ayak izini takip ediyor olsun.”

“ATIĞI KAYNAĞINDA AZALTMAK İSTİYORUZ”

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile farklı alanlarda projeler yürütürken sıfır atık başlığının da çalışma alanlarından biri olmasına karar verdiklerini belirtti.

Ağırbaş, Sıfır Atık Hareketi’nin temel yaklaşımının atığı kaynağında azaltmak ve hiç atık oluşmamasını sağlamak olduğunu ifade etti.

“Sıfır Atık Hareketi’nin temel yaklaşımı da aslında biz atığı kaynağında azaltmak istiyoruz. Hiç atık oluşmasını istiyoruz.”

Türkiye’nin sanayide yeşil dönüşüm alanında önemli çalışmalara imza attığını belirten Ağırbaş, önümüzdeki süreçte de Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın liderliğinde güçlü çalışmalar yapılacağına inandıklarını söyledi.

Kutup araştırmalarına da değinen Ağırbaş, kitabın bilimsel keşif heyecanı ile doğaya karşı duyulan sorumluluğun birleşimi olarak okuyucuların takdirine sunulduğunu belirtti.

“Bir tarafta bilimsel keşif heyecanı, bir tarafta da doğaya karşı duyulan sorumluluğun bir birleşimi olarak bugün kitabı biz sizlerin, okuyucularımızın takdirine sunmak istiyoruz.”

“PLASTİK ATIK KONUSUNA ÇÖZÜM ARAYACAĞIZ”

Türkiye’nin sahillerindeki en büyük çevre problemlerinden birinin plastik sorunu olduğunu belirten Ağırbaş, plastik atıkların deniz ve kıyı ekosistemleri açısından oluşturduğu tehdide dikkat çekti.

Ağırbaş, şöyle konuştu:

“Biliyorsunuz bugün ülkemiz sahillerindeki ve Türkiye’deki en büyük çevre problemlerinden bir tanesi plastik sorunu. Ne yazık ki Akdeniz sahillerinin karabiberiyle başladı. Vatandaşlarımız plastik atıklardan dolayı denizlere giremez duruma geldiler.”

Ağırbaş, 31 Ağustos-1 Eylül tarihlerinde İstanbul’da plastik atık çalıştayı düzenleneceğini açıkladı.

Çalıştaya 14 bakanlığın ve üniversitelerin katılacağını belirten Ağırbaş, Türkiye’de atık ve plastik atık konusuna çözüm aranacağını, atık ithalatı konusunun da tartışılacağını söyledi.

Ağırbaş, çalıştayda vatandaşları rahatlatacak kararların alınacağını ve uygulanacağını ifade etti.

“KUTUPLARDAKİ CANLILAR KONUŞAMIYOR AMA HİKAYELERİ EVRENSEL”

TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (TÜBİTAK KARE) Müdürü Prof. Dr. Burcu Özsoy, “Kutuplarda Sıfır Atık” kitabının kutuplardaki çevresel değişimlerin yalnızca bu bölgelerle sınırlı olmadığını ortaya koyduğunu belirtti.

Özsoy, kitabın çıkış noktasını güçlü şekilde özetleyen cümlenin “Kutuplardaki canlılar konuşamıyor ama hikayeleri evrensel” olduğunu söyledi.

“Bu ifade kutuplarda meydana gelen hiçbir değişimin yalnızca kutuplarla sınırlı olmadığını hatırlatmaktadır. Buzullardaki erime, deniz seviyelerindeki yükselme, okyanus ve atmosfer dolaşımındaki değişiklikler, mikroplastikler ve diğer insan kaynaklı kirleticiler dünyanın bütün coğrafyalarını, ekonomilerini ve toplumlarını yakından ilgilendirmektedir. Kutuplar coğrafi olarak bizlerden uzak görünse de etkileri bakımından hiçbirimize uzak değildir.”

Kutupların yalnızca bilim insanlarının araştırma yaptığı uzak coğrafyalar olmadığını, insanlığın ortak sorumluluk alanı olduğunu belirten Özsoy, “Kutuplarda Sıfır Atık” kitabının fikrinin de tam olarak bu sorumluluk anlayışından doğduğunu ifade etti.

“SIFIR ATIK YALNIZCA ORTAYA ÇIKAN BİR ATIĞIN TOPLANMASI DEĞİLDİR”

Özsoy, kutuplarda yürütülen bilimsel çalışmaların çevresel etkisinin en aza indirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Çalışmalar ilerledikçe sorunun yalnızca teknik atık yönetimi uygulamalarıyla çözülemeyeceğinin görüldüğünü belirten Özsoy, sıfır atığın yalnızca ortaya çıkan atığın toplanması, ayrıştırılması veya bertaraf edilmesi şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

“Çalışmalar ilerledikçe bu sorunun yalnızca teknik atık yönetimi uygulamalarıyla cevaplanamadığını da görmüş bulunmaktayız. Çünkü sıfır atık yalnızca ortaya çıkan bir atığın toplanması, ayrıştırılması veya bertaraf edilmesi olarak değerlendirilmemelidir.”

Özsoy, kaynakların nasıl kullanıldığı, bilimsel faaliyetlerin nasıl planlandığı, hangi malzemelerin tercih edildiği, lojistik süreçlerin nasıl yönetildiği, enerji ve suyun ne ölçüde verimli kullanıldığının da sıfır atık yaklaşımının vazgeçilmez ve ayrılmaz parçaları olduğunu belirtti.

Bu doğrultuda temel hedefin atığın henüz oluşmadan azaltılması, kaynağın verimli kullanılması ve doğaya bırakılan izin mümkün olan en düşük seviyeye indirilmesi olarak belirlendiğini ifade etti.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...