Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Erdoğan Öz, "4,7,9 ve 11. sınıflarda anket temelli risk taraması yapılacaktır. Bu tarama öğrenci, veli ve öğretmenlere yapılacaktır. Risk düzeyine göre sağlıklı hayat merkezi, aile hekimi veya hastaneye yönlendirme yapılacak." dedi.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda meydana gelen olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları riskler ve olumsuz etkilerin tüm yönleriyle ele alınarak araştırılması, çözüm önerileri geliştirilmesi ve benzer olayların önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı.
Toplantıda, Adalet, Sağlık, Ulaştırma ve Altyapı, Gençlik ve Spor, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlıkları ile Diyanet İşleri Başkanlığı temsilcileri, milletvekillerini bilgilendirdi.
"3 BİN 188 ZARARLI İÇERİK HAKKINDA İŞLEM YAPTIK"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürü Hasan Basri Alagöz, bakanlık bünyesindeki sosyal medya çalışma grubunun Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığıyla iş birliği yaptığını anımsattı. Alagöz, iş birliği kapsamında bildirilen zararlı içeriklere dair gerekli müdahalelerin hızla yapıldığını söyledi. Alagöz, "Sosyal medya çalışma grubumuzla bugüne kadar 3 bin 188 zararlı içerik hakkında işlem yaptık." dedi.

Güncel gelişmeleri takip ederek çocukların ve ailelerin dijital dünyanın risklerine karşı farkındalık geliştirmeleri için rehberler ve eğitici materyaller yayınladıklarını aktaran Alagöz, çocukların yaşam becerilerinin güçlendirilmesi ve geliştirilmesine yönelik farkındalık eğitim programı kapsamında eğitimler verdiklerini söyledi. Alagöz, bugüne kadar 3 bin 976 ebeveyne eğitim sunduklarının bilgisini verdi.
Bakanlığın çocuklara yönelik hizmetlerinde temel hedefin her çocuğun aile ortamında bakımını sağlamaktan geçtiğini ifade eden Alagöz, bu doğrultuda sosyal ve ekonomik destek hizmeti, koruyucu aile hizmeti ve evlat edinme, edindirme hizmetini sunduklarını söyledi. Alagöz, "Sosyal ve ekonomik destek hizmeti, kısaca 'SED' dediğimiz hizmet, çocukların kendi ailelerinin yanında ihtiyaçlarının karşılanması, ailenin güçlendirilmesi, geçici olarak yaşanan sosyal ve ekonomik güçlüğün önüne geçilmesi amacıyla uygulanan sosyal hizmet modelimizdir. 2026 yılı haziran ayı sonu itibarıyla 195 bin 885 çocuğumuz SED'le ailesi yanında desteklenmektedir." dedi.
Alagöz, 2026 yılı haziran ayı sonu itibarıyla 9 bin 289 koruyucu ailenin yanında 11 bin 34 çocuğun bakımının sağlandığı bilgisini verdi.
Durumu evlat edinmeye uygun olduğu değerlendirilen çocukları, sırada bekleyen evlat edinecek ailelerin yanına yerleştirdiklerini hatırlatan Alagöz, "2026 yılı Haziran ayı sonu itibarıyla evlat edindirilen çocuk sayısı 21 bin 197'ye ulaşmış durumda." dedi.
AİLE REHBERİ UYGULAMASI İLK KEZ HAYATA GEÇİRİLİYOR
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürü Tuncay Cevheroğlu, 2013 yılından bu yana devam eden aile eğitim programlarıyla sağlık alanındaki madde kullanım riski ve madde bağımlılığından korunma eğitimlerinin yaygınlaştırılarak devam ettiğini söyledi. Cevheroğlu, Türkiye bağımlılıkla mücadele eğitimlerinin dışında 778 bin kişiye bu konuda eğitim verildiğini söyledi.
"İlk Öğretmenim Ailem" mobil uygulamasını hayata geçirdiklerini hatırlatan Cevheroğlu, uygulamanın, etkin bir şekilde kullanıldığını, yaklaşık 2,5 milyon indirme sayısına ulaşıldığını belirtti.
Cevheroğlu, "Uygulamada çocuk gelişimi ve rehberlik, aile köşesi, faydalı kaynaklar ve başvurular, oyunlar, aktiviteler, gelişim takibi ve aşı takviminin yanı sıra anne ve babalarımız çocuklarıyla ilgili uzmanlarımıza doğrudan soru yöneltip cevap alabiliyorlar." dedi.
Çevrim içi psikolojik destek çalışmalarına değinen Cevheroğlu, çalışma hayatı içinde insanların fiziksel erişiminin güç olmasından hareketle çevrim içi psikososyal desteğin 2025 yılının sonundan itibaren yürürlüğe girdiğini, şu anda bu desteğin 9 ilde pilot şekilde uygulandığını söyledi.
Milletvekillerinin sorusu üzerine Cevheroğlu, aile rehberi uygulamasının ilk kez hayata geçirileceğini söyledi. Cevheroğlu, "Aile hekimi gibi her ailenin aile rehberi uygulaması süreci şu anda söz konusu. Meslek elemanı o ailelere gittiğinde ailenin rehberidir, her sorunuyla ilgilenecek noktaya gelecektir." dedi.
"GENÇLER GENÇLİK MERKEZLERİNİN OTOMATİK ÜYESİ OLACAK"
Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü Enes Efendioğlu, bakanlık olarak şu andaki gençlik merkezleri modelinden farklı bir modele geçeceklerini söyledi. Gençlik merkezlerinde bir dönüşüm programı başlattıklarını ifade eden Efendioğlu, "Gençlik Merkezleri Dönüşüm Programı" adını verdikleri programı şöyle anlattı:
"Yaklaşık bir ay içerisinde yeni modeli hayata geçiriyor olacağız. Artık gençlik merkezlerimizde herhangi bir üyelik modeli kalmayacak, gençler sisteme e-devletleriyle giriş yapabilecekler ve bütün gençler aslında Bakanlığımızın gençlik merkezlerinin otomatik olarak bir üyesi gibi olacaklar. Gençlerin kendilerine ait çeşitli veriler ilgili kurumlar tarafından gençlik merkezlerimizdeki gençlik çalışanlarımıza açılacak ve biz bu veriler vasıtasıyla risk altındaki çocuğu, okula devamsızlık yapan çocuğu, ev genci olarak da Türkçeye çevrilmiş olan istihdamda veya eğitimde olmayan gençleri görebileceğiz. Mahallede bu durumdaki çocuğu gençlik çalışanımız tespit ederek gençlik merkezine görüşmeye davet edebilecek veya gidip ailesiyle beraber bu genci bulabilecek."

Türkiye'de ortaokul çağındaki öğrencilerin şiddet olayları bağlamında değerlendirildiğinde daha önemli bir grup oluşturduğunu ifade eden Efendioğlu, "Özellikle yaş grubu itibarıyla mevcutta bizden hizmet alan gençlik merkezlerimizin üyesi olarak başta belirtmiş olduğum rakam biraz daha yüksek öğrenime doğru kayıyor. Yapacağımız yeni model ve program içerisinde özellikle 18 yaş altı gençleri, bu çalışma açısından da risk teşkil eden gençleri doğrudan hedeflemek ve geliştireceğimiz programları biraz daha buraya odaklamak düşüncesinde ve arzusundayız." diye konuştu.
Okul güvenliği ve dijital risklerin güvenlik tedbirlerini tamamlayan bir önleme çerçevesiyle, sosyal becerileri de kapsayacak şekilde mutlaka ele alınması gerektiğini dile getiren Efendioğlu, sadece okullardaki güvenlik önlemlerinin artırılmasının yeterli olmadığını söyledi.
"KISA ANKETLE, ÇOCUKLAR TANI KONULMADAN DEĞERLENDİRİLECEK"
Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Erdoğan Öz, otizm tarama ve takip programı hakkında bilgi verdi. Tarama yapılan çocuk sayısının 2025 yılında 255 bin iken, bu yıl 14 Temmuz'a kadar bu sayının 924 bine çıktığını söyledi. Öz, "Yönlendirme sonucunda otizm 224'ten 476'ya, yönlendirme sonucunda diğer tanı alan çocuk sayısı da 437'den 860'a yükselmiştir." dedi.
Okullarda Davranışsal Risk Faktörlerinin Değerlendirilmesi Çalıştay'ı yapıldığını aktaran Öz, o çalıştayın sonucunda bir tarama gerekliliğinin ortaya çıktığını kaydetti.
Ruhsal bozuklukların yarısının 14 yaşından önce başladığını ifade eden Öz, bu yılların okul çağı olduğunun altını çizdi.
10- 18 yaş grubunda davranışsal risk faktörlerinin okullarda taranması çalışmasına ilişkin de bilgi veren Öz, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Burada damgalama riski yok. Tüm öğrencilere uygulanacak kısa anketle, çocuklar tanı konulmadan değerlendirilecek. Ruh Sağlığı Eylem Planına göre 2026 yılında damgalama riskini ortadan kaldıracak çalışmalarımızı da ortaya koyacağız. 4, 7, 9 ve 11. sınıflarda anket temelli risk taraması yapılacaktır. Bu tarama öğrenci, veli ve öğretmenlere yapılacaktır. Risk düzeyine göre sağlıklı hayat merkezi, aile hekimi veya hastaneye yönlendirme yapılacak. MEB ve Sağlık Bakanlığı işbirliğinde okul temelli uygulamaya geçilecektir. Taramalarda değerlendirilen risk alanları, genel ruh sağlığı, öfke kontrolü ve dürtüsel davranışlar sorgulanacaktır. Madde ve davranışsal bağımlılık sorgulanacaktır. Akran zorbalığı, zorbalığa uğrama ve zorbalık yapma durumu sorgulanacak. Kendine zarar verme riski sorgulanacak. Sözel, bedensel veya davranışsal istismar durumu sorgulanacak."
Öz, öğrencilerde düşük risk belirlenmesi durumunda okul temelli müdahalenin yapılacağını, rehber öğretmen görüşmelerinin gerçekleşeceğini söyledi.
Orta risk tespit edilenlerde sağlıklı hayat merkezi, aile hekimine yönlendirme, Milli Eğitim Bakanlığı müdahale programları ve yeniden değerlendirme gerçekleştirileceğini söyleyen Öz, "Çocukta yüksek risk tespit edilirse çocuk ve ergen psikiyatrisine sevk edilecek. Çocukların randevusu da Sağlık Bakanlığımız tarafından alınarak bir gecikmeye mahal verilmeyecektir. 24 saat içinde aile bilgilendirilecek, gerekirse Çocuk Koruma Kanunu kapsamında süreç takip edilecektir." dedi.
Milletvekillerinin projenin takvimini sorması üzerine Öz, Milli Eğitim Bakanlığı ile görüşmelerin devam ettiğini bildirdi. Öz, "Taramanın dijitalize edilmesi hususu önemli. Burada hem okuldaki öğretmenler tarafından hem öğrenciler hem de veliler tarafından form doldurulacak. Bunun dijitalize edilmesinden sonra MEB ile son aşamasına gelip bu taramayı yapacağız." diye konuştu.
DİJİTAL OYUNLARDA SANAL POLİS ÖNERİSİ
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürü Aysel Kandemir, katalog suçlar kapsamında bir unsurun internet sayfalarında görülmesi halinde ihbar yapılabildiğini hatırlattı. Kandemir, "2007'den itibaren kurulan bu ihbar sistemine bugüne kadar 370 binin üzerinde ihbar alınmış oldu. Bu ihbarları da değerlendirerek dikkate alıyoruz." dedi.

Adalet Bakanlığı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Daire Başkanı Berkay Altuğ, soruşturma dosyalarında 12-15 ve 15-18 yaş aralığındaki çocuklara ilişkin suç türlerini açıkladı. 12-15 yaş aralığında 2025 ve 2026 yıllarına bakıldığında ilk sırada kasten yaralamanın geldiğini ifade eden Altuğ, "Geçen yıl hırsızlık ikinci sıradayken bu yıl hakaret öne geçiyor. Geçen sene hakaret üçüncü sıradayken bu sene üçüncü sırada hırsızlık yer alıyor. Tehdit ve mala zarar verme de 4. ve 5. sırada yer alıyor. 15-18 yaş aralığındaki suçlarda geçen yılla bu yıl arasında herhangi bir farklılık yok. En çok işlenen beş suç kasten yaralama, hakaret, tehdit, kullanmak için uyuşturucu bulundurma ve hırsızlık suçlarından oluşuyor." dedi.
Güvenli ve mahremiyeti koruyan yaş doğrulama sistemlerinin oluşturulması gerektiğine işaret eden Altuğ, oyun platformlarındaki gruplarda dijital asayiş ve istihbaratın sağlanması bakımından sanal polisin yer alması için teknik ve fiziksel yeterliliğin sağlanmasını önerdi.
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hüseyin Hazırlar, sorunun büyük olduğunu, tek bir kurumun çözebileceği mesele olmadığını söyledi.
Aileyi ayağa kaldıracak, aileyi güçlü tutan değerlerle ailenin bezendirilmesi gerektiğini kaydeden Hazırlar, "Sebepler ortadan kaldırılmadan sonuçlar değişmeyecek. Aynı sebepler aynı sonuçları doğuruyor. Sebepleri ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalara da yoğunlaşmamız gerekiyor. İnsani, ahlaki, milli ve manevi değerlerle bezeli bir eğitim müfredatı geliştirmemiz lazım." değerlendirmesinde bulundu.
OKUL OLAYLARINI ARAŞTIRMA KOMİSYONU'NUN GÖREV SÜRESİ 1 AY UZATILDI
Katılımcılar, milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürü Tuncay Cevheroğlu da yöneltilen soruları cevaplayarak, “Eğitim, danışmanlık, PSD, sosyal uyum; bu bütün faaliyetlerimiz, gelişen durumlara göre de bu modellerin erişimini artıracak. Az önce ifade ettiğim gibi çevrim içi, şimdi bütün hepsini kapsayacak efendim. Sizin de ifade ettiğiniz gibi ne yapabiliriz? Sosyal risk haritası şu anda mayıs ayında uygulamaya başladı. 2 tane harita var burada. Suça sürüklenen çocuk ve kadına yönelik şiddet, en hassas olunan konular. Yaklaşık şu anda başta Milli Eğitim, İçişleri, Sağlık, Gençlik ve Spor Bakanlığı olmak üzere ilk defa bu denli kurumlardan veri temini gerçekleşti ve buna göre verileri şu anda bu haritalarla illere göndermeye başladık” dedi.