Anadolu Ajansı (AA) Haber Ödülleri Töreni, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Tören Salonu’nda düzenlendi. Törende konuşan AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, doğru bilgiye ulaşmanın önemine, yapay zekânın habercilik üzerindeki etkilerine ve gazetecilerin çalışma koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da gazeteciliğin temel görevinin gerçeği ve hakikati ortaya çıkarmak olduğunu belirterek güçlü medyanın önemine dikkati çekti.
Karagöz: “Haberin sorumluluğu daima gazetecilerdedir”
Anadolu Ajansının 6 Nisan 1920’de, TBMM’nin açılmasından 17 gün önce, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla kurulduğunu hatırlatan Karagöz, kurumun Millî Mücadele’nin sesini millete ve dünyaya duyurmak amacıyla yola çıktığını söyledi.
O dönemde doğru bilginin millete ulaştırılmasının, ortak iradenin oluşması ve Millî Mücadele’nin anlatılması açısından hayati önem taşıdığını belirten Karagöz, aradan 106 yıl geçmesine rağmen doğru bilgiye duyulan ihtiyacın değişmediğini ifade etti.
Yapay zekâ destekli içeriklerin ve gerçeğe çok yakın sahte görüntülerin doğru bilgiye ulaşmayı güçleştirdiğini kaydeden Karagöz, Avrupa Birliği’nde yapay zekâyla üretilen içeriklerin etiketlenmesinin 2 Ağustos’tan itibaren zorunlu hâle getirildiğini belirtti.
Karagöz, şöyle konuştu:
“Gazetecilerin işi yapay zekayla birlikte kolaylaşmadı, daha da zorlaştı. Dünya, sahte ile gerçeği ayırt etmenin yolunu arıyor. Bu yıl, Avrupa Birliği'nde yapay zekayla üretilen içeriklerin etiketlenmesi 2 Ağustos'tan itibaren zorunlu hale getirildi. Çünkü artık mesele yalnızca hangi içeriğin yapay zekayla üretildiği değil, gördüğümüze, duyduğumuza ve okuduğumuza ne ölçüde güvenebileceğimiz meselesidir.”
Yapay zekânın haberin üretim ve tüketim biçimini değiştirebileceğini ancak gerçeği doğrulama sorumluluğunun devredilemeyeceğini ifade eden Karagöz, gazeteciliğin gücünü korumanın yalnızca gazetecilerin ve haber kuruluşlarının değil, karar alıcıların, kamu kurumlarının, medya yöneticilerinin ve toplumun da ortak sorumluluğu olduğunu söyledi.

“Meslektaşlarımızın koşullarını konuşmak zorundayız”
Gazeteciliğin sorumlulukları ele alınırken mesleği icra edenlerin çalışma koşullarının da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Karagöz, gazetecilerin hakikatin peşinden gidebilmeleri için gerekli koşulların sağlanmasının medya yöneticilerine, medya patronlarına ve kamuya düşen bir görev olduğunu kaydetti.
Gazeteciliğin yalnızca yapay zekânın getirdiği dönüşümle değil, giderek kötüleşen çalışma koşullarıyla da tehdit altında bulunduğunu dile getiren Karagöz, şu ifadeleri kullandı:
“Koşullar iyileştirilmediği takdirde, yakın gelecekte gazeteciliğin varlığını sürdürmesi mümkün olmayacaktır. Gazetecilik yok olacaktır.”
Gazetecinin itibarının haberin itibarından ayrı düşünülemeyeceğini belirten Karagöz, gazetecilerin emeğine değer veren ve mesleğin haklarını koruyan bir çalışma düzeni kurulmasının önemine değindi. Nitelikli haberciliğin teşvik edilmesini de bu sürecin önemli parçalarından biri olarak değerlendirdi.
Gazze’de görev yapan gazeteciler anıldı
Hakikatin kayıt altına alınmasının önemine değinen Karagöz, Gazze başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde görev yapan gazetecilerin, insanlık tarihinin en ağır krizlerini belgelemek için büyük riskler altında çalıştığını söyledi.
Karagöz, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Gazze başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde görev yapan gazetecilerin, insanlık tarihinin en ağır krizlerini kayda geçirmek için büyük riskler altında çalışıyor. İsrail yönetiminin 2023'ten bu yana Gazze'de öldürdüğü gazeteci sayısı 270'i aştı. Gazze'deki her 5 gazeteciden biri hayatını kaybetti. Bunlar arasında TRT ve Anadolu Ajansımızın muhabirleri de var. Anadolu Ajansı olarak Gazze'de yaşananları kayıt altına almak için yürüttüğümüz çalışmaların önemli bir parçası da 'Kanıt-Tanık-Sanık' kitap üçlemesi oldu. Bu çalışma, sahada belgelenen gerçeklerin korunması ve geleceğin hukuk mekanizmalarına aktarılması açısından kalıcı bir kayıt niteliği taşıyor. Bu görev sırasında hayatını kaybeden gazeteci meslektaşlarımı saygı ve rahmetle anıyorum.”
AA Haber Ödüllerinin 7 farklı kategoride sahiplerini bulacağını belirten Karagöz, her ödülün arkasında büyük emek, sahada verilen mücadele ve hakikati anlatma çabası bulunduğunu söyledi. Jürinin seçim yapmakta zorlanmasının meslektaşlarının ortaya koyduğu işlerin kalitesini gösterdiğini ifade eden Karagöz, ödül alan gazetecileri tebrik etti.

Kurtulmuş: “Gerçeğin peşinden koşmadan gazetecilik yapılamaz”
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da törende yaptığı konuşmada, Anadolu Ajansı Haber Ödülleri’nin ikincisinin düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Kurtulmuş, organizasyonun gelenekselleşerek uzun yıllar devam etmesini temenni etti.
Gazetecilik mesleğinin temelinde gerçeğin ve hakikatin peşinden gitmenin bulunduğunu belirten Kurtulmuş, özverili çalışmalardan vazgeçilmemesi gerektiğini söyledi.
Kurtulmuş, gazetecilerin zor seyahatler, uykusuzluk ve baskı ortamlarıyla karşılaşsalar da hakikatin ortaya çıkarılması için çalışmalarını sürdürmelerinin mesleğin temel ilkelerinden biri olduğunu ifade etti.
“TRT ve AA’nın çalışmaları gerçekleri dünyaya duyurdu”
Gazze’de yaşanan insanlık dramının ve İsrail’in gerçekleştirdiği soykırımın dünyaya duyurulmasında TRT ve Anadolu Ajansının çalışmalarına değinen Kurtulmuş, iki kurumun haberlerinin uluslararası ölçekte etkili olduğunu savundu.
Kurtulmuş, şu değerlendirmede bulundu:
“Türkiye'nin iki ana habercilik unsuru olan TRT'nin ve Anadolu Ajansının büyük gayretleriyle hakikati gerçekten ortaya çıkarma çalışmaları, küresel ölçekte herhalde kabili kıyas olmayan fevkalade güçlü siyonist propaganda mekanizmasını ters yüz etmiştir.”
Filistin’de görev yapan gazetecilerin canları pahasına gerçekleri dünyaya duyurmaya çalıştığını belirten Kurtulmuş, bu çalışmaların İsrail’in propaganda mekanizmasının örtmeye çalıştığı gerçekleri ortaya çıkardığını ifade etti. Kurtulmuş, Filistinli gazeteciler ile Filistin davasına destek veren gazetecileri tebrik ederek hayatını kaybedenler için rahmet diledi.

“Güçlü Türkiye için güçlü medya şart”
Türkiye’nin ekonomik, sanayi, askerî, savunma sanayisi ve demokrasi alanlarında güçlü olması gerektiğini belirten Kurtulmuş, medyanın da bu hedefin önemli unsurlarından biri olduğunu söyledi.
Kurtulmuş, medyanın sözünün itibarlı olması ve Türkiye ile dünya gündeminde etkili olmasının önemine işaret ederek kamu ve özel sektör medyasının bütün kurumlarıyla güçlenmesi için çaba gösterilmesi gerektiğini kaydetti.
İsrail’de Netanyahu ve yönetiminin Uluslararası Ceza Mahkemesinde yargılanması sürecinde sunulan delillerin önemli bir bölümünün AA ve TRT tarafından tespit edildiğini belirten Kurtulmuş, bu çalışmaların hakikatin ortaya çıkarılması açısından önem taşıdığını ifade etti.
Kurtulmuş, Türk medyasının gücünü en iyi şekilde kullanacağını ve hakikatin sözcüsü olmaya devam edeceğini söyledi.