Türkgün | Gündem | RTÜK Başkanı Mehmet Daniş: "Yasa dışı bahisle mücadele bir seferberliktir"

RTÜK Başkanı Mehmet Daniş: "Yasa dışı bahisle mücadele bir seferberliktir"

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, yasa dışı bahis ve kumarla mücadelenin yalnızca reklam ve içerik denetimiyle sınırlı olmadığını belirterek, bağımlılık, dijitalleşme, medya okuryazarlığı ve çocukların korunmasını kapsayan bütüncül bir mücadeleye ihtiyaç olduğunu söyledi. Daniş, RTÜK’ün yetkisinin belirli yayın hizmetleriyle sınırlı olduğunu, yasa dışı bahisle mücadelenin ise çok daha geniş bir alanı kapsadığını vurguladı.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, yasa dışı bahis ve kumarla mücadelenin yalnızca reklam ve içerik denetimiyle sınırlı olmadığını belirterek, bağımlılık, dijitalleşme, medya okuryazarlığı ve çocukların korunmasını kapsayan bütüncül bir mücadeleye ihtiyaç olduğunu söyledi. Daniş, RTÜK’ün yetkisinin belirli yayın hizmetleriyle sınırlı olduğunu, yasa dışı bahisle mücadelenin ise çok daha geniş bir alanı kapsadığını vurguladı.

KAYNAK: İHA

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen Yasa Dışı Bahis ve Kumar Bağımlılığıyla Mücadele Paneli” gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açış konuşmalarıyla başlayan panelde, yasa dışı bahis ve kumar bağımlılığının hukuki, finansal, toplumsal ve iletişim boyutları ele alındı.

Panelde konuşan RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, dijital yayıncılık, sosyal medya reklamları ve sponsorluklar yoluyla yasa dışı bahsin görünürlüğünün artmasına, medyanın sorumluluğuna ve RTÜK’ün denetim mekanizmalarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Yasa dışı bahis mücadelesi çok boyutlu yürütülüyor

Burhanettin Duran ve Cevdet Yılmaz, yasa dışı bahis ve kumar bağımlılığının bireysel bir tercih ya da yalnızca güvenlik ve hukuk meselesi olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti.

Bağımlılıkla mücadelenin toplumsal farkındalık, iletişim, eğitim, sağlık, finans ve hukuk başta olmak üzere tüm kurumların eş güdüm içinde hareket ettiği çok boyutlu ve bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiği vurgulandı.

Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Merih Altıntaş’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde RTÜK Başkanı Mehmet Daniş’in yanı sıra Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanı Hasan Kaymak ve Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç de değerlendirmelerde bulundu.

RTÜK iki temel koldan çalışma yürütüyor

Daniş, yasa dışı bahis ve kumarla mücadelenin yalnızca reklam ve içerik denetimi çerçevesinde ele alınamayacağını belirtti.

Bağımlılık, dijitalleşme, medya okuryazarlığı ve çocukların korunmasını kapsayan bütüncül bir mücadeleye ihtiyaç olduğunu vurgulayan Daniş, RTÜK’ün farkındalık ve müeyyide olmak üzere iki temel koldan çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.

Yasa dışı bahis ve kumar meselesinin yalnızca bir “reklam denetimi” ya da “içerik denetimi” konusu olmadığının altını çizen Daniş, insan davranışının ve bağımlılık süreçlerinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Daniş, bilimsel açıdan bağımlılığı besleyen mekanizmaya ilişkin şunları söyledi:

“Bilim bize, kumar ve bahis davranışında bağımlılığı besleyen en önemli unsurlardan birinin yalnızca kazanmak değil, kazanma ihtimalinin oluşturduğu belirsizlik ve beklenti olduğunu gösteriyor. Nörobilim buna ‘değişken oranlı pekiştirme’ diyor. Kişiyi tekrar tekrar aynı davranışa yönelten mekanizma.”

Spor yayınlarındaki yasa dışı bahis reklamları sıkı takipte

Müeyyide boyutuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Daniş, 6112 sayılı Kanun’un yayın hizmetlerinin “kumar oynamayı özendirici nitelikte olamayacağını” açıkça hükme bağladığını hatırlattı.

Spor yayınlarının mücadelenin en çetin alanlarından biri olduğunu belirten Daniş, özellikle Milli Takım ve kulüplerin yurt dışındaki maçlarında saha kenarında veya formalarda yasa dışı bahis sitelerinin reklamlarıyla karşılaşılabildiğini söyledi.

Daniş, RTÜK’ün yetki sınırlarını şöyle anlattı:

“Mücadelenin en çetin alanlarından biri ise spor yayınları. Özellikle Milli Takımımızın ve kulüplerimizin yurt dışındaki maçlarında saha kenarında ya da formalarda yasa dışı bahis sitelerinin reklamlarıyla karşılaşabiliyoruz maalesef. Burada RTÜK’ün yetki sınırını da net biçimde ortaya koymak gerekir. RTÜK yayınları yayından sonra denetler; yayın öncesi müdahale veya yayından kaldırma yetkimiz yoktur.”

Daniş, stadyumdaki fiziksel reklamların ilgili kulüplerin, federasyonların ve uluslararası spor kuruluşlarının yetki alanında olduğunu belirterek, stadyumda fiziksel olarak bulunmayıp yayına dijital veya sanal olarak sonradan yerleştirilen reklamlarda sorumluluğun yayın hakkını elinde bulunduran kuruluşa ait olduğunu ifade etti.

Farklı kamera açılarını ve aynı maçın başka ülkelerdeki yayınlarını karşılaştırarak sanal reklamların tespit edildiğini belirten Daniş, son dönemde bu gerekçeyle hem idari para cezaları hem de katalogdan çıkarma yaptırımları uygulandığını söyledi.

Bu kararlara karşı açılan davaların tamamının Üst Kurul lehine sonuçlandığını da belirten Daniş, yurt dışında satın alınan müsabaka yayınlarında bazı reklamların farklı yöntemlerle yayına yansıtıldığının ifade edildiğini aktardı.

FIFA’nın da bu konuda birtakım kontrollerinin olabildiğini belirten Daniş, uygulanan yaptırımlara karşı mahkemelere yapılan başvuruların bulunduğunu ve bunların devam eden işler olduğunu söyledi.

Daniş, söz konusu reklamların teknik anlamda yayıncı tarafından engellenmesinin her zaman mümkün olmadığının da teknik birimler tarafından kendilerine ifade edildiğini belirtti.

Genel denetimde aslında çok büyük bir sorun bulunmadığını söyleyen Daniş, asıl problemin mevcut mevzuatın bazı alanlarda eksik kalması olduğunu ifade etti.

Daniş, bu konuda hazırladıkları mevzuat değişikliği metni bulunduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Biz en azından müstakil habercilik niteliğinde yayınları olan kanallar, abonelik sistemleri ve yayıncılar bakımından gerekli denetimleri sağlıyoruz. Ancak bizim yetkimiz yalnızca belirli yayın hizmetleriyle sınırlı. Yasa dışı bahisle mücadele ise bundan çok daha geniş bir alanı kapsıyor.”

RTÜK’ten mevzuat değişikliği önerisi

Mevcut düzenlemelerin günümüz dijital ortamındaki bütün sorunları karşılamakta yeterli olmadığını düşündüklerini belirten Daniş, RTÜK’ün bu kapsamda bir mevzuat değişikliği önerisi hazırladığını açıkladı.

Daniş, “Bu düzenlemenin radyo ve televizyonla sınırlı kalmayıp isteğe bağlı yayın hizmetlerini de kapsamasını öneriyoruz” dedi.

Televizyon yayınlarında yasa dışı bahis reklamına izin yok

RTÜK’ün denetim mekanizmalarına ilişkin bilgi veren Daniş, Türkiye’de televizyonda yasa dışı bahis reklamının yayınlanamayacağını söyledi.

Daniş, ekranda bir site adı, logo veya QR kod gösterilemeyeceğini, “deneme bonusu”, “yüksek oran”, “bedava bahis” gibi özendirici ifadelerin kullanılamayacağını belirtti.

Resim

Bir spor programının ya da maç yayınının içine bahis görünürlüğünün yerleştirilmesinin de takip edilen ve gerektiğinde ciddi müeyyideler uygulanan ihlaller arasında olduğunu ifade eden Daniş, yurt dışı merkezli platformların her engellendiğinde başka bir isim ve başka bir markayla ekrana dönmeye çalışmasının da takip edildiğini söyledi.

Daniş, RTÜK lisanslı dijital platformlar, yani İsteğe Bağlı Medya Hizmet Sağlayıcılar için de aynı yaklaşımın geçerli olduğunu belirtti.

“Türkiye’de televizyonda yasa dışı bahis reklamı yayınlanamaz. Ekranda bir site adı, logo veya QR kod gösterilemez. ‘Deneme bonusu’, ‘yüksek oran’, ‘bedava bahis’ gibi özendirici ifadeler kullanılamaz. Bir spor programının ya da maç yayınının içine bahis görünürlüğünün yerleştirilmesi, takip ettiğimiz ve gerektiğinde ciddi müeyyideler uyguladığımız ihlallerdendir.”

Daniş, yasa dışı bahisle mücadelenin yalnızca televizyonla sınırlı olmadığını vurgulayarak, gençlerin telefon, fenomen paylaşımlarındaki bağlantılar, kapalı mesajlaşma gruplarındaki davetler, arama motoru sonuçları, spor haberlerinin altındaki bağlantılar veya “kupon”, “tahmin”, “oran analizi” gibi başlıklarla karşılarına çıkan içerikler üzerinden de yasa dışı bahisle karşılaşabildiğini söyledi.

Bu yönlendirmelerin arkasında çoğu zaman ticari bir mekanizma bulunduğunu belirten Daniş, kullanıcıyı platforma taşıdıkça komisyon kazanan referans sistemleri ve aynı sitenin onlarca farklı alan adıyla tekrar tekrar karşılarına çıkmasına dikkati çekti.

“En tehlikelisi reklamla içeriğin birbirine karışması”

RTÜK’ün yetki sınırlarına da değinen Daniş, kurumun bu alanlarda gerekeni yaptığını ve sıkı takip yürüttüğünü söyledi.

RTÜK’ün yetkisinin yayın hizmetleriyle sınırlı olduğunu belirten Daniş, bir konunun kurumun yetki alanının dışında olmasının sorumluluk alanının da dışında olduğu anlamına gelmediğini vurguladı.

Daniş, tüm kurumların kendi yetki ve sorumluluk alanları çerçevesinde bu mücadelede eş güdüm içinde çalıştığını ifade etti.

“Bağımlılık” ayrı içerik sembolü olacak

Daniş, önümüzdeki dönemde uygulamaya alınacak yeni Akıllı İşaretler Koruyucu Sembol Sistemi hakkında da bilgi verdi.

Yeni sistemde “bağımlılık” başlığının başlı başına bir içerik sembolü olacağını belirten Daniş, madde kullanımı, alkol, kumar ve yasa dışı bahis gibi başlıkların ayrı ölçütlerle değerlendirileceğini söyledi.

Sisteme 10+ ve 16+ yaş sembollerinin de ekleneceğini belirten Daniş, yeni sistemin yalnızca televizyona değil, RTÜK lisanslı dijital platformlara da zorunlu hale getirileceğini ifade etti.

“Önümüzdeki dönemde uygulamaya alacağımız yeni Akıllı İşaretler Koruyucu Sembol Sistemi de sorunuzun yayıncılara düşen sorumluluklar kısmıyla doğrudan bağlantılı. Yeni sistemde ‘bağımlılık’ başlı başına bir içerik sembolü olacak; madde kullanımı, alkol, kumar ve yasa dışı bahis gibi başlıklar ayrı ölçütlerle değerlendirilecek. Ayrıca 10+ ve 16+ yaş sembollerini sisteme ekliyor ve sistemi yalnızca televizyona değil, RTÜK lisanslı dijital platformlara da zorunlu hale getiriyoruz.”

Daniş, bir içeriğin nerede ve hangi ekranda izlendiğine bakılmaksızın aynı koruma standardının geçerli olmasını hedeflediklerini belirtti.

Koruyucu sembollerin yanında şifreli erişim, PIN korumaları, çocuk profilleri ve ebeveyn kontrolü araçlarının da koruma mimarisinin parçası haline getirileceğini ifade etti.

Daniş, bu alandaki temel yaklaşımlarını ise şöyle özetledi:

“Amacımız teknolojiyi çocuğun hayatından çıkarmak değil, çocuğun hayatını teknolojinin içinde güvenli hale getirmek. Yasaklayarak değil, görünür kılarak ve seçme imkanı vererek korumak istiyoruz.”

Senaryolardaki örtülü kodlara dikkat çekildi

RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, yasa dışı bahis ve kumarla mücadelede yalnızca doğrudan reklamların değil, dizi, film ve program içeriklerinde kullanılan örtülü kodların da dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Senaristlerin bu tür kodları son derece etkili biçimde kullanabildiğine işaret eden Daniş, izleyicinin doğrudan bir reklamla karşılaşmasa dahi içerik içerisinde verilen mesajlardan etkilenebildiğini ifade etti.

Bu nedenle yalnızca dijital okuryazarlığın geliştirilmesinin yeterli olmayacağını vurgulayan Daniş, senaristlerden televizyon kuruluşlarına ve geleneksel yayıncılara kadar sektörün bütün paydaşlarının dahil olduğu topyekun bir mücadeleye ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

Daniş, yasa dışı bahis ve kumarın normalleştirilmesine yol açabilecek açık ya da örtülü mesajlarla mücadelede yayıncılık sektörünün sorumluluğuna dikkati çekti.

RTÜK teknolojik denetim kapasitesini geliştiriyor

RTÜK’ün teknolojik denetim kapasitesini de geliştirdiğini belirten Daniş, VİA+ sistemiyle yayın içeriklerinin daha kapsamlı biçimde analiz edilebileceğini ve içeriklerdeki bu tür unsurların da okunabileceğini ifade etti.

Daniş, teknolojik denetimin yanı sıra yayıncıların, içerik üreticilerinin ve senaristlerin sorumluluk üstlenmesinin mücadelede belirleyici olduğunu kaydetti.

“Bu mücadele bir seferberliktir”

Konuşmasının sonunda yasa dışı bahis ve kumar bağımlılığıyla mücadelenin ortak sorumluluk gerektirdiğini vurgulayan Daniş, RTÜK olarak ellerindeki bütün araçları seferber ettiklerini söyledi.

Daniş, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Bu mücadele bir seferberliktir. RTÜK olarak elimizdeki bütün araçları; kamu spotundan müeyyideye, koruyucu sembol sisteminden mevzuat önerisine, medya okuryazarlığından eğitim iş birliklerine kadar seferber ediyoruz. Ama bu mücadele tek başına bir kurumun mücadelesi değildir. Hukuki düzenlemelerle de tek başına çözülebilecek bir mesele değildir. Ebeveynlerin, öğretmenlerin, yayıncıların, eğitim kurumlarının, düzenleyici ve denetleyici kurumların birlikte kuracağı güvenli bir dijital ekosisteme ihtiyacımız var. Çocuklarımızın bu ekosistemde sağlıklı biçimde var olabilmesi, geleceğe yapabileceğimiz en büyük yatırımlardan biridir. Bizim bütün çabamız, gençlerimizin o cümleyi hiç kurmak zorunda kalmadığı bir Türkiye içindir.”

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...