Türkgün | Gündem | SSB Başkanı Haluk Görgün'den NATO Savunma Sanayii Forumu'nda önemli açıklamalar

SSB Başkanı Haluk Görgün'den NATO Savunma Sanayii Forumu'nda önemli açıklamalar

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, NATO Savunma Sanayii Forumu'nda değerlendirmelerde bulundu. Görgün, Türkiye'nin 11. savunma sanayi ihracatçısı konumuna geldiğini açıklandı.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, NATO Savunma Sanayii Forumu'nda değerlendirmelerde bulundu. Görgün, Türkiye'nin 11. savunma sanayi ihracatçısı konumuna geldiğini açıklandı.

KAYNAK: AA

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün NATO Savunma Sanayii Forumu kapsamında açıklamalarda bulundu. Görgün, "İlk defa bu sene Ankara'da Savunma Sanayii Forumu ana etkinlik olarak yer alıyor. Bu sene ilk defa kalıcı olarak burada Ankara’da Savunma Sanayii Forumu’nun yapılması bizim için başka bir anlam taşıyor." dedi.

Türkiye’yi dünyada 11'inci savunma sanayi ihracatçısı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu iradeyle son 20 yılda savunma sanayinde güçlü bir altyapı oluşturulduğunu dile getiren Görgün, kara, deniz, hava, uzay ve denizaltı alanlarında güvenlik güçlerinin ihtiyaç duyabileceği hemen her ekipman ve sistemde faaliyet gösteren firmaların bulunduğunu söyledi. Görgün, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Savunma sanayi ihracatı ve savunma sanayi altyapısı ve üretim kabiliyeti en hızlı büyüyen ülkelerin başında geliyor Türkiye. En son yılın ilk 6 ayıyla ilgili ihracat rakamlarını açıkladığımızda, bir önceki senenin son 12 aylık dönemine baktığımızda yüzde 30 civarı bir büyüme olduğunu ve toplam ihracat rakamının son 12 ayda 11 milyar dolara ulaştığını gördük.

Aşağı yukarı ayda 800 milyon ile 1 milyar dolar arası ortalama ihracat yapabilen bir ülke konumunda Türkiye. Tabii bu gelişmiş, olgunlaşmış platformları, bu platformların içindeki katma değeri yüksek alt sistemleri üretiyor olması da önemli. Dost ve müttefik ülkelerle geliştirdiğimiz sistemleri paylaşırken, sadece teknik ürünleri ve bunların maliyet etkili olmasını değil, uzun vadeli iş modellerini de anlatıyoruz. Bunun karşılığının alınması Türkiye’yi dünyada 11. savunma sanayi ihracatçısı konumuna getirdi."

 KIZILELMA insansız savaş uçağımızın tanıtımı programa dahil edildi 

Forum kapsamında yüksek görünürlüklü programlara ilişkin lansmanların ardından imza törenlerinin düzenlendiğini belirten Görgün, dron sistemleri, hava savunma sistemleri, mühimmat, uydu ve uzay alanlarında yaklaşık 70 milyar dolarlık tedarik sözleşmesinin tanıtıldığını bildirdi. Bu programlarda ROKETSAN, ASELSAN, STM ve TÜBİTAK UZAY gibi Türk şirketlerinin de önemli sorumluluklar üstlendiğini anlatan Görgün, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin kara, deniz, hava, uzay, denizaltı, güvenlik güçlerinin ihtiyaç duyabileceği hemen hemen her sistem için çözüm üretmesi ve bu çözümlerde yüksek oranlarda yerliliğe sahip olması dikkat çekiyor. Bu gelişmişlik ve hazır bulunuşluk, NATO’daki müttefikliğe ve müttefiklik ruhuna katkı sağlayabilecek nitelikte. Bunlara ilave olarak geleceğin savaş alanlarında kendini gösterecek ve etkin olacak KIZILELMA insansız savaş uçağımızın tanıtımını programa ilave ettik."

‘’bunu fırsat olarak değerlendireceklerini düşünüyoruz'' 

Görgün, "Biz, yeni dünyada gelişen sıcak ortamlardaki tehditlere yönelik ve buradaki sıcak temaslarda kullanılan saldırı ekipmanlarını yakından takip eden, bunlar için çözüm üreten ve bunların özellikle sahada kullanılarak kendini ispatlamış sistemlerine sahip olan bir teknoloji ve endüstriye sahibiz. Yaş ortalaması 34 olan genç, istekli, mühendislik kabiliyeti, yetkinliği yüksek, yeniliğe, inovasyona açık bir insan kıymeti oluşmuş altyapı ve seri üretim dinamizmiyle hazırlığımızı tabii ki müttefikler, NATO üyesi ülkeler, Avrupa Birliği üyesi ülkeler görüyor. Biz geçtiğimiz sene yaptığımız ihracatın yüzde 56'sını NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkelere yaptık." diyerek sözlerini şöyle bitirdi: 

"Biz beraber çalışmaya hazırız. Güvenilir bir ortak, çalışma partneri olduğumuzu daha önceki yaşanmış birçok tecrübeden herkesin bildiğini değerlendiriyoruz. Dolayısıyla bunu bir fırsat olarak değerlendireceklerini düşünüyoruz. Tabii ki farklı görüş, farklı siyasi yaklaşımları olabilir farklı ülkelerin ama eğer gerçekten güçlü bir caydırıcı mekanizma kurulacaksa Türkiye'deki çevik yaklaşımın, oluşmuş altyapının değerlendirilmesi gerekiyor."

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...