Türkgün | Gündem | Talip Geylan: 'Milli Mücadele, milletimizin ortak hafızasıdır'

Talip Geylan: 'Milli Mücadele, milletimizin ortak hafızasıdır'

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Millî Mücadele'nin günlük siyasete malzeme yapılmasına tepki gösterdi. Geylan, destansı mücadelenin sadece cephe savaşından ibaret olmadığını, Cumhuriyet’in inşasını da kapsayan muazzam bir diriliş olduğunu vurguladı.

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Millî Mücadele'nin günlük siyasete malzeme yapılmasına tepki gösterdi. Geylan, destansı mücadelenin sadece cephe savaşından ibaret olmadığını, Cumhuriyet’in inşasını da kapsayan muazzam bir diriliş olduğunu vurguladı.

KAYNAK: TÜRKGÜN

Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan, son günlerde kamuoyunda “Kurtuluş Savaşı mı, Millî Mücadele mi?” ekseninde yürütülen tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Millî Mücadele’nin tarihî gerçekler çerçevesinde ele alınması gerektiğini ifade eden Geylan, bu büyük destanın günlük siyasi tartışmaların konusu yapılmasının doğru olmadığını belirtti.

Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan açıklamasında şunları söyledi: 

"Türk Milli Mücadelesi, süreci ve sonuçları itibariyle dünya tarihinde eşi benzeri olmayan ve tüm mazlum milletlere ibret ve emsal olan muazzam bir bağımsızlık hareketidir.

Milletin topyekün kıyama durduğu, türlü imkansızlıklar ve yokluklara rağmen, büyük bir inanmışlıkla emperyalizmi alt ettiği istiklal hareketidir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, Milli Mücadele’yi kurgulayan, planlayan ve başarıyla nihayete erdiren kadro, Osmanlı İmparatorluğu’nun ikliminde yetişmiş olan kurmay kadromuzdu.

'asla kabul edilemez'

Subayıyla, aydınıyla, kanaat önderi ve bürokratıyla Milli Mücadele’yi millete mal eden ve yönetenler, Türk devletinin kadrolarıydı.

Ki, bu da doğal olandı. Osmanlı İmparatorluğu bir Türk Devleti idi. Tıpkı Selçuklu Türk Devleti gibi ve nihayet tıpkı Türkiye Cumhuriyeti gibi..Dolayısıyla “Kurtuluş Savaşı” tanımlamasından “Osmanlı’dan mı kurtuluyoruz?” gibi bir değerlendirme, en az  böyle düşünen aklı evveller kadar, sığ bir değerlendirmedir.

Hele ki, maaalesef bir çok ortak kıymetimizde yapıldığı gibi, destansı milli mücadelemizin de sığ ve seviyesiz ideolojik tartışmaların malzemesi yapılması asla kabul edilemez.

Bu, başta milli hareketin lideri Atatürk olmak üzere istiklal mücadelemizin öncü kadrosuna ve binlerce şehitimize haksızlık ve hakaret demektir!

Tarih, sloganlarla değil; gerçekler ve kaynaklarla konuşur.

Son günlerde "Kurtuluş Savaşı mı diyelim, Millî Mücadele mi diyelim." tartışması üzerinden tarih yeniden siyasetin malzemesi hâline getiriliyor.

Bunu asla doğru değildir.

Evet, yurdumuzun dört bir yanını işgal edenlere karşı askerimizle, kadınımızla, gençlerimizle muhteşem bir direniş ortaya koyarak vatanımızı kurtardık. Bu tarihe namzet Kurtuluş Savaşı’mız, tarih varolduğu müddetçe minnet ve takdirle anılacaktır. Ama tabii ki, kurtuluş mücadelemiz, Türk Milli Mücadele’sinin bir cüzüdür.

'Samsun'da başlayan millî diriliştir'

Millî Mücadele, yalnızca cephede verilen savaşın adı değildir.

Millî Mücadele; 19 Mayıs 1919'da Samsun'da başlayan millî diriliştir. Kuvayı Milliye’dir. Amasya'da millet iradesinin ilanıdır; Erzurum'da millî teşkilatlanmadır;  Sivas'ta egemenliğin millete devridir; Batı Cephesi’nde düzenli ordunun kuruluşudur; vatanımızı işgalci emperyalizmden kurtararak denize döktüğümüz cephelerde kazanılan zaferlerdir ve nihayetinde Lozan'da bağımsızlığın bütün dünyaya kabul ettirilmesidir.

Yani, istiklale giden yolda ilk hareketin bismillahı ile başlayan, Cumhuriyet’in ilanı hatta yeni Türk Devleti ve yeni Türk medeniyetinin inşa süreci Milli Mücadele’nin kapsamıdır.

Milli Mücadelemizin önderi Mustafa Kemal Atatürk’e, şehit ecdadımıza minnet ve şükranla…"

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...