Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla bir basın açıklaması yayımladı. Geylan, açıklamasına Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Hiç şüphe etmemelidir ki, yeni Türk Devleti’nin, genç Türk Cumhuriyeti’nin temeli burada sağlamlaştırıldı; ölümsüz yaşamı burada taçlandırıldı.” sözleriyle başladı.
Geylan, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın Türk milleti açısından taşıdığı tarihi öneme dikkat çekerek, bu günü “Anadolu’daki son devletimizin temellerinin atıldığı şeref mücadelemiz” sözleriyle değerlendirdi.
“Ağustos ayı şanlı Türk tarihinin en görkemli zaferlerine sahne oldu”
Ağustos ayının, şanlı Türk tarihinin en görkemli zaferlerine sahne olan nadide bir ay olduğunu belirten Geylan, binlerce yıllık Türk tarihinin kritik eşiklerini barındıran Ağustos ayının, Anadolu’nun kapılarını Türklere açan Malazgirt Zaferi’nden Otlukbeli ve Çaldıran zaferlerine, Mercidabık Zaferi’nden Belgrad’ın fethine, Mohaç Zaferi’nden Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’ne kadar pek çok zafere ev sahipliği yaptığını ifade etti.
Bu şanlı zaferlerin Türk milletinin bağımsızlık tutkusunu, emperyalist güçler karşısındaki cesaretini ve kararlılığını, vatanına olan sarsılmaz bağlılığını ortaya koyan eşsiz miraslar olduğunu belirten Geylan, Türk milletinin geçmişten bugüne kendisine emanet edilen bu büyük mirasla gurur duyduğunu söyledi.
Geylan, bu gururu gelecek nesillere aktarmak ve ebediyete taşımak için Türk milletinin heyecanını ve azmini daima koruduğunu vurguladı.
“Bağımsızlığımızı ve milli varlığımızı yaşatmalıyız”
Bugün Türk milletine düşen en önemli görevin, ecdadın canı ve kanı pahasına vatan kıldığı kadim yurdun her bir karışını korumak ve muhafaza etmek olduğunu belirten Geylan, bağımsızlığın ve milli varlığın yaşatılması gerektiğini ifade etti.
Köklü tarihten alınan şuurla bağımsızlıktan asla taviz verilmemesi gerektiğini belirten Geylan, birlik ve beraberliğin artırılması, milli ve manevi değerlerin yarınlara taşınmasının Türk milletinin asli görevi olduğunu kaydetti.
Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi vurgusu
Kurtuluş Savaşı’nın önemli dönüm noktalarından biri olan Sakarya Meydan Muharebesi’nin kazanılmasının ardından 30 Ağustos’un, Türk tarihinde Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasını sağlayan son ve en önemli halkalardan biri olması bakımından büyük anlam taşıdığını belirten Geylan, Büyük Taarruz’un önemine dikkat çekti.
Geylan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Başkomutanlığında 26 Ağustos sabahı Kocatepe’den başlatılan Büyük Taarruz’da, şanlı Türk ordusunun eşsiz bir mücadele ortaya koyduğunu ve düşman mevzilerini birer birer etkisiz hale getirerek büyük bir zafer kazandığını ifade etti.
Milletin bağımsızlık ve vatan sevgisi uğruna verdiği bu mücadelenin, milli direnişin karşısında olan her türlü musibetin bertaraf edilmesini sağladığını belirten Geylan, Büyük Taarruz’un başarıyla sonuçlanmasının ardından Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği “İlk hedefiniz Akdeniz, ileri!” emri doğrultusunda Türk ordusunun ilerleyişini sürdürdüğünü kaydetti.
Geylan, 9 Eylül 1922’de İzmir’in düşman işgalinden kurtarılmasıyla Milli Mücadele’nin askeri safhasının da zaferle tamamlandığını ifade etti.
“30 Ağustos, Türk milletinin bağımsızlık bildirisidir”
30 Ağustos’un büyük fedakarlıklar, tarifsiz acılar ve insanüstü bir gayretle verilen hürriyet direnişinin en önemli tarihi eşiklerinden biri olduğunu belirten Geylan, bu zaferin Türk milletinin bağımsızlık bildirisinin dünyanın en güçlü devletlerinin yüzüne karşı okunduğu paha biçilmez bir zafer olduğunu vurguladı.
Geylan, 30 Ağustos’un Anadolu’da Malazgirt Zaferi ile başlayan Türk hakimiyetinin Milli Mücadele’yle yeniden şaha kalktığı gün olduğunu belirterek, işgal sultasının devrildiğini, Türk’ün kudretinin ve yenilmezliğinin tarihe nakşedildiğini ifade etti.
30 Ağustos’un emperyalizme, boyunduruğa ve esarete karşı yükselen bir direnişin adı olduğunu belirten Geylan, bu zaferin yıkım politikalarına karşı özgürlük haykırışı ve Türk milletinin kartal misali yükselişini simgeleyen güçlü bir gelecek ideali olduğunu kaydetti.

“Anadolu’daki son devletimizin temellerinin atıldığı şeref mücadelesidir”
Geylan, 30 Ağustos’un Anadolu’daki son devletin temellerinin atıldığı şeref mücadelesi olduğunu belirterek, Cumhuriyet’e uzanan meşakkatli yolun son halkası olduğunu ifade etti.
Yedi düvel tarafından kuşatılmışken dahi pes etmeyen Türk milletinin kaderini yeniden yazdığına dikkat çeken Geylan, 30 Ağustos’un istiklal iradesinin Türk tarihindeki en sarsılmaz tezahürlerinden biri olduğunu vurguladı.
30 Ağustos’un Türk’ün var olma mücadelesinin kıymetli bir unsuru olmasının yanı sıra, üzerinden 104 yıl geçmesine rağmen mazlum milletlere kendi geleceklerinin yeniden inşası için umut aşıladığını belirten Geylan, Büyük Zafer’in esaret altında yaşayan milletlere hür ve müstakil yaşamanın mümkün olduğunu gösterdiğini söyledi.
Geylan, bu uğurda verilen mücadelenin inanç ve kararlılıkla zafere ulaşabileceğinin tüm dünyaya kanıtlandığını ifade ederek, “Derin bir sükûtu yırtan zaferin sesiyle; 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun!” dedi.
Bölgedeki gerilimlere dikkat çekti
Büyük Zafer’in üzerinden geçen 104 yılda coğrafyadaki gerilimlerin, sancıların, savaşların ve istikrarsızlıkların ne yazık ki sona ermediğini belirten Geylan, Türkiye’nin bu zorlu coğrafyada sahip olduğu stratejik konumu, tarihsel birikimi ve etkin dış politikasıyla her zaman önemli ve itibarlı bir yere sahip olduğunu ifade etti.
Geylan, küresel hakimiyet mücadeleleri, İsrail’in Filistin’e ve ABD ile birlikte İran’a yönelik saldırıları ve bu saldırıların bölgede yol açtığı gerilimlere dikkat çekti.
Terör örgütlerinin ve bu yapılara destek veren çeşitli unsurların bölücü faaliyetlerinin yanı sıra farklı hesapların odağında yer alan Türkiye’nin sığınmacı sorunuyla da karşı karşıya bırakıldığını belirten Geylan, tüm bu zorluklara rağmen ülkenin bölgedeki ağırlığını ve etkinliğini korumayı sürdürdüğünü kaydetti.
“Milli birliğimizi ve beraberliğimizi korumalıyız”
Bu noktada 30 Ağustos’tan alınan ilhamla milli birlik ve beraberliğin korunması gerektiğini belirten Geylan, ortak değerlere sahip çıkılması, toplumsal esenliğin ve kardeşliğin hedef alındığı her türlü girişime karşı kararlılıkla durulması gerektiğini vurguladı.
Ülkenin bütünlüğünü ve milletin huzurunu tehdit eden tüm unsurlar karşısında daha uyanık ve bilinçli hareket edilmesi gerektiğini ifade eden Geylan, milli hasletlere halel gelmemesi için daha sorumlu davranılması gerektiğini söyledi.
Geylan, milli güvenliğin bir beka meselesi olduğunun da göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek, 30 Ağustos’un bıraktığı mücadele ruhunu yaşatmanın ve bu büyük mirası gelecek nesillere taşımanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu kaydetti.
Atatürk ve şehitler anıldı
Geylan, açıklamasının sonunda 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı büyük bir kıvançla kutladığını belirterek, başta devletin kurucusu, büyük lider Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere vatan uğruna can veren tüm kahraman şehitleri bir kez daha rahmet, minnet ve saygıyla andı.
Geylan, Türk milletinin böylesine büyük bir ecdadın evlatları olmasının gururunu taşıdığını belirterek, ay yıldızlı al bayrağa sahip çıkan, bağımsızlığı ve vatanı her şeyin üzerinde tutan, uyanışı dirilişe dönüştüren bir tarihin mirasçıları olunduğunu ifade etti.
Bu eşsiz mirası korumanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Geylan, açıklamasını “Ne mutlu Türk'üm diyene!” sözleriyle tamamladı.