Türkgün | Gündem | Türkiye-Irak mutabakatında yeni dönem: Terörsüz bölge için kritik adım

Türkiye-Irak mutabakatında yeni dönem: Terörsüz bölge için kritik adım

Türkiye ve Irak arasındaki kritik mutabakatla Sincar'da terör unsurları silah bırakıyor, Başika üssü kademeli olarak Bağdat'a devrediliyor. İki ülke, sınır hattında terör koridorunu tümüyle kapatarak yeni bir güvenlik mimarisi inşa ediyor.

Türkiye ve Irak arasındaki kritik mutabakatla Sincar'da terör unsurları silah bırakıyor, Başika üssü kademeli olarak Bağdat'a devrediliyor. İki ülke, sınır hattında terör koridorunu tümüyle kapatarak yeni bir güvenlik mimarisi inşa ediyor.

KAYNAK: TÜRKGÜN

Türkiye ile Irak arasında varılan mutabakat kapsamında Sincar’daki PKK bağlantılı yapıların silah bırakması ve Başika’daki Türk askeri varlığının kademeli olarak Bağdat’a devredilmesi gündeme geldi. Adımların, “Terörsüz Türkiye-Terörsüz Bölge” hedefinin bölgesel ayağını oluşturduğu belirtildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 23 Eylül 2026’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında Irak Başbakanı Ali Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Türkiye-Irak ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısı aralandı.

Görüşmenin ardından yapılan açıklamada, iki ülke arasında birçok konuda mutabakata varıldığı ve stratejik iş birliğinin derinleştirileceği vurgulandı.

Mutabakatın önemli başlıklarından birini ise “Terörsüz Türkiye-Terörsüz Bölge” hedefi oluşturdu.

"SİNCAR'DA SİLAH BIRAKMA, BAŞİKA'DA YENİ DÖNEM"

Bu çerçevede Bağdat yönetiminin Sincar’daki PKK bağlantılı yapılara silah bıraktırması ve uygun görülen kişilerin Irak güvenlik kurumlarına dahil edilmesi planlanıyor.

Buna karşılık Türkiye’nin, Başika’da DEAŞ ile mücadele amacıyla bulundurduğu askeri varlığını kademeli olarak azaltarak Irak hükümetine devretmesi öngörülüyor.

Söz konusu adımların, “Terörsüz Türkiye-Terörsüz Bölge” hedefinin bölgesel ayağında birbirini tamamlayan süreçler olduğu değerlendiriliyor.

"IRAK'IN EGEMENLİĞİ İLE GÜVENLİK STRATEJİSİ AYNI ZEMİNDE BULUŞUYOR"

Mutabakat kapsamında atılması planlanan adımların, Türkiye’nin “tehdit ortadan kalktıkça askeri varlık azaltılır” ve sınır ötesi terör tehdidinin kaynağında ortadan kaldırılması stratejileri ile Irak’ın egemenlik haklarını aynı zeminde buluşturduğu belirtiliyor.

Sürecin bölgesel etkileri arasında Irak-Suriye arasındaki terör koridorunun engellenmesi, bölgesel ekonomik yatırımların güvenliğinin artırılması ve Türkiye-Irak arasında yeni bir güvenlik mimarisinin oluşturulması öne çıkıyor.

TARİHİ DÖNÜM NOKTALARIYLA SÜRECİN ARKA PLANI

Türkiye’de “Terörsüz Türkiye” sürecinin 2024 sonbaharında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla başladığı belirtiliyor.

27 Şubat 2025’te Abdullah Öcalan tarafından silah bırakma ve örgütün feshedilmesi yönünde çağrı yapılırken, 11 Temmuz 2025’te Süleymaniye’de sembolik silah yakma töreni gerçekleştirildi.

10 Ağustos 2026’da ise Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanunu TBMM’de kabul edildi.

Saha durumuna ilişkin notta Kandil, Gare, Metina, Zap ve Haftanin bölgelerindeki onlarca mevzinin boşaltıldığı, silah teslim noktalarının belirlendiği ve saha denetimi mekanizmasının işletildiği ifade edildi.

"SURİYE'DEKİ GELİŞMELER SİNCAR İÇİN EMSAL OLDU"

Sürecin Suriye boyutunda ise YPG/SDG'nin tasfiyesine dikkat çekildi. Notta, Mazlum Abdi’nin açıklamasıyla SDG’nin bağımsız askeri yapı olarak sona erdiği ve Suriye Ordusu tugaylarına katıldığı belirtildi.

Sınır kapıları, petrol sahaları ve idari kurumların merkezi hükümete devredilmesinin Sincar için de doğrudan emsal oluşturduğu kaydedildi.

İKİNCİ KANDİL HATTINDA DENGELERİ DEĞİŞTİREN ADIM

Sincar’ın, Kandil-Mahmur-Sincar-Suriye hattında örgütün lojistik, insan ve silah transferinde kullandığı ana koridorlardan biri olduğu belirtildi.

Türkiye ve Suriye sınırına 80 kilometre mesafede bulunan bölgenin, tünel ve sığınak altyapısı nedeniyle “İkinci Kandil” olarak konumlandırıldığı ifade edildi.

11-12 Eylül 2026 tarihlerinde Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’nin açıklamalarıyla YBŞ’nin silah teslimine başlamasının süreci somutlaştırdığı aktarıldı.

Sincar Dağı’nın idari ve güvenlik kurumlarıyla birlikte federal otorite altına alınması ve uygun unsurların Irak güvenlik güçlerine entegre edilmesinin de sürecin önemli adımlarından olduğu kaydedildi.

TERÖR KORİDORUNUN LOJİSTİK HATTI KESİLİYOR

Mutabakat kapsamında atılacak adımlarla PKK’nın Irak-Suriye erişimi ve lojistik bağlantısının kesilmesi, Irak’ın toprak bütünlüğünün güçlendirilmesi ve Ankara-Bağdat-Erbil arasındaki güvenlik koordinasyonunun pekiştirilmesi hedefleniyor.

Bölgesel istikrarın sağlanmasının Kalkınma Yolu Projesi gibi ekonomik ve ticari projelerin hayata geçirilmesini kolaylaştıracağı belirtilirken, Türkiye’nin sınır ötesindeki önemli güvenlik endişelerinden birinin de ortadan kaldırılmasının amaçlandığı ifade edildi.

Sincar’da silah bırakma ve entegrasyon adımı ile Başika’nın Bağdat’a devredilmesinin ise karşılıklı dengeye dayalı bir süreç oluşturduğu kaydedildi.

BÖLGEDE DEVLET OTORİTESİNİN MEŞRUİYETİ PEKİŞİYOR

Notta, sürecin Türkiye’nin güvenlik öncelikleri ile Irak’ın egemenlik taleplerini bir araya getiren bir çerçeve sunduğu ifade edildi.

Ayrıca bölgede devlet dışı silahlı güçlerin ortadan kaldırılmasıyla devlet otoritelerinin meşruiyetinin güçleneceği belirtildi.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...