Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İmam Hatip Okullarının Yeniden Açılışının 75. Yıl Dönümü Programı ve Başarılı Örnekler Sergisi'nde yaptığı konuşmada, çocukların dijital çağda karşı karşıya kaldığı risklere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Görüntülerin kurgulanabildiği, seslerin taklit edilebildiği bir dönemde çocukların neye inanacağını ve kime güveneceğini bilemez hale geldiğini belirten Tekin, dijital platformlara karşı toplumsal seferberlik çağrısı yaptı.
Yusuf Tekin’den dijital çağda çocukların güvenliği uyarısı
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığında düzenlenen “İmam Hatip Okullarının Yeniden Açılışının 75. Yıl Dönümü Programı ve Başarılı Örnekler Sergisi”ne katıldı.
Öğrencilerin akademik, sosyal ve kültürel gelişimlerini destekleyen, toplumsal sorumluluk ve gönüllülük bilincini güçlendiren, öğretmen ve yöneticilerin mesleki gelişimlerine katkı sunan uygulamaların yer aldığı sergiyi gezen Tekin, öğrenci ve öğretmenlerle sohbet ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Programda konuşan Tekin, İstanbul ve çevre illerde etkili olan yağışların can kaybına ve felaketlere neden olmadan normalleşmesini diledi.

“Neye inanacağını, kime güveneceğini bilemez hale geldiğimiz bir dönemdeyiz”
Çocukların sosyal medya ve dijital platformlar aracılığıyla ailelerinden uzaklaştırılmaya çalışıldığını ifade eden Tekin, bu mecraların çocukların ve velilerin dikkatine, iradesine, yaşam ve düşünme biçimlerine müdahale ettiğini söyledi.
Çocukların mensubu oldukları millet ve ülkeyle gurur duymasından rahatsız olan yeni bir vesayet bulunduğunu belirten Tekin, dijital çağın oluşturduğu risklere ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Gördüğü her bir görüntünün kurgulanabildiği, işittiği her sesin taklit edilebildiği bir çağda büyüttüğümüz evlatlarımızın, neye inanacağını, kime güveneceğini bilemez hale geldiği bir dönemdeyiz. Şiddet bir oyun sahnesine, merhamet bir zaafa, mahremiyet bir gösteriye dönüştürülüyor.”
Tekin, her şeyin olağanlaştığı bir ortamda en büyük kötülüklerin bile sıradan manzaralar haline geldiğini vurguladı.

“Devletimiz mücadelede asla geri adım atmayacak”
Son haftalarda yaşanan saldırıların dijital ve toplumsal risklerin boyutunu gösterdiğini belirten Tekin, devletin ilgili kurumlarıyla harekete geçtiğini söyledi. Okullarda güvenliğin güçlendirildiğini, çocukların dijital mecraların zararlarından korunmasına yönelik yasal düzenlemelerin hayata geçirildiğini ifade eden Tekin, öğretmenlerle birlikte çalışmalar yürütüldüğünü dile getirdi.
Tekin, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Son haftalarda milletçe yüreğimizi dağlayan menfur saldırılar, bu kuşatmanın ne kadar yakınımızda ve ne kadar vahşi olduğunu da hepimize çok acı biçimde gösterdi. Bu acı hadiselerin ardından, devlet olarak bütün kurumlarımızla birlikte harekete geçtik. Okullarımızın güvenliğini tahkim ettik. Evlatlarımızın dijital mecraların zararlarından korunabilecekleri yasal düzenlemeleri hayata geçirdik. Yaz aylarında öğretmen arkadaşlarımızla birlikte adeta bir seferberlik ilan ettik. Devletimiz bu mücadelede asla geri adım atmayacak, bundan herkes emin olsun. Bununla birlikte, devletin aldığı her tedbirin kalıcı bir neticeye dönüşmesi, o tedbiri okulunda, evinde, sokağında sahiplenmiş bir milli bilincin varlığına bağlı. Bu sebeple karşı karşıya olduğumuz mesele hiçbir bakanlığın, hiçbir kamu kurumunun tek başına omuzlayabileceği bir yük değildir. Topyekun bir seferberliğe ihtiyacımız var. Bu seferberlik de evvela herkesin kendi üstüne düşeni yapmasıyla mümkün.”
“Çocuklarımızın hakkını hiçbir şirketin kâr hanesine feda etmeyeceğiz”
Küresel platformların çocukların dikkati, zamanı ve ruh sağlığı üzerinden kazanç sağladığına dikkati çeken Tekin, bu konuda toplumun bütün kesimlerinin sorumluluk alması gerektiğini belirtti.
Tekin, dijital platformlara yönelik tutumlarını şu sözlerle ifade etti:
“Devlet olarak biz de evlatlarımızın dikkatini sömürerek büyüyen yapılardan hesap sormaktan geri durmayacağız. Çocuklarımızın hakkını hiçbir şirketin kar hanesine feda etmeyeceğiz. Bu kuşatma ancak her çocuğu kendi evladı bilen bir milletin topyekun uyanışıyla kırılabilir.”

“Evlatlarımızın gönlünü hiçbir ekranın insafına terk etmeyeceğiz”
Çocukların korunmasında sevgi eğitiminin önemine değinen Tekin, bilginin bol, hikmetin kıt olduğu bir çağda çocuklara doğru bir yön duygusu kazandırmanın eğitimcilerin sorumluluğunda olduğunu söyledi.
Tekin, köy okullarından fen liselerine, meslek liselerinden imam hatip okullarına kadar bütün eğitim kurumlarının bu sorumluluğu taşıdığını belirtti.
İmam hatip okullarının 75. yılında ortak sorumlulukların hatırlanması gerektiğini ifade eden Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Evlatlarımızın gönlünü hiçbir ekranın insafına terk etmeyeceğiz. İstikametlerini bir algoritmanın eline asla teslim etmeyeceğiz. Onları kendi köklerinden koparmak isteyen hiçbir kuşatmaya geçit vermeyeceğiz.”
İmam Hatip okullarının tarihine değindi
Konuşmasında imam hatip okullarının geçmişine de değinen Tekin, Türkiye'de din görevlisi yetiştirmek amacıyla köklü eğitim kurumlarının bulunduğunu, bu kurumların 1930'lu yıllarda dönemin siyasal koşullarının etkisiyle kapatıldığını belirtti.
Yeterli din görevlisi kalmamasının yol açtığı sorunlara değinen Tekin, Demokrat Parti'nin iktidara gelmesiyle 1951'de İmam Hatip Okullarının yeniden açıldığını söyledi.
Bu okulların toplumdan gelen talepler doğrultusunda eğitim faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade eden Tekin, 28 Şubat 1997 sürecinde imam hatip okullarının ortaokul bölümlerinin kapatıldığını ve imam hatip liselerine katsayı engeli getirildiğini hatırlattı.
Tekin, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Sonra 28 Şubat 1997 gecesi bir şey oldu. Bu ülkede eğitimi en iyi bildiğini iddia eden bir grup asker, Milli Güvenlik Kurulu adıyla bir kurul topladılar ve dediler ki 'Biz her şeyi siyasetçiden de milletten de sivil toplum örgütlerinden de daha iyi biliyoruz. Bu okullar tehlikeli, biz bu okulların ortaokullarını kapatıyoruz.'”
İmam hatip okullarının 2002'de resmen değil, fiilen kapatıldığını savunan Tekin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür etti.

“Mayamız Birlik İlk Dersimiz Kardeşlik”
Yusuf Tekin, ülke genelindeki okullarda akademik niteliği ve kaliteyi artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini, fiziki altyapı ve insan kaynağını güçlendirdiklerini belirtti.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında öğretim programlarına milli ve manevi değerlerle dünyadaki yeniliklerin yerleştirildiğini ifade eden Tekin, eğitim öğretim yılının ilk haftasının “Mayamız Birlik İlk Dersimiz Kardeşlik” sloganıyla başladığını hatırlattı.
“Terörsüz Türkiye” süreciyle ülkede kardeşlik iklimini yeniden inşa etmeye yönelik bir sürecin başladığını belirten Tekin, bu konunun çocuklar arasında kardeşlik hukukunu geliştirecek şekilde anlatılmasını istediklerini söyledi.
Programda Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü Ahmet İşleyen de konuşma yaptı. Etkinlik kapsamında Kur'an-ı Kerim tilaveti ve ilahi dinletisinin yanı sıra “Çift Kanatlı Bir Yol: İmam Hatipli Olmak” belgeseli gösterildi.