HDP, Kürt partisi değildir!

22.05.2019 10:00

19 Mayıs’ta HDP Şişli örgütünün yayınladığı mesaj:

“19 Mayıs Pontus Rum Soykırımı Anma Günü. 353 bin Rum öldürüldü, 1 milyon 250 bin Rum mübadeleyle sürgün edildi. #BuAcıHepimizin”

TBMM’de yer alan bir partinin örgütü yayınlıyor bunu…

Y-CHP’nin PKK sevicisi İstanbul İl Başkanı'nın şu mesajından farkı yok:

“23 Nisan’dan bir sonraki gün neydi? Bilmek istemeyenler için ipucu: 1915”.

El ele, kol kola bir ihanet ve utanç!

         *

19 Mayıs’ta Samsun’da Atatürkçülük gösterisi yapan İmamoğlu’nun müttefiki…

HDP, Kürt olmayan ve Kürtçe bile bilmeyen Marksist-Leninistlerin, DHKP-C’lilerin yönettiği bir parti…

PKK uzantısı HEP’ten ÖZDEP’e, ÖZDEP’ten HADEP’e, HADEP’ten DEHAP’a, DEHAP’tan DTP’ye, DTP’den BDP’ye ve BDP’den HDP’ye uzanan bölücü bir siyasî hareket…

Bu militan hareketi Meclise taşıyan da Y-CHP… 1991’de SHP listelerinden seçilip sonra istifa ettiler… DEP, Meclise giriverdi…

Y-CHP, o tarihî hatasını şimdi de PKK’yı belediyelere taşıyarak tekrarlıyor ve aldıkları sonucu da halkın iradesi olarak ilan ediyor…

         *

Bu PKK uzantısı hareketin ilk başkanı Yaşar Kaya idi. Bir süre Almanya’da kaldı, Erbil’de öldü, Özgür Gündem’in sahibi idi…

HADEP kongresinde PKK paçavraları ve bebek katilinin posterlerini astıran Murat Bozlak tutuklandı, sonra vekil oldu, sonra da kanserden öldü.

Ahmet Turan Demir, defalarca tutuklandı, hapis cezası aldı.

DTP’nin eş başkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk’tu.

Sonra piyasaya Selahattin Demirtaş, Gültan Kışanak ve Sabahat Tuncel çıktı.

ÖDP’li fırıldak Ufuk Uras, Mehmet Metiner, Altan Tan, Ertuğrul Kürkçü, Sırrı Süreyya Önder, Osman Baydemir ve Figen Yüksekdağ yeni figüranlardı…

Kürtçe konuşamayan ve belediye başkanlığı yapan Kışanak ve Tuncel yargılanıp hapse gönderildi. Şimdi açlık grevi yapan Tuncel, bir ara şu nutukları atıyordu:

“Türkiye halklarına da çağrımız 'Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz.' Bu sadece bir slogan değil, bir gerçekliktir. Eğer bugün Kürtler özgür değilse Türkler de özgür değildir.”

Figen Yüksekdağ, Kürtçe bilmeyen bir Marksist-Leninist… Şimdi hapiste… HDP eş başkanı idi ve şu küstahlığı unutulmayacak:

“Biz sırtımızı YPJ'ye, YPG'ye ve PYD'ye yaslıyoruz bunu söylemekte ve savunmakta hiçbir sakınca görmüyoruz!”

Ne Ertuğrul Kürkçü ne de Sırrı Süreyya Önder, Kürt… Kürkçü Dev-Genç’li… Çayan’ın öldürüldüğü olayda samanlıkta saklanmış biri. Kürt olmayan Kürtçü solcu Önder ise şimdi hapiste…

*

HDP, hiç Kürt halkının derdi ile dertlenmedi. Ne aş, ne iş, ne huzur…

Çözüm sürecinde kirli emelleri için Güneydoğu’yu köstebek yuvası yapıp kan gölüne çevirdiler… Bölge esnafını tehdit ederek sürekli kepenk kapattırdılar.

Yasa dışı eylemlerinde sürekli polisle çatıştılar…

Halkın kendilerine teslim ettiği belediyelerin imkânlarını PKK’ya taşıdılar, yataklık yaptılar…

Mesela eş başkan kızıl Sezai Temelli Kürt değil ve KHK ile İstanbul Üniversitesinden atılanlardan… ÖDP’den ayrılıp HDP’nin kuruluşunda yer aldı. HDP’nin eş başkanı…

“23 Haziran’da CHP’ye oy verirseniz Kandil’in yolu açılır” itirafı ile “Bugün Türkiye’nin en bereketli toprakları burası. Buralar vadedilmiş topraklar. Musa bütün ömrünü bu toprakları arayarak geçirdi. Geldiler bu toprakları da kuruttular” küstahlığı ona ait…

Bu kızıl Temelli, 31 Mart sonrası “İstanbul ve Ankara’yı İmamoğlu ve Yavaş değil HDP yönetecek” diyen adam…

Şimdi de “Kayyımları nasıl süpürdüysek İstanbul’u da süpüreceğiz” diyor…

Kürtçü Buldan, Hakkari’de memur iken daha sonra öldürülen, teyzeoğlu eski bir uyuşturucu kaçakçısı PKK’lı ile evlendi…  İstanbul’da “cumartesi anneleri”nin elebaşılarındandı. HDP eş başkanı…

Kürtçü Buldan demokrasi ittifakı dediği “zillet ittifakı”nın adayı İmamoğlu’nun aldığı oy için şöyle diyor: “İmamoğlu'nun başkanlığında 'Kürdistani partiler’in payı var.

Kürdistani partiler kim? Müttefikleri Y-CHP/İP/SP…

HDP, asla bir Türkiye partisi olmadığı gibi asla Kürt kardeşlerimizi de temsil edemez…

Bunlar, TBMM araçları ile terörist ve silah taşıma ihanetini gösteren taşeronlar…

Birçok Ermeni'yi barındıran PKK’nın siyasî uzantısı ve maşası…

*

19 Mayıslarda  “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” çığlığı atan Y-CHP’liler nasıl bir kirli iş birliğinin içindeler?

Kürtçü Sakık’ın kendilerine yaptığı “İt sürüleri” hakaretine razılar mı?

Ve Y-CHP’ye bir uyarı daha:

Zırt pırt başvurduğunuz meşhur “367 mucidi” Yargıtay Başsavcısı Kanadoğlu, 2002’de DEHAP'ın seçimlere girmesini engellemek için başvurmuş ancak YSK, DEHAP'ın seçimlere katılmasına karar vermişti…

Haberiniz ola!