HDP'nin mini ortağı kıvranıyor

05.03.2021 10:00

Bir vizyonları, ufukları, iddiaları, inandırıcılıkları zaten yok. Suya yazı yazıyor, duruma göre vaziyet alıyor, gürültü çıkararak, Türk milletinin sinir uçlarıyla oynayarak gündemde kalmaya çalışıyorlar. Ülkenin sorunlarıyla ilgili veya gelecek hedeflerine yönelik ne bir şey söylediklerini duyan olmuştur, ne de böyle bir dertleri var. Belli ezberleri tekrarlıyor, yancıları ile birlikte yalanın zirvelerinde dolaşıyor, fitneye bel bağlıyorlar. Bu hâlleriyle hiçbir zaman iktidar bulamayacaklarının farkındalar. Onlar da millet iradesini çoktan bir kenara bıraktılar, iktidarı Biden’ın kirli ve kanlı planlarında, Soros’un sokak kalleşliklerinde, renkli müdahalelerinde arıyorlar. Buna bir de darbeleri ve her türlü olağanüstülüğü eklemek gerekiyor ama artık oradan kendilerine bir ekmek çıkmayacağını gördüler ve ümidi kestiler.

İÇLERİNDEKİLER DE RAHATSIZ

Zilleti oluşturan partilerin hiçbirinin iradesi kendi elinde değildir. HDP doğrudan Kandil katillerinin emrindedir. HDP’nin büyük ortağı CHP kökünden, bağlamından, varlık sebebinden koparılmış ve bir operasyon partisine dönüştürülmüştür. Kelimenin tam anlamıyla yukarıda yaptığımız tanıma uygun şekilde, Türk milletinden değil asıl sahiplerinden iktidar beklemektedir. HDP’nin mini ortağı İP’in nasıl ortaya çıktığı, sonra da kime ve neye hizmet ettiği herkesin malumudur. Bu garabeti bu partilerin kendi içlerindekiler de fark ediyor. Bizim bildiğimizi, gördüğümüzü onlar da görüyor. Uyarıyorlar, çekidüzen vermeye, partilerini adam gibi siyaset yapma yoluna sokmaya uğraşıyorlar ama nafile. Bu hazin duruma uyum sağlayanlar kalıyor, itiraz edenler teker teker yollarını ayırıyor. CHP’nin de, İP’in de nasıl hızla eridiğini içlerinden yeni partiler çıktığını bütün Türk milleti ibretle izliyor.

AYDIN GEÇİNİR, KARANLIKTA SAKLANIRLAR

Bir de bunların akıl hocaları, şakşakçıları ve yönlendiricileri var. Koskoca Türkiye’de sayıları bellidir ama gürültüleri herkesten çok çıkar. Zaman zaman ısmarlama metinleri imzalar, demokrasi nutukları atarlar. Özgürlük masalları anlatır, ne olduğu, kimi kastettiği, kime yaradığı belli olmayan insan hakları hikâyeleriyle gündeme gelirler. Aydın geçinir, karanlıkta saklanırlar. Akademisyen, gazeteci sıfatları taşırlar ama ülke gerçeklerinden kopukturlar ve kendilerinden başkasına bir faydaları dokunmaz. Dünyaları ayrı, beklentileri çok farklıdır. Türk milletine tepeden bakar, kendilerinin özel olduğunu zannederler. Türkiye’nin hak ve menfaatleri söz konusu olduğunda ya ortadan kaybolurlar veya karşı cephede yerlerini ayırtırlar. PKK terörüne, FETÖ ihanetine bir kelime ettikleri duyulmamıştır ama her fırsatta devleti hedefe koyar, Türk milletinin iradesi ile alay ederler.

KIVRANIP DURUYORLAR

Akıl, izan ve vicdan da, siyasetin kuralları ve birikimleri de bu şartlarda siyaset yapılamayacağını, yapılanın da bir karşılığının olmayacağını söylüyor. Ama olsun, onlar ne bildiklerinden vazgeçiyorlar, ne de üstlendikleri özel misyonu bir kenara bırakabiliyorlar. Şu sıralar çok telaştalar. Türkiye terörle mücadelede olağanüstü bir mücadele veriyor. PKK terörü bütün uzantıları ile birlikte temizleniyor. Buna siyaset ayağı da dâhildir. Kandil’in entarili sürüngeninden emir alıp, onların kanlı planlarını hayata geçirmek için sıraya giren HDP denilen terör partisinin sonunun yakın olduğu anlaşılmaktadır. 9 HDP’li milletvekilinin fezlekesi Meclistedir ve gereği yapılacaktır. Bu gelişmeler Türk milletini son derece memnun ediyor ama zilletin ortaklarında büyük endişe doğuruyor. Ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar. Bir tarafta siyasetlerinin merkezine yerleştirdikleri terör partisi HDP, diğer tarafta da Türk milletinin gazabı var. Kıvranıp duruyorlar. HDP’yi demokrasi kılıfına sokmaya uğraşıyorlar sığmıyor, hukuka dönüyorlar bir çıkış yolu görünmüyor.

İP’İN İBRETLİK DURUMU

CHP ve İP’in HDP’ye nasıl teslim olduklarını ibretle izliyoruz. CHP, bütün geçmişini inkâr ederek hızla ve eksiksiz biçimde HDP’lileştiği için kendini gizleme ihtiyacı bile duymuyor. İP büyük sıkıntıda ve bir çıkış bulamıyor. Ne dediler, ne yapıyorlar? Kendilerine çekidüzen vermek, aklın, ahlakın, vicdanın, ülkenin ve milletin çizgisine gelmek, bu da olmuyorsa evlerine dönüp hiç olmazsa kendi ailelerini zor durumda bırakmamak yerine, MHP’ye saldırıyorlar. Özellikle İP’in başı hakikaten ibretlik durumdadır ve pişkinliğin zirvelerinde dolaşmaktadır.

PARAVAN PARTİYE İZİN VERİLMEMELİ

Zillet için, “Allah ıslah etsin” demenin dışında elimizden bir şey gelmiyor. Gayretleri boşunadır. Siyasi geleceklerini bir terör partisinin varlığına bağlamış olmaları kendileri için bir utançtır. Bu utançla yaşayacaklardır. Türkiye bir hukuk devletiyse HDP’nin kapatılması kaçınılmaz olduğu gibi, bunun bir an önce gerçekleşmesi şehitlerimize ve milletimize karşı hayati bir görevdir. Kapatmanın gündeme gelmesi ile birlikte terör partisinin yine bildik yollara tevessül edip, yedek partiyi canlandıracağı yazılmaya çizilmeye başlamıştır.

Artık bu oyuna gelinmemeli, bir paravan parti olan Demokratik Bölgeler Partisi isimli terör oluşumunun da, başka bir parti kurulmasın da önü mutlaka kesilmeli ve bu mesele kökünden çözülmelidir.