İçişleri Bakanı Soylu: Kırsalda bitirdiğimiz MLKP ile Amerikalılar görüştü

İçişleri Bakanı Soylu, "14 gün önce Suriye'nin bir tarafında bizim kırsalda bitirdiğimiz MLKP ile Amerikalılar görüştü. Ne görüştüklerini de biliyoruz." dedi.

İçişleri Bakanı Soylu: Kırsalda bitirdiğimiz MLKP ile Amerikalılar görüştü
20.08.2019 23:46

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "14 gün önce Suriye'nin bir tarafında bizim kırsalda bitirdiğimiz MLKP ile Amerikalılar görüştü. Ne görüştüklerini de biliyoruz." ifadelerini kullandı.

Bakan Soylu, Van, Diyarbakır Mardin'e kayyım atanmasına ilişkin kararın siyasi değil, hukuk çerçevesi içinde alınan idari bir karar olduğunu kaydetti.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye'nin Nabzı programında Didem Arslan Yılmaz'ın moderatörlüğünde gazeteciler Nagehan Alçı, Veyis Ateş, Çetiner Çetin ve Deniz Zeyrek'in sorularını yanıtladı. Bakan Soylu, "Biz bu gece Türkiye'nin önemli bir merkezine giden bombayı Şanlıurfa'da yakaladık." dedi.

Bakan Soylu'nun açıklamalarından satırbaşları ise şöyle:

DİDEM ARSLAN YILMAZ: Bayramın hemen ardından Diyarbakır, Van, Mardin Büyükşehir Belediyelerine kayyum kararı alındı. Bu kararı destekleyenler de, eleştirenler de var. Neden bu karar alındı? Bu kişilerle ilgili varsa terör iltisakı, 4,5 ay görevdelerdi.

"KARAR SİYASİ DEĞİL, HUKUK ÇERÇEVESİNDE İDARİ BİR KARAR"

SÜLEYMAN SOYLU: Türkiye bu fotoğrafı bir kere daha gördü. Hepimiz bu acıları, kayıpları, maliyeti ödedi, hepimiz ödedik, bütün millet ödedi. Belediyelerin terör merkezi haline gelmesini herhalde burada tartışmamız lazım. Bir karar alındı. Alınan karar siyasi değildir. Alınan karar hukuk çerçevesi içerisinde bir idari karardır. Anayasa'nın 127. maddesi İçişleri Bakanlığı'na yetki veriyor. Birçok değerlendirmeleri inanın üzülerek takip ediyorum. Burası bir hukuk devleti. Burada bir taraftan terör örgütü tutacak belediyeleri kendine ait merkez haline getirecek, adayları belirleyecek, oradan kendine finansan, insani kaynak, moral, lojistik, kültürel birikimi gerçekleştirmeye çalışacak, devlet bunları görecek. Mahkemeler bu konuda dava açacaklar. Geçen dönemde görevden aldıklarımızla ilgili birçok tutuklamalar var.

"POLİSİ ÖLDÜREN TERÖRİSTİN MEZARINI ZİYARET EDİYOR"

SOYLU: Size şöyle söylesem, siz FETÖ'nün üyesisiniz desem veya bana deseniz dünyayı koparmaz mıyız? Hiçbirinden bir ses çıkmadı, çıkamaz da! Devlet, hukuk ve demokrasiyle beraber bir daha bu işlere girmeyin diyor. İşini yapıyorsa, bu tip bağlantının içinde değilse benim işim onun görevini rahat bir şekilde yapmasını temin etmemdir.

NAGEHAN ALÇI: Burası bir hukuk devleti dediniz. O yüzden bazı şeyleri açmanızı rica edeceğim. Bu üç belediye başkanıyla ilgili hangi suçlama ve soruşturmalarıyla ilgili araştırma yapmaya çalıştım. Ahmet Türk ve avukatıyla konuştum. Onların bana verdiği bilgi şuydu; Belediyeler Kanunu'nun 45 ve 47. maddelerine atıf yapılıyor. Bu maddelerin işaret ettiği seçildikten sonra açılan soruşturmaya dair İçişleri Bakanlığı'nın görevden alma yetkisi oldu. Mardin'de Mart seçimlerinden sonra açılan bir soruşturma bilgisi bana geldi, bu doğru mu? Diyarbakır Belediye Başkanı 4 Nisan'da katıldığı bir törenle ilgili soruşturmadan bahsetti. Önceki soruşturmalar mı gerekçe gösterildi, yoksa sonra ki mi?

SOYLU: Bunların hepsi mugalata. Önce açılan da var sonradan da açılanlar var. Seçim sürecinde yapılan konuşmalar var. Polisi öldüren teröristin mezarını ziyaret ediyor. Şimdi bu bir kamu görevlisi. Biz ne yapmalıyız? Bırakalım mı?

"KOYUN ÇALDIĞI İÇİN BİR MUHTARI AÇIĞA ALDIK"

SOYLU: Anayasa'nın 127. maddesi ve Büyükşehir Belediye Kanunu'nun 47. maddesinin bize verdiği yetkiyle... Seçimden önce, sonra bu bir mugalata. Göreviyle ilgili olan hadiseyi gördüğümüz andan itibaren gerçekleştirme fırsatına sahibiz. Bizim elimizde kolluk kuvvetlerimiz var, bir taraftan yargı var. Müfettişler girer suç duyurusunda yapar.

VEİS ATEŞ: YSK niye onayladı deniyor?

SOYLU: YSK'nın aday belirleme kanunu ile belediye başkanı kanunun ikisi ayrı. Bana diyor ki sen tehdit görüyorsan bunu şu çerçeve içinde açığa alabilirsin. Ben bir muhtar açığa aldım. Köyündeki birkaç kişinin koyunlarını çaldı. Ben mahkeme kararı mı beklemeliydim. Kardeşini öldüren belediye başkanını açığa aldım.

DENİZ ZEYREK: Madem başkanların hukuki sorunları vardı onlar alınsaydı. Meclis toplanıp, yeniden başkan seçseydi diye bir mesele var.

SOYLU: Kanun net. Kardeşini öldüren belediye başkanıyla ilgili süreç yaşanıyorsa, burada yolsuzluk, ihmal, görevi kötüye kullanmayla ilgili birisi görevden alınıyorsa, bu yargılanmanın sona erene kadar bizim açımızdan bir tedbirdir. Terörle ilgisini, iltisakını bulduğunuz anda oradaki yapı tamamen sizin geçici bir başkan vekili atamanızı getiriyor, siz atıyorsunuz. Bir devlet memuru, vali, kaymakam, vali yardımcısı, dışarıdan herhangi birisini atayabilirsiniz. Bu hakkı size kanun veriyor. Diğerinde ise suistimal, görevi kötüye kullanma gibi burada belediye meclisi toplanır, başkanvekili seçer.

"AHMET TÜRK İÇERİDEN NASIL ÇIKTI? SAĞLIK SEBEPLERİNDEN"

ZEYREK: 4,5 yıl boyunca böyle mi devam edecek?

SOYLU: Mahkemeler biterse sizin  dediğiniz iş olur. Ceza alırsa, ceza aldıktan sonra orada tekrar seçim olur. Meclis'te tekrar seçim olur. Yeniden iade edilmesi sözkonusu. Mahkeme bitmişse bizim görevimiz iade etmektir. Yukarıdan aşağıya teröre batmış olanlar. Şurada bir fotoğraf var. Batasuna kararını, AİHM'in bu konuda kararını hepiniz biliyorsunuz.

ÇETİNER ÇETİN: AİHM müracaat edilmesine rağmen bu işe girmedi

SOYLU: AB'nin, demokratik ülkelerin hiçbirisinin en ufak tavizi sözkonusu değildir. PKK'ya şiddetli ve şedit bakarlar. Milletvekillerini tutuklamadılar mı Avrupa'da, Katalan'da.

ALÇI: Beklememek o zaman masuniyet karinesini ihlal etmek değil midir?

SOYLU: Telafi edilmesi mümkün olmayan işlerle karşılaştığımızda biz kusur işlemiş olmayacak mıyız? Adam aldı parayı dağa aktardı. O zaman biz sorumlu olmayacak mıyız? Niye polise kabahat buluyorsunuz? Bütün bunları görüp buna sessiz kalmak devlet olmak mıdır? Ana muhalefet partisi terörle iltisaklı olarak gördüğü bir belediye başkanını görevden alır mı, almaz mı?  Ahmet Türk içeriden niçin çıktı? Bütün Türkiye biliyor. Sağlık sebepleridir. Sağlık sebebiyle çıkan bir kişi adalet yürüyüşüne katıldı, sonra döndü partisinin belediye başkanı oldu. Bu dava yürürken, terörle iltisakı, irtibatı olan bu dava hatta görevi kötüye kullanma davası devam ederken biz göz mü yummalıyız? İçeriden aldatarak çıktı Ahmet Türk.

"BU GECE TÜRKİYE'NİN ÖNEMLİ MERKEZİNE GİDEN BOMBAYI YAKALADIK"

SOYLU: Mehmet Cavit Bilici, Sağlık İşleri Daire Başkanı diyor. Şurada Diyarbakır Belediyesi amblemi var, burada ayyıldızlı bayrak var. Türk Bayrağı'na tahammül etmeyeceksin, teröre batmış adamları belediyeye alacaksın. Terör örgütlerinin öldürülen teröristleri bayramda ananı, babanı ziyaret etmeden önce onları ziyaret edeceksin. Diyarbakır bizim manevi kültürümüzün, medeniyetimizin en renkli şehridir. Sahabeler var. İki tane peygamber var orada. Yanyana yatıyorlar. Böyle bir şehirde bir sahabe ismini, din büyüğünün ismini çıkaracaksın teröristin ismini koyacaksın. Biz yönetme yetkisini vatandaşın verdiği birisi olarak tamam siz bunları yapabilirsiniz diyeceksiniz. Yarın barikat ve diğer olaylar olduğu zaman. Biz bu gece Türkiye'nin önemli bir merkezine giden bombayı Şanlıurfa'da yakaladık. Bundan bir hafta önce onun 4 katı büyüklüğündeki bombayı yakaladık. DEAŞ talimatını gruplarınızı küçülteceksiniz diyor. PKK'ya da talimat aynı, grupları küçülteceksiniz, vurkaç yapacaksınız, ekonomik, turistik şehirlerin merkezinde eylemler yapacaksınız. Biz bunlara imkan sağlarsak, iltisaklı, irtibatlılarına imkan sağlarsak Türkiye'nin geçmiş dönemde yaşadığını 23 bin 721 konut yaptık.

"BU EYLEM GERÇEKLEŞSEYDİ ULUSLARARASI SORUN HALİNE GELECEKTİ"

SOYLU: Oradaki çocukların hayallerini yok ettiler. Bugün sayın Cumhurbaşkanımız, Haluk hocamızın cenazesinde çok güzel bir söz söylemiş, 'Dicle'nin kuzularını çakallara kaptırmayın' demiş.

ARSLAN: Biraz önce önemli haber verdiniz. Canlı bomba mı? İl ismi verebilir misiniz?

SOYLU: Vermem, veremem. Yılbaşından bu yana 160 olay önledi bizimkiler. Bunlardan bir tanesi gerçekleşmiş olsaydı uluslararası problem haline gelecekti. Ben bir demokrasi teorisyeniyim, herkesle bu konuda yarışırım. Demokrasi bizim bebeğimiz gibi bunu muhafaza etmeliyiz.

"EŞ BAŞKAN DEMEK BU DEVLETİ TANIMIYORUM DEMEKTİR"

ALÇI: Demokrasiyle ilgili söylediklerinize elbette gönülden katılıyoruz. Terörle mücadelede yaptıklarınızı desteklemeyecek herhalde burada kimse yok. Bölgeye baktığımızda son operasyonla ilgili belediyelerin etrafı TOMA'larla çevriliyor, bundan 4 ay önce büyük  desteklerle seçtiğimiz insanlar deniyor, bu bizi rencide ediyor diyenler var.

SOYLU: Ben uzayda yaşamıyorum. Diyarbakır, Mardin ve Vanlı dostlarımız, hemşehrilerimiz var. Seçim öncesi dahil 'Bunların biz ne halt ettiklerini biliyoruz' diyor oradakiler. 'Biz ilk kez hizmeti bu kayyumlarla yaşadık' diyorlar. Bunu oradaki vatandaşlar söylüyor. Biz orada teröre belediyeleri kullandıracak hali 1 saniye bile tutmamız devlete, millete halel getirmektir.

ALÇI: Sizin aldığınız önlemlerin bazıları CHP'li belediyelere aitti. Ataşehir, Beşiktaş gibi. Süreç bittiğinde bana Hüseyin Avni Sipahi'nin söylediği bir şey var. Sonrasında herhangi bir soruşturma süreci yaşamadığını söylediler.

SOYLU: Hepsi mahkemelere sevkedildi. Kandil'i niye eleştirmiyoruz. Bakın bakalım Van'daki belediye başkanı kaç gün yerinde durmuş. Hepsini eş başkan yapıyor. Eş Başkan devlete kafa tutmak demektir. Devleti tanımıyorum demektir. Bunları PKK'yla iltisaklı olduğunu söylüyorum. Benim görevim İçişleri Bakanı olarak bunu ortaya koyabilmektir.

"BİR TANE HDP'Lİ ÇIKIP DA HAYIR DİYEMİYOR"

SOYLU: Diyarbakır Belediye Başkanı'nın dosyası var. Gizlilik kararı var. Bu adamı nasıl tutarız, Allah bizi çarpar.

ARSLAN: Bazı yerlerde kayyumlar, valiler aday gösterildi. O zaman onlar niçin seçilmedi?

SOYLU: Kayyumların olduğu yerin yüzde 50'sinden fazlasını biz kazandık. Hakkari, Yüksekova merkez kaybetti. Diğer tarafta Şırnak'ın neredeyse Uludere'den tutun da Mardin'in Dargeçit'ine kadar biz kazandık.

ZEYREK: Siyaseten şöyle bir şey var. Mesela bir siyasetçi yolsuzluk yapıyor. Seçime girip, kazanıyor ve diyor ki millet iradesi gösterdi. Ben yeniden seçilerek masumiyetimi gösterdim. 31 Mart'tan önce bu üç belediye kayyumdaydı. 31 Mart'tan önce bu tespitleri yapıyordunuz. Bütün bunlara rağmen bu parti yeniden seçildi. Yıllardır Türkiye'de ciddi tartışma konusu bu. Bir itham var, Nagehan'ın söylediği gibi mahkeme kararı yok. Masuniyet ilkesi hukukun temel kurallarından biridir. Halk da bütün iddialara rağmen bu insanları yeniden seçmiş. Bu açıdan nasıl değerlendiriyorsunuz?

SOYLU: Katalonya milletvekilleri ilk defa mı seçilmişlerdi. Avrupa'nın göbeğinde tutuklandılar. Aynısı Batasuna'da da var. Burası bir devlet. Milletle bütünlüğü var. Bundan 3,5-4 yıl önce o kadar insanımız, evladımız şehit oldu. Her taraf yakıldı, yıkıldı. Cizre'den Silopi'ye kadar çocuklarımız okuyamadı. Bunları bu belediyeler marifetiyle terör örgütü yaptı. 2 günden beri biz 'Siz PKK'yla berabersiniz' diyoruz. Bir tane HDP'li çıkıp da 'Hayır' demiyor.

Yorumlar