İftira ve kinin Alçı'sı

Daha önce Türkiye için ‘Katil devlet’ tanımlaması yapan Nagehan Alçı, yakın tarihimize düşmanlığını yine gösterdi. ‘Atatürk zehirli gaz ile katliam’ yaptı diyen Alçı’ya tepki gösteren tarihçiler, ‘Bu söyledikleri nedeniyle mahkûm edilmesi gerekir. Sözleri tamamen yalan ve kasıtlı’ ifadelerini kullandılar

Google Haberlere Abone ol
İftira ve kinin Alçı'sı
09.12.2019 10:17

Bir süre önce HaberTürk TV’de Türkiye Cumhuriyeti’ni ‘Katil devlet’ olarak suçlayan HaberTürk yazarı Nagehan Alçı skandal yorumlarına bir yenisini daha ekledi. Geçtiğimiz gece yine aynı kanalda Hülya Hökenek’in sunduğu programa katılan Alçı, Atatürk’ün Dersim Olayları’nda zehirli gaz kullandığını öne sürdü. Alman devlet televizyonu ARD’de yayınlanan bir belgeselde, ‘Atatürk, Hitler döneminde Almanya’dan zehirli gaz aldı’ iddialarına hem Almanya’daki Türk toplumundan hem de Türkiye’deki siyasiler ve tarihçilerden tepki gelmiş, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Alman televizyonunda yayınlanan belgeselin Türk milletine hakaret niteliği taşıdığını ifade ederek, ‘Kabul edilemez’ olduğunu vurgulamıştı.

DAHA ÖNCE DE KATİL DEVLET DEMİŞTİ

Tek amaçları Türkiye’yi suçlamak ve rezil etmek olan sözde aydın yazarlarda, yurt dışından ihraç ettikleri yalanları, medya ayağında etkin oldukları mecralarda kullanarak Türk düşmanlarına paye vermeye devam ediyor. Türkiye’nin millileşme hareketine karşı her defasında Cumhur İttifakı’nı hedef alan açıklamalar yapan, milliyetçilikten korkuyla bahseden Nagehan Alçı, eylül ayında 1990’lı yıllardan örnekler vererek Türkiye’yi ‘Katil devlet’ olarak suçlamasının ardından gördüğü yoğun tepkiler üzerine bir süre televizyonlara çıkartılmamıştı.

İLK FIRSATTA KİNİNİ KUSTU

Geçtiğimiz akşam, HaberTürk TV’de Hülya Hökenek’in programına çıkan Nagehan Alçı, Türk düşmanlığını ve Türk tarihine karşı hazımsızlığını bir kez daha ortaya çıkarırcasına şu açıklamalarda bulundu: O belgede 1937 yılında Atatürk’ün imzası ile Meclis Hitler yönetiminden 20 ton gaz alındığı yönünde bir belge. Bu belge daha önce Dersim gazetesinde yer almış. 37-38 Dersim olayları çok acı olaylardır. Atatürk, çok önemli bir lider ama 37-38 yıllarında Dersim’de katliam yapılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ün imzası bulunan belge, dönemin Almanyası ile çeşitli askeri muhimmat alışverişi üzerine kurulu.

BÖYLE BİR TİCARET OLMADI

Konuştuğumuz tarihçiler o dönem uçak almak içinde yazışmaların yapıldığını söylüyorlar. Yazışmaların 1937 yılına kadar devam ettiğini ancak olumlu bir cevap alınamadığı vurgulanıyor. Söylenildiği gibi iddalar gerçek olsa dahi, Türkiye’de böyle bir gaz bombası atacak uçağın envanterde bulunmadığının altını çizen tarihçiler, bu tip açıklamaların Dersim Olayları’nı öne sürerek konuyu Ermeni meselesine getirmek amaçlı yapıldığının altını çiziyorlar.

İSPATLAYAMAZSA MAHKÛM OLUR

Konuyla ilgili konuştuğumuz tarihçiler Almanya’da yayınlanan belgeselle ve Nagehan Alçı’nın ‘Atatürk Dersim’de zehirli gazla katliam yapmıştır’ iddialarına şu şekilde yanıt verdiler: Nagehan Alçı mahkemeye verilirse kesinlikle mahkum olur. Ne dünyada ne bizim belgelerimizde böyle bir olay yok. Almanya ve İngiltere ile yazışmalar var. Ancak Almanya kendi iç karışıklıklarıyla uğraşıyordu. Olumsuz cevap verdi yazışmaya. İngiltere ise 2 yıl sonra cevap verdi ve kabul etmediler. O dönem bu tip alışverişler suç değildi. Askeri faaliyetti. Ancak diğer ülkeler kabul etmediler. Askeri teşkilatımızda gaz maskesi kullanan 1 bölükte 2 kişi vardı. Böyle bir gaz kullanılsa, askerlerimiz de ölürdü. Ya da o gaza mazur kalanların yıllar sonra yan etkileri ortaya çıkardı.

ARDINDAN NE GELECEK?

Daha önce STV ve Zaman gazetesinin bu tip haberleri dillendirdiğini söyleyen tarih uzmanları, Can Dündar’ın gidişiyle birlikte Almanya üzerinden Türkiye’ye sürekli bu tip suçlamaların geldiğini söylüyorlar. Bunlar bir projenin parçasıdır diyen ve Dersim olaylarının ardından, Ermeni meselesinin geleceğini dile getiren tarihçiler, Nagehan Alçı üzerinden ülkemizde bir baskı kurulmaya çalışıldığını, iki üç tane beyni sulanmış kişilerde tereddüt oluşturarak, ‘Çamur at, tutmasada izi kalır’ düşüncesiyle üzerimize gelmeye çalıştıklarını ifade ettiler.

O DÖNEMDE ÖYLE BIR SİLAH YOK

Konuyla ilgili olarak Cumhuriyet Tarihi uzmanı ve Gazetemizin yazarı Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ali Güler şunları söyledi: “Bu iddialar yeni değildir. Daha önceki yıllarda da zaman zaman Atatürk’ü suçlamak ve Türk milletini tarih önünde ‘mahkûm’ etmek için ortaya atılmış iddialardan biridir. Zehirli gazı, bazı öldürücü ve yakıcı kimyasalları Birinci Dünya Savaşı sırasında İngilizler Türk esirlere yönelik olarak kullanmıştır. Türk ordusunun elinde ve envanterinde, hele hele Atatürk’ün yaşadığı dönemde böyle bir kimyasal veya biyolojik silah yoktur. Mesele Ermeni meselesinin devamı mahiyetinde Türk milletini tarih önünde ve insanlık önünde suçlu göstermek ve mahkûm ettirmek çabalarıdır. Son günlerde bir Alman Televizyonundaki yayımlar da aynı kapsamda değerlendirilmelidir. Binlerse suçsuz Musevi’yi katleden Almanlar kendilerine ortak yaratmak peşindedirler.

DEĞİRMENE SU TAŞIYOR

İkinci olarak, Türk milletinin tarihi ve değerleri ile kavgasına her zaman şahit olduğumuz Nagehan Alçı isimli şahsın Tunceli ve çevresindeki 1937 isyanı üzerinden bir “insanlık suçu” yaratmaya çalışması küresel bir politikanın günümüzdeki uzantısı mahiyetindedir. Bu şahsiyetin açıklamaları, son yarım yüzyılda özellikle Türkiye’de bir Alevi-Sunni çatışması çıkartmak için çeşitli operasyonlar yürüten Almanların değirmenine su taşımayı amaçlamaktadır. İngilizlerin ve özellikle Fransızların (Hatay meselesinden dolayı) kışkırtmasıyla devlete karşı isyan eden Seyit Rıza ve adamları devlet tarafından tepelenmiş ve layık oldukları cezayı almışlardır. Mağaralara uçaklardan zehirli gaz atıldığı ve insanların katledildiği iddialar, alçakça yapılan iddialardır ve konuyla ilgili zaman zaman sosyal medyada paylaşılan resimler de o isyan bölgesi ve o olaylarla ilgili değildir. Tarihin başka bir zamanında başka yerlerde çekilen resimlerdir. Kaldı ki, Türk ordusunun o dönemde böyle kapasitesi de mevcut değildir. Son olarak şunu ifade edelim ki, Türk tarihinin hiçbir döneminde “insanlık suçu” denilebilecek bir olay yoktur. Bu tip katliamlar ve insanlık suçu işleyenler Nagehan Alçı gibilerin adlarına hizmet yürüttükleri, taşeronluklarına soyundukları emperyalist Avrupa ve Atlantik ötesi ülkelerdir.

Yorumlar