Aslına bakarsanız İP’te çevrilen alicengiz oyunları çok önceden deşifre olmuştu.

Son seçim öncesi milletvekili aday listesi açıklandığı zaman hemen hemen her ilden istifa eden İP’lilerin partilerine veda açıklamalarında yer alan “listeleri hiç paraya sattılar” ifadesi, İP’in kimlerin elinde olduğunu göstermişti.

***

O günlerde bu köşeden…

“Lafı hiç uzatmanın anlamı yok…

Hiç kimse kusura bakmasın…

Bu saatten sonra İP’e verilen her oy…

Şehit bacısına küfürdür.

Ülkücü şehit katiline burstur.

Borsa manipülatörüne kıyaktır.

Parayla vekillik listesini satanlara memleketi de satabilirsin onayıdır” demiştik.

***

Çok şükür ki Türk milleti, iradesini temsil etmesi için İP’in önüne koyduğu listeyi sorguladı.

Ve şehit bacısına küfreden, ülkücü katiline burs veren, borsa manipülatörlüğü yapan adayların hangi sebeple gözüne sokulduğunu gördüğü için de zillete düşmedi.

İP’te ise o gün bugündür sular bir türlü durulmadı.

***

İP’te dün neler oldu, bugün neler oluyor sorusunu katıldığı bir programda geçtiğimiz gün yanıtlayan Genel Merkez Disiplin Kurulu eski Başkanı Ethem Baykal ve GİK Üyesi İsmet Koçak anlattıklarıyla yalnızca vekillik listeleri üzerinde dönen dümeni gün yüzüne çıkarmıyor, aynı zamanda İP’in düştüğü çukurda nasıl debelendiğini de ortaya koyuyor.

Mesela Meral Akşener’in listeler belirlenirken dönen para işlerinden haberinin olduğunu, iddialar bizzat ona sorulduğunda aldıkları “Sadece para ile değil dedi” cevabıyla açıklıyor ve ekliyorlar:

“Biz para verdik diyen zengin adam seçilecek sıradan aday gösterildi.

Akşener, Genel İdare Kurulu’nun son toplantısında para pul işini kurultayda söylersen senin içinden geçerim dedi.”

***

Daha neler diyorlar neler…

“Biz halka açılalım derken borsaya açılmışız!

Seçim kaybedildiğinde Meral Akşener genel merkezde kahkaha atıyordu.

Tükürdüğünüz masadan bir daha yemek yiyemezsiniz, o oraya geri oturdu.

HDP’nin Kılıçdaroğlu ile pazarlık yaptığını şu an daha iyi anlıyor ve görüyorum.

26 Ağustos’ta yapılacak toplantıda salonu doldurmak için partililere zorla katılacaksınız baskısı yapıyorlar.

Atom bombası niteliğinde bilgiler var elimde, savcılar çağırırsa devletle paylaşırım.

Meral Akşener’e oy istediğim için, destek verdiğim için Türk milletinden özür diliyorum.

Biz genel başkanın yaptığında keramet aradık, günahkarız, Allah affetsin!”

***

Ve soruyorlar…

“5 kere CHP’ye, 4 kere İyi Parti’ye oy vermişiz. Biz İyi Partili mi yoksa CHP’li miyiz?

Genel İdare Kurulu, HDP ile aynı adayı desteklemeye neden itiraz etmedi?

İyi Parti bakanlık almadan desteklemeyiz derken, HDP’ye bir şey vadedilmediğine inanıyorlar mı?

Biz İyi Partililer Akşener’i milli bulmuyorken, partiye hangi milliyetçi destek verecek?”

***

Meral Akşener’in en yakınındaki iki ismin ifadeleri bunlar…

Anlatılanlar, iddialar, sorular çok ama çok vahim…

Bir tanesinin bile gerçek olması dönen dolapları ortaya koyarak İP’in bir siyasi parti olmadığının göstergesi değil mi?