İran, nasıl NATO meselesi oldu?

Trump, NATO'nun bundan sonraki süreçte Orta Doğu'ya daha fazla müdahil olmasını istiyor. NATO, sadece ABD ve onun uygun bulduğu görevleri yapmakla mı yükümlü? PKK uzantısı PYD’nin bizzat ABD eliyle silahlandırılması, eğitilmesi, kullanılması NATO’nun neresine uyuyor? Türkiye, NATO’nun 5. Madde kapsamının dışında mı?

10.01.2020 10:00

        Dünyadaki dehşet dengesinin ne tür sonuçlar verebileceğinin son örneğini, ABD’nin Kasım Süleymani suikastı ve İran’ın yaptığı misillemede bir defa daha gördük. Tansiyon düşmüş olarak görünse de, tehditler artarak devam etmektedir. Gerginliğin daha fazla yükseltilmesi, yeni saldırılar yapılması herkese bedel ödetecektir. Gerginlik, Üçüncü Dünya Savaşı çıkmasına kadar gitmese de, bir süre daha devam edecek gibi görünüyor.

SİYASİ SONUÇLAR

         Bu suikastın neden yapıldığı, kimin işine yaradığı ve şu ana kadar ne tür sonuç verdiği, henüz tam olarak anlaşılmış değildir. Bu belirsizlik, doğal olarak yeni senaryolar yazılmasının ve danışıklı dövüş söylemlerinin de önünü açtı. Gerçekten de gelişmelerin seyri, akıllarda soru işaretleri bırakmaktadır. İran’ın içinde bulunduğu durumu ve yaşadığı sosyal çalkantıları, Trump’ın azil süreci ve yaklaşan seçim hesaplarını bu gelişmenin ne kadar dışında tutabiliriz? Suikast ve intikam sürecinin belli ölçülerde de olsa, her iki tarafta da siyasi sonuçlar doğurduğu bir gerçektir.

NATO, NASIL MÜDAHİL OLACAK?

         Biz meseleye kendi açımızdan bakıyoruz. Gerginliğin düşmesi ve tehditlerin yeni çatışmalara yol açmaması ülkemiz için de, bölgemiz için de çok hayırlı olacaktır. Zira, tansiyonun yükselmesi ve buna bağlı olarak yaşanabilecek yeni çatışmaların bizi ilgilendirmeyeceğini ve etkilemeyeceğini söylemek imkânsızdır. Trump’ın, İran’ın verdiği cevap sonrası yaptığı açıklamalar çok dikkat çekicidir. NATO’yu daha fazla inisiyatif almaya zorluyor. NATO'nun bundan sonraki süreçte Orta Doğu'ya daha fazla müdahil olmasını istiyor. NATO Genel Sekreteri de bu konuda bir mutabakat olduğunu söylüyor. Muhtemeldir ki, Avrupa ülkelerinden de benzer açıklamalar gelecektir. NATO daha fazla nasıl müdahil olur, Trump ne kastediyor, tam olarak ne istiyor? Bu ayrı bir tartışmadır. Ancak meselenin bizi ilgilendiren iki boyutu var. Birincisi Türkiye, NATO kapsamında yükümlülüklerini tam yerine getiren ender ülkelerden biridir. Orta Doğu’da NATO görev yapacaksa, ilk akla gelecek ülke yine Türkiye olacaktır. Bu durum artık yeni bir değerlendirme yapma gereğini de beraberinde getiriyor.

TÜRKİYE’NİN TALEBİ

         Trump’ın NATO açıklamasının bizi ilgilendiren asıl önemli olan ikinci boyutu ise çok daha derin bir sorgulamayı gerektiriyor. NATO hep ABD’nin menfaatleri söz konusu olduğu zaman mı akla geliyor ve harekete geçiyor? Türkiye gibi en önemli, en belirleyici ve en büyük bedelleri ödemiş ülke söz konusu olduğunda, neden kimsenin kılı kıpırdamıyor? PKK terörü, doğrudan varlığımızı hedef alırken NATO neredeydi? PKK uzantısı PYD’nin bizzat ABD eliyle silahlandırılması, eğitilmesi, kullanılması NATO’nun neresine uyuyor? Bu terör örgütleri ile mücadele sırasında yaptığımız NATO çağrıları acaba neden hiç dikkate alınmadı? DEAŞ’la mücadelede dahi NATO ne kadar etkin oldu, ne kadar üzerine düşeni yaptı? Bu vahşi örgütün yok edilmesinde de yine en hayati rolü üstlenen Türkiye değil miydi?

5. MADDE NE DİYOR

         NATO’nun 5’inci Maddesi gayet açık ve aynen şöyle diyor: Taraflar, Kuzey Amerika'da veya Avrupa'da kendilerinden birine ya da daha fazlasına yöneltilecek silahlı bir saldırının, hepsine yönelmiş bir saldırı olarak değerlendirileceği ve eğer böyle bir saldırı olursa, BM Yasası'nın 51'inci Maddesi'nde tanınan bireysel ya da kollektif öz savunma hakkını kullanarak her birinin, Kuzey Atlantik bölgesinde güvenliği sağlamak ve korumak için bireysel olarak ve diğerleri ile uyum içinde, silahlı güç kullanımı da dahil olmak üzere gerekli görülen eylemlerde bulunarak, saldırıya uğrayan taraf ya da taraflara yardımcı olacakları konusunda anlaşmışlardır. Böylesi herhangi bir saldırı ve bunun sonucu olarak alınan bütün önlemler derhal Güvenlik Konseyi'ne bildirilecektir. Güvenlik Konseyi, uluslararası barış ve güvenliği sağlamak ve korumak için gerekli önlemleri aldığı zaman, bu önlemlere son verilecektir.

PKK-PYD, SİLAHLI SALDIRI YAPMADI MI?

         Türkiye’ye PKK ve PYD tarafından silahlı saldırı yapılmadı mı? Daha önceki gün 4 şehidi PKK’nın kahpe bir saldırısı sırasında vermedik mi? Türkiye defalarca NATO’yu bu konuda göreve çağırmadı mı? Peki, NATO ne yaptı? Hangi tedbiri aldı? Hani, bir silahlı saldırı üyelerin hepsine yönelmiş bir saldırı olarak değerlendirilecekti? Türkiye, NATO’nun 5. Madde kapsamının dışında mı?  Bir defa daha ve altını çizerek soralım: NATO, sadece ABD ve onun uygun bulduğu görevleri yapmakla mı yükümlü? Bu sorular ciddi biçimde cevap aramaktadır. Ve bu şartlarda Türkiye’nin kendi başının çaresine bakması, kendi menfaatlerinin gereğini yapması en doğal hakkıdır.

         Bu tablo aynı zamanda ABD-İran gerginliğinin devam etmesi durumunda, işin nerelere kadar ulaşabileceğini, nerelere evrilebileceğini de ortaya koyuyor. ABD her gittiği yere zulüm, gözyaşı ve kan götürüyor. Dolayısı ile tansiyonun düşmesi, her ne sebeple olursa olsun tarafların sağduyu içinde hareket etmesi, bölgemizdeki herkes gibi bizim de menfaatimizedir.