Kafkaslardan aşıldı, Türklüğe şan katıldı

11.11.2020 10:00

Can Azerbaycan Ermenistan’ın vahşet ve soykırımla işgal edip yerleştiği ve 28 yıldır mahzun ve mağdur olan Dağlık Karabağ’daki topraklarını büyük bir zaferle geri aldı. Azerbaycan Türk Cumhuriyeti’ni gönülden kutluyor, sevinçlerini coşkuyla paylaşıyoruz. Zaferleri daim olsun. Şehitlere rahmet, yaralılara şifa, gazilere hayırlı ve uzun bir ömür diliyoruz.

ZOR OYUNU BOZDU

Bu başarı içinde bulunduğumuz yüzyılın en büyük zaferidir. MİNSK grubu denilen miskinlerin oyalama çabaları Azerbaycanımızın demir yumruğuyla sona ermiştir. Zor oyunu bozmuştur. Azerbaycanımız kararlı ve kahramanca bir mücadele sergilemiş, savaş hukuku içinde kalarak karşısındaki düşmanı yerle bir etmiş ve ezmiştir. Ermenistan denilen terörist devlet, yaptığı katliamların, soykırımın ve vahşetin hesabını ağır şekilde ödemiş ve hezimete uğrayarak teslim olmak zorunda kalmıştır. Ava giderken avlanmış, bütün kanlı hesapları, bütün kirli emelleri başlarına geçirilmiştir. Ordusu mahvedilmiş, sırtını dayadığı ağababaları ve kandan beslenen diasporası ile birlikte cehennemin dibine gönderilmiştir. Paşinyan denilen zavallı soytarılıklarının, alçaklıklarının, kalleşliklerinin cezasını sadece Karabağ’da ödemekle kalmamıştır, aynı zamanda kendi halkına karşı da çekecektir. Fare gibi kaçacak delik, sığınacak bir yer aramakla meşguldür. Zaten karnını bile doyurmakta güçlük çeken bu devletçik, uzun yıllar bir daha kendine gelemeyecektir. Her ne kadar bu terörist devletten her türlü kötülük, her türlü bela beklenecek olsa da, bir daha da organize katliam ve soykırım yapmaya cüret edemeyecektir.

DİKKATLİ OLMAK GEREKİYOR

Bu büyük ve onurlu zafer sadece işgal edilmiş toprakların geri alınmasıyla sınırlı değildir. Yepyeni ufuklar açmış, Can Azerbaycan ekonomisiyle, milletiyle, ordusuyla ve imkanlarıyla kurulan yeni dünya düzeninde saygın, etkin ve güçlü bir devlet olduğunu ve bundan sonra başta Kafkaslar olmak üzere bölgesinde belirleyici bir konuma geldiğini bizzat sahada göstermiştir. İmzalanan anlaşma oldukça detaylıdır ve başarılıdır. Ancak, işin bir tarafında Ermenistan’ın olduğu unutulmamalıdır. Bu katil devlete ne kadar güvenilebilir? Her ne kadar Azerbaycan Dağlık Karabağ’da kesin ve net bir hakimiyet kurmuş olsa da her zaman dikkatli olmak gerekiyor. Türkiye’nin bir garantör ülke olarak orada bulunması hem barışın kesin olarak sağlanması, hem de Ermenistan’ın yeni kalleşliklere yönelmesinin önüne geçilmesi açısından hayati önemdedir.

AĞABABALARI DA İŞE YARAMADI

Türkiye ilk günden itibaren, açık, net ve kesin şekilde Azerbaycan’ın yanında olduğunu, istediği her türlü desteği sonuna kadar vereceğini söyleyerek, tarafını da, talebeni de zaten ilan etmiştir. Sadece bununla yetinmemiş, gereğini de yapmış ve bütün imkânlarımızı seferber etmiştir. Bu tavır, Azerbaycan’ımızı daha da cesaretlendirirken, Ermenistan’ın ağababalarına da bir gözdağı olmuştur. Meydanın boş olmadığını, yapılacak bir yanlışın, gösterilecek bir kalleşliğin karşılıksız kalmayacağını anlamışlardır. Her ne kadar cazgırlık ederek, gürültü çıkararak dengeleri değiştirmeye uğraşmış olsalar da, bu sonucu değiştirmemiştir.

NAHCİVAN KORUDORU

Anlaşmanın sağlanmasında ve imzalanmasında Türkiye’nin etkin rol oynadığı gayet açıktır. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Putin’le yaptığı görüşmeler ve sonrasında da Dışişleri Bakanları’nın temasları ile ateşkesin ve imzalanan anlaşmanın şekillendiği anlaşılmaktadır. Ermenistan’ın Nahcivan’a geçiş için bir koridor açılmasına razı olması ayrı ayrı ve çok hayati bir gelişmedir. Sayın Devlet Bahçeli’nin önemle gündeme getirdiği bu talebin karşılanmış olması tarihi bir başarıdır. Bu koridorun işlerlik kazanması, kalıcı olması ve kontrolünün emin ellerde bulunması için gereken her neyse sonuna kadar yapılmalı ve hiçbir şekilde taviz verilmemelidir.

KİMSEYE MİNNETİMİZ YOK

Azerbaycan’ın bu tarihi zaferi, Türk milletini de çok mutlu etmiş, çok sevindirmiştir. Türkiye- Azerbaycan kardeşliğinin kuru bir laftan ibaret olmadığını, ne anlama geldiğini, neler yapılabileceğini, hangi sonuçlar doğurduğunu ve doğuracağını bütün dünya bizzat yaşayarak görmüştür. Bu durum bundan sonrası için de ölçü oluşturacak, Türkiye ile ilgili karanlık hesapları olanlar, bir değil birkaç defa daha düşünmek zorunda kalacaklardır. Kimseye minnetimiz yok. Kimsenin himmetine ihtiyacımız bulunmuyor. Yeni dünya dengelerinde Türkiye hesaba katılmak zorundadır. ABD’de Biden’in seçilmiş olması, Fransa’da Macron denilen adamın emperyal hesaplarını her şeyin önüne geçirmeye çabalaması bir şeyi değiştirmeyecektir. Varlığımız, güvenliğimiz, geleceğimiz, menfaatlerimiz neyi gerektiriyorsa onu yapar, hak ve hukukumdan en küçük bir taviz vermeyiz.

DİĞER TÜRK CUMHURİYETLERİ DE UYANMALI

Azerbaycan’ımızın başarısı, Türkiye ile olan dayanışmasının ortaya koyduğu sonuçlar ve bunun bölge ve dünya dengelerine yansımaları, umarız ve dileriz ki diğer Türk Cumhuriyetleri için de bir ölçü olur. Üzerlerindeki ölü toprağını atmaları, kimliklerine, Türklüklerine sahip çıkmaları ve bunun gereğini yapmaları için bir vesile teşkil eder. Bunun ne anlama geldiğini ve neleri değiştirebileceğini yaşayarak görmüş ve anlamışlardır.