Kahvaltı bahane, dostluklar şahane

09.09.2020 10:00

          ‘Terörist Demirtaş’ ile adı artık “Heval Meral” olmuş kişi arasındaki kahvaltı meselesi “Düğün değil, bayram değil eniştem beni niye öptü?” meselesi değildir. Çünkü birbirine kahvaltıya gidecek kadar dostluklarının geçmişten oluşan bir zemini vardır.

          Ne oldu da Demirtaş, ‘Ben dışarıda olsaydım bir sabah Başak ile birlikte Meral Hanım’ın kapısını çalar ve ‘Kahvaltıya geldik’ derdim’ çıkışı yaptı” diye şaşkınlık yaşayanlar yahut yaşamış gibi davrananlar bilmelidir ki terörist Demirtaş, Meral Akşener’e asla uzak birisi değildir.

          Siz MHP’de siyaset yaparken “Biz daha başkan Apo’nun heykelini dikeceğiz” diyen terörist Demirtaş’a “Öcalan’ın heykelini dikeceğiz” diyenlerin elini kırarız” diyen Meral Akşener’le karıştırıyorsunuz sanırım…

          O Meral Akşener ortadan kaybolalı yaklaşık 5 yıl oldu. CHP’nin rayına girdiği günden bu yana Demirtaş ve benzerleri onun için çok büyük dost oldu.

          MHP’de iken “Balkan kızı” diye anılan Meral Akşener’in, MHP’den ayrıldıktan sonra kendisini “Diyarbakırlı” ilan etmesi de girdiği atmosferin etkisiyle olmuştu. Siz hiç onu MHP’de iken Diyarbakırlı olarak duymuş muydunuz?

          Meral Akşener 2018 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde terörist Demirtaş’ın serbest bırakılmasını ve eşit şartlarda Cumhurbaşkanı adayı olabilmesini defalarca dile getirmiştir. Sanırsın terörist Demirtaş ekmek hırsızlığından cezaevinde yatıyordu.

          CHP, terörist Demirtaş’a nasıl sahiplenici bakıyorsa Meral Akşener de aynısını yapmıştır. Terörist Demirtaş da Meral Akşener’den bu sıcak mesajı aldığı ve hissettiği için yerel seçimlerde PKK’nın gazetesi Yeni Özgür Politika’ya özel açıklama yaparak “Sizi (AKP-MHP) tarihin çöp sepetine göndermek için batıda CHP ve İYİ Parti’ye rağmen onların adaylarını destekleyeceğiz ve iktidarınızı sallayacağız” demiştir.

          Bilinen Kobani olaylarında 52 vatandaşın ölümünde, hendek ve çukur olaylarında 793 askerimizin ve polisimizin şehit olmasında azmettiriciliği sabit olan Demirtaş gibi bir teröristin, CHP’nin yanında Meral Akşener’in partisine de hem de terör örgütü PKK’nın gazetesi üzerinden oy istemesi işte bu sıcak dostluğun ilk adımlarıydı.

          Hadi eşimi de alayım Meral Akşener’e kahvaltıya gideyim” diye birden düşünülmüş ve söylenmiş bir mesele değildir bu…

          Meral Akşener’in partisine HDP tabanından oy isteyen terörist Demirtaş, elbette Meral Akşener’in kapısını çalıp kahvaltı yapmak isteyebilir. Meral Akşener de zaten bu pası gelecek günlerdeki siyasi projeler için kabul ederek “Güneydoğu’da şöyle bir gelenek var, kan davalınız bile olsa kapınızı çaldığı zaman içeri alırsınız. Evin en yaşlısı tarafından karşılanır. Sonra kapıdan çıkıp gittikten sonra davanız devam eder. Güneydoğu’nun böyle bir özelliği var” açıklamasını yaptı.

          Yani terörist Demirtaş cezaevinden çıkarsa (Türkiye’de hukuk varsa ömür boyu azmettiricilik cezası almalıdır) ilk işi Meral Akşener’in evine gitmek olacak, Meral Akşener de terörist Demirtaş’ı evinde o meşhur kahkahasıyla karşılayacaktır.

          Terörist sevdalısı Canan Kaftancıoğlu gibi birini evinde ağırlamış Meral Akşener, Canan Kaftancıoğlu’nun eğlence arkadaşı terörist Demirtaş’ı da evinde ağırlamaktan mutluluk duyacaktır.

          O terörist Demirtaş yüzünden binlerce şehit annesi, babası, eşi, çocukları bir zamanlar kahvaltı yaptığı oğlunu, eşini, babasını artık mezarda ziyaret edebiliyor. O şehitlerin katili, terörist Demirtaş’tır. “Bunca şehidin katilinin benim evimde ne işi var?” demek yerine kahvaltı yapabileceğini ifade etmesi ibretliktir.

          HDP’yi Kürtlerin siyasal temsilcisi olarak gören, HDP ile yerel seçim ittifakı yapmış Meral Akşener, terörist Demirtaş’a en yakın siyasetçi haline gelmiştir.

          Terörist Demirtaş, terörle mücadeledeki kararlı ve tavizsiz duruşu yüzünden MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’ye “Kan görünce yanaklarına can geliyor” derken, aynı kişi Meral Akşener’in evine kahvaltıya gidebileceğini söylüyorsa zaten yakınlık-uzaklık meselesi çok net anlaşılıyor.

          Meral Akşener’in terörist Demirtaş’ı kahvaltıya kabul edebileceğini söylemesi ve cümlesini “kan davamız devam eder” şeklinde bitirmesi sadece kendine gelecek tepkileri azaltmak içindir.

          Şehitlerin hatırını sayan, onlara saygılı olan zaten binlerce şehidin katili olan terörist Demirtaş için “serbest bırakılsın” demezdi.

          Şehitlerin kanını düşünen, binlerce şehidin katili olan terör örgütü PKK’nın yardım ve yaltakçısı HDP ile ittifak yapar mı?

          O siyasi proje ve alçaklıklarda sınır tanımayan CHP, 7 Haziran seçimlerinde MHP’ye “Gelin, CHP-MHP-HDP koalisyon kuralım” dediğinde MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli ne demişti: “Kundaktaki bebekleri kurşunlayan, Mehmetçikleri, polisleri ve masum binlerce vatandaşımızı acımasızca katleden bir terör örgütünün siyasi kuryesiyle aynı blokta nasıl bulunuruz? Devletin, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne kasteden mihraklarla işimiz ve münasebetimiz katiyen olmaz. CHP Genel Başkanı hadiseye çok yanlış taraftan bakmaktadır. CHP sözcüleri ezbere konuşmakta ve havanda su dövmektedir. Bizim HDP konusunda ikna edilmemiz olmayacak bir şeydir.

          Şehidin hakkı, masumların hakkı böyle savunulur, böyle korunur. MHP Lideri Devlet Bahçeli, HDP ile yan yana gelme konusunda ikna edilemezken, Meral Akşener HDP ile ittifaka nasıl ikna edilmiştir?

          Dikkat edin Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Meral Akşener’in, Ahmet Davutoğlu’nun, Temel Karamollaoğlu’nun, Ali Babacan’ın ortak noktası HDP ve terörist Demirtaş’tır. Hepsi bu ortak noktada aynı düşünüyor, hepsi de aynı davranıyor. Meral Akşener’in bu ortamdan ayrılıp farklı davranması da zaten mümkün değildir.

          Siyaseten kötü yola düşmüş Meral Akşener’e, MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli “Devlet Baba” nasihati vererek “EVİNE DÖN” demişti… O ise bunu yanlış anladı şimdi “EVİNDE” terörist Demirtaş’a kahvaltı hazırlıklarına başladı… Meral Akşener’in gözü şimdi “Demirtaş gelecek” diye mapushane yollarında olacaktır. Oldu olacak bu kahvaltı gerçekleşirse çayları Canan Kaftancıoğlu doldursun, pastaları da Akşener eliyle yedirsin… Ortaya bir de serpme kahvaltı olursa kan davası meselesi tam anlaşılır.

          Normal adalet uygulanır, hukuk işlerse terörist Demirtaş’ın işlediği o kadar terörizm suçuyla cezaevinden çıkması mümkün değildir. Bu yüzden kahvaltı meselesi Meral Akşener’in içinde uhde olarak kalmasın… Alsın yanına Başak Demirtaş’ı, Canan Kaftancıoğlu’nu cezaevine gidip Demirtaş ile kahvaltıyı orada yapsınlar…

          Kan davasıyla, oy davasını birbirine karıştıran Meral Akşener, İYİ Parti’ye oy verme çağrısı yapmış terörist Demirtaş’a teşekkürünü de orada yapsın…

Kahvaltı bahane, maksat dostluklar yaşasın…