Kaybedecek zaman yok

18.02.2021 10:00

Gara kalleşliği genel olarak terörün her türüyle, mekan ve karşımızdaki kahpeler dikkate alındığında da PKK terör örgütüyle mücadelede bir yol ayrımına gelindiğini ve son darbenin kesin, net ve bir daha geri dönüşü olmayacak şekilde indirilmesi gerektiğini bize göstermiştir. Ne kaybedecek zaman vardır, ne de bu konuda kimin ne dediğine, ne yaptığına, ne istediğine bakacak bir ortam mevcuttur. Bıçak kemiği delmiş geçmiştir ve ivedilikle bu hesabın sorulması, bu defterin kapatılması gerekmektedir.

KALLEŞLİKLE KAÇIRDILAR

Belki en sonunda söyleyeceğimizi baştan söyledik. Bunu söylerken bütün yaşananları, olup bitenleri, karşı karşıya kaldığımız kahpelikleri de hesaba katıyor ve ona göre bu sonuca varıyoruz. Gerek Sayın Milli Savunma Bakanı’nın yaptığı açıklamalarla, gerek Sayın İçişleri Bakanının verdiği bilgilerle birlikte Gara kahpeliğinin anlaşılmayan, bilinmeyen bir tarafı kalmamıştır. Gara’da şehit edilenlerin tamamı sivil, savunmasız, silahsız ve masum insanlardı. Her biri özel hayatı ile ilgili bir faaliyet sırasında ve kalleş biçimde kaçırıldı. Bu insanlara yıllarca her türlü eziyeti reva gördüler. Bunu yaparken tek bir amaçları vardı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kendileri ile muhatap olmasını, pazarlık yapmasını istedi ve beklediler. Bunun zeminini oluşturmaya çalıştılar. Bu alçak hedefe ulaşamayınca da insanlıkla hiçbir ilgi ve alakalarının bulunmadığını, vahşi katil sürüsü olduklarını gösterdiler.

YİNE KENDİLERİNİ ELE VERDİLER

HDP’nin tam da varlık sebebine uygun biçimde PKK terör örgütüyle her konuda olduğu gibi Gara katliamında da iç içe olduğu artık belgelenmiştir. Birbirlerini tamamladıkları ve alçaklığın her gününde, her saniyesinde paylarının bulunduğu anlaşılmaktadır. PKK terör örgütü, bebeklere kurşun sıkıyor, masum insanları kaçırıyor, kahpeliğin her türlüsünü sergiliyor, HDP başta olmak üzere sivil uzantıları da onların yaptığını haklı ve meşru göstermek için devreye giriyor. Sivil uzantılarından kastımızın ne olduğu, kimleri kapsadığı da Gara olayı ile birlikte bir defa daha ortaya çıkmıştır. Sözde İnsan Hakları Derneği, Türk Tabipler Birliği gibi kurumlar bu kanın ortağı olduklarını bütün çabalarına rağmen gizleyememiş, yine kendilerini ele vermişlerdir.

SÖZÜN BİTTİĞİ YER

HDP bütün unsurları ile PKK’nın ta kendisidir. HDP, PKK’nın mekapı çıkarıp kundura giymiş halidir. HDP bütün bu süreçte 13 sivil vatandaşımızın evlerine dönebilmeleri için değil, PKK terör örgütünü haklı çıkarmak için bir tavır almıştır. Pervin Buldan’ın Grup Başkanvekili olarak AK Parti’li Öznur Çalık’ya yaptığı görüşme ve sonrasındaki gelişmeler çok net şekilde bu iddialarımızın ispatıdır. PKK’nın eli kanlı elebaşları ile bu kadar kolay görüşüp, sonra da onların ne dediklerini aktarması zaten sözün bittiği yerdir. İrtibatlarının, ortak tavırlarının ispatıdır.

Başka hiçbir şey olmasa bile, sadece bu kadarı HDP’nin PKK’nın ta kendisi olduğunu anlamaya da, anlatmaya da, ispatlamaya da fazlasıyla yeterlidir.

Gara’nın ve bütün katliamların hesabı elbette en kısa zamanda sorulacak, bu katil sürüsü mağaralarına gömülecektir. Bundan hiçbir kuşkumuz yok.

Ancak, dökülen bütün kanın ve şehitlerimizin doğrudan sorumlusu olan HDP’ye de artık tahammül kalmamıştır. Daha ne olması, bu terör odağının bir daha açılmayacak şekilde kapatılması noktasında düğmeye basmak için daha nelerin yaşanması gerekiyor?

CHP VE YANCILARININ TELAŞI

HDP böyle de, ittifak ortakları çok mu farklı? CHP’si, İP’i Gara olayı karşısında bir defa daha nasıl bir zilletin içinde olduklarını ibret verecek biçimde göstermişlerdir. HDP’yi incitmemek için özel bir çaba gösterdiklerini Türk milleti hayretle izlemiştir. Kemal Kılıçdaroğlu bu kadarla da kalmamış, kelimenin tam anlamıyla Kandil katillerinin, HDP sözcülerinin yanında yer almıştır. Eli kanlı katilleri bir kenara bırakmış, tam da onların beklediği ve istediği gibi hükümeti ve Sayın Cumhurbaşkanını hedefe koyarak, suçlu ilan etmiştir. Bu yaşananların, bu gelişmelerin siyasetle, muhalefet yapmakla, görüş açıklamakla bir ilgisi yoktur, izahı da mümkün değildir. Açık ve net şekilde terör örgütlerinin değirmenine su taşınmakta, onlara cesaret verilmektedir.

TÜRK YARGISI BU HESABI GÖRMELİ

Gara katliamcısı PKK’yı saklamak, ihanetin, kahpeliğin üstünü örtmek, hedef şaşırtarak meseleyi başka yerlere çekmeye uğraşmak beyhude bir çabadır. Zilletin ortakları bir defa daha açık düşmüşlerdir.

Suçüstü yakalanmışlardır. Bundan sonra ne yaptıklarının, ne söylediklerinin hiçbir önemi yoktur. CHP yancıları ile birlikte bu ülkenin en büyük milli güvenlik sorunudur ve bu sorun gün geçtikçe ağırlaşmakta ve derinleşmektedir. Türk milleti her şeyin şahididir ve bütün olup-bitenleri yakından izlemektedir.

Elbette günü gelince hesabını soracaktır. Fakat bu yetmez. Türkiye bu yükü artık daha fazla taşıyamaz. CHP ve Meclis’teki varlığını HDP’ye borçlu olan İP istese de, istemese de Türk yargısı bu hesabı mutlaka görecektir. HDP denilen terör odağının TBMM’de temsil edilmesi, bu milletin sırtından varlığını sürdürmesi artık mümkün değildir.